Abbas GÜÇLÜ
SON iki günümü, Ankara'daki yoğun akademik tartışmaları dinleyerek geçirdim.
ABD, Kanada, İngiltere, İsrail, Hollanda ve
İsveç'e yapılan inceleme gezilerinin son bir değerlendirmesi yapıldı. YÖK, üniversite, Maliye ve DPT temsilcilerinin yanı sıra yurtdışından da 5 profesör vardı.
Mevcut YÖK sistemi, enine boyuna tartışıldı.
YÖK Başkanı
Kemal Gürüz'ün
Güneri Cıvaoğlu'nun
Durum programında söylediği gibi mevcut sistem, bütün yönleriyle iflas noktasına geldi. Hiç zaman kaybettirilmeden hemen her yönüyle ele alınması gerekiyor.
Yerli ve yabancı uzmanların tamamına yakını da bu görüşte.
Yağlana, yıkana konulacak yer bulunamayan
Doğramacı'nın
"dünyanın en iyi sistemi" diye paşalara yutturduğu YÖK sisteminin bugünkü geldiği nokta bu. Hem Türk üniversite yöneticilerinin, hem de dünyanın bu konudaki uzman isimlerinin sil baştan yeniden ele alınmasını istediği yeni yükseköğretim uygulamaları nasıl olacak? Bunlar önümüzdeki günlerde resmen açıklanacak. Tartışmalardan edindiğim izlenim, eğer gerçekleştirilebilirse cesur adımlar atılacak.
Örneğin: Paranın harcanmasında inisiyatif üniversitelere veriliyor. DPT ve Maliye Bakanlığı devreden çıkartılarak torba bütçe uygulamasına geçilecek.
Tartışmalar sırasında dile getirilen diğer ilginç görüşlerden bazıları da şöyle:
* Meslek yüksek okulları ünivesite sistemini dejenere ediyor. Batılı ülkelerde olduğu gibi farklı bir yapıda ele alınmalı.
* Açıköğretim ve özel üniversiteler facia olarak gelişiyor. Büyük bir kandırmaca...
* Ulusal bir yüksek öğrenim politikası olmadığı gibi, üniversitelerin de bir misyonu yok. Hedefleri ne, belli değil.
* Verilen bütçenin yüzde 40'ı, daha üniversiteye gelmeden enflasyon karşısında eriyor.
* Yabancı uzmanlar: Özel üniversiteler desteklenmeli. Türk hocalar: Hayır desteklenmemeli. Haksız rekabet ortamı yaratıyor.
* Harçlar artırılmalı ama, kredi ve burslar da yükseltilmeli.
* Üniversitelere paranın dağıtımı, Maliye ve DPT yerine, YÖK tarafından yapılsın.
* İsrail'de part - time öğretim üyelerinden hayır gelmez anlayışı hakim. Hocalar genelde tam gün çalışıyor...
* Yeni kaynakların ve verimliliğin artırılması gerekir. Üniversiteler bir plan ve program çerçevesinde değil, politik kararlara göre açılıyor.
* Araştırma fonlarının dağıtımı TÜBİTAK'a bırakılmamalı...
* Öğrenciler tüketici konumundan kurtarılıp, harçların bir bölümünü kendi kazanır hale getirilmelidir...
* Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun görevleri üniversitelere devredilmelidir..
* Öğrencilere verilen kredi ve bursların geri dönüşümü mutlaka sağlanmalıdır.
Yazara EmailA.Guclu@milliyet.com.tr