Yeni yıldan beklentiler (1)

Yıllar ne kadar hızlı akıp gidiyor. Milenyumun üzerinden bile 21 yıl geçti. Oysa ne kadar çok beklemiş ve ne umutlar bağlamıştık.

Peki, geriye dönüp baktığımızda, umutlarımızın, beklentilerimizin ne kadarını karşıladı?

Felaketler yılı olarak tanımlanan 2020 bitse de kurtulsak diye az dua etmedik. Peki, 2021 çok iyi mi geçti?

Şimdi yine tüm hayaller yeni yıla endekslendi. 2022, öncekilerden farklı mı olacak?

Hepsi bir yana korona belasından kurtulabilecek miyiz?

Kronikleşen diğer tüm sorunlar bir bir çözülecek mi yoksa çok daha karmaşık hale mi gelecek?

Hangi konuyu ele alsak, kime sorsak, bir dokun bin ah işit durumuyla karşılaşırız ama yine de iyi düşünelim, iyi olsun.

En iyi miras?

Çocuklarımıza bırakacağımız en iyi mirasın eğitim, en büyük zenginliğin de insan biriktirmek olduğunu umarız yeni yılda unutmayız; daha iyi bir eğitim ve daha çok dost edinmek için her zamankinden daha çok çaba harcarız.

Geri dönüp baktığınızda, aldığımız eğitimden kaçımız memnunuz, güvenebileceğiniz kaç kişi var?

Hiçbir okul diğerinden daha iyi değil.

Hiç kimse kimseye güvenmiyor, kimse kimseyi kazanmak istemiyor.

Arkadaş ve dost biriktireceğimize, bol bol yeni düşmanlar ediniyoruz.

Evde, okulda, iş yerinde, askerde, partide, dernekte ya da başka bir yerde, konuşan, soran, sorgulayan, hayal kuran, kabına sığmayan insanlar istemeyiz. Olanları da yok etmeye çalışırız.

Çünkü ileride bize ya rakip olabilirler ya da diğerlerinin de kafasını karıştırlar. Bu yüzden, sorgusuz sualsiz ne istersek yerine getiren, itaatkâr olanla yola devam eder, onları biriktiririz.

Sayıları bazen onları, yüzleri, binleri, yüz binleri hatta milyonları bulur.

Peki, başınız ağrıdığında size ilaç olacak kaç kişi var ya da siz böylesi bir durumda kaç kişiye koşarsanız?

İşten atmak, sınıfta bırakmak, selamı sabahı kesmek yani insan harcamak en kolayı. Peki ya biriktirmek? Zor olsa da en kalıcı olanı o sanki!

İlle de eğitim

Anayasa değişikliğine yönelik gelişmeler görünen o ki yeni yılın ilk aylarına damgasını vuracak.

Her yönüyle çok önemli bir süreç.

Umarız ülkemiz için en doğru olan bir anayasa taslağı ortaya çıkar ve çok büyük bir çoğunlukla kabul edilir.

Peki ya eğitim?

O da mutlaka bu sürecin içinde yer almalı!

Anayasaları ayakta tutacak olan her açıdan çok iyi yetişmiş donanımlı yurttaşlardır. Bunun yolu da eğitimden geçiyor.

İşte bu yüzden, yeni bir anayasa hazırlanırken, tıpkı ilk 4 maddede olduğu gibi olmazsa olmazlarımızdan biri de kesinlikle eğitim olmalıdır.

Eğitimde iş birliği sağlayamaz ve ileriye yönelik ortak kararlar alamazsak, diğer maddelerde yol almak hiç kolay olmaz.

Üniversitelerde yıllardır hep rektörlerin nasıl göreve geleceklerini tartıştık. Akla gelen modellerin neredeyse tamamı da denendi.

Peki değişen ne oldu?

Ayrıntılar çok önemli. Bu asla göz ardı edilmemeli. Anayasal düzenlemenin en önemli maddelerinden biri de eminiz ki soran, sorgulayan, araştıran, üreten, her türlü yetkinliğiyle geleceğe hazır, mutlu bir gençlik olacaktır.

Peki bunu nasıl sağlayacağız? Eğitimle, eğitimle, eğitimle...

Çok yazdık, ülke olarak mutluluğun yolu eğitimden geçiyor.

20 milyon öğrencimiz, 30 milyon velimiz, iki milyon öğretici kadromuz var. Yani eğitimde sıkıntı varsa, sokakta gülen insan görmek zordur.

Siyaset, ekonomi, hukuk, sağlık, terör, doğa, tarım ve diğer konular önemsiz mi?

Elbette çok önemliler ama onları yaşatacak, mücadele edecek, geleceğe taşıyacak olan, o donanımla yetiştirilen kuşaklar olacaktır.

Eğitimi işte bu yüzden ciddiye almalıyız ki yapacağımız anayasal değişiklikler sürdürülebilir yani kalıcı olsun.

Bu, o kadar zor mu?

Evet, hiç kolay değil ama eğer istenirse hiç de zor değil!
Gençleri ve dolayısıyla ailelerini kazanmanın yolu onlara değer vermekten geçiyor.

Bu da bir eziyet değil, keyif olmalı.

Ve şu çok iyi bilinmeli ki önümüzdeki tüm zor süreçlerde hemen her konuda ve özellikle de sandıkta onların kararı belirleyici olacaktır!..

Özetin özeti: Yeni yılın büyük ikramiyesi gençler olacaktır. Onlara yatırım yapan kazanacaktır.