'ABD şu anda Fırat’ın doğusunu terk etmeli'

ABD’nin Fırat’ın doğusunda teröristleri eğittiğini belirten Erdoğan, “Eğitim esnasında rejimin bayrağını da dalgalandırıyorlar. Acaba Türk ordusunu aldatır mıyız diye. Yemezler” dedi. “ABD şu anda bir defa Fırat’ın doğusunu terk etmek durumunda” ifadelerini kullanan Erdoğan, Türkiye’nin endişeleri giderilmediği takdirde Suriye’nin Kuzeyi’ne yönelik operasyonun gündemde olacağını söyledi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İran zirvesi sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD’nin şu anda bir defa Fırat’ın doğusunu terk etmek durumunda olduğunu belirten Erdoğan, “Astana sürecinden çıkan tespit bu” dedi. Suriye’nin Kuzeyi’ne yönelik operasyonla ilgili olarak da Erdoğan, “Yeni bir harekât konusu milli güvenlik endişelerimiz giderilmediği sürece gündemimizde yer almaya devam edecek” ifadelerini kullandı. Erdoğan uçakta gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:

BAŞARIYLA TAMAMLADIK: İran Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’nin davetine icabetle Tahran’a gerçekleştirdiğimiz resmi ziyareti hamdolsun başarıyla tamamladık. Değerli kardeşim Reisi’yle verimli görüşmeler yaptık. Ekonomik alanda Ahmedinejad döneminde 30 milyar dolarlık bir hedefimiz vardı. Şu anda 7.5 milyar dolarlık bir noktadayız. Ama bundan sonraki süreçte tırmanış devam edecek. İlişkilerimizin hukuki alt yapısını daha da güçlendirecek toplam 8 anlaşma imzaladık. Ayrıca terör örgütleriyle ortak mücadele ve sınır güvenliği gibi konuları ayrıntılı bir şekilde ele aldık. Ziyaretimin ikinci bölümünde Sayın Reisi ve Sayın Putin’in katılımıyla Astana formatında Üçlü Zirvemizi gerçekleştirdik. Suriye’deki güncel gelişmelere ilişkin fikir alışverişinde bulunduk. Terörle mücadele, insani yardımların kesintisiz sürdürülmesi ve Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü geri dönüşleri konularındaki tutumumuzu tekrar vurguladık. Bu konularda Astana ortaklarımızla iş birliği halinde çalışma konusunda anlayış birliğine vardık.

PUTİN AYNI NOKTADA: (Ukrayna ile yaşanan savaştan sonra Rusya’nın Suriye konusundaki politikasında bir değişiklik olduğu yönünde bir kanaatiniz oldu mu görüşmelerde?) Astana süreciyle alakalı olarak İran ve Rusya ile başladığımız nokta ne ise ben bugün de Sayın Putin’i aynı noktada gördüm. İran tarafında tabii daha önce Hasan Ruhani vardı, şimdi ise İbrahim Reisi var. İster istemez bazı değişiklikler oluyor desek de İran gibi bir devlet, bu tür düşüncelerini öyle kısa vadede değiştirmez. Üçlü Zirve sonrası ortak basın toplantısında da görmüşsünüzdür, üçümüzün de düşünceleri herhalde aynı değildi. Bazı yerlerde farklılıklar olsa bile terörle mücadele konusunda bir defa bir birliktelik var. Terörle ilgili konuda da PKK/PYD/YPG terör örgütlerine karşı ister istemez birleşiyoruz. Kaldı ki zaten bu rejime de en çok zararı veren sorun.

‘NASIL BERABERİZ’ DEDİM: Şu anda terör örgütü, Fırat’ın doğusunda özellikle petrol kuyularını emiyor, sömürüyor; ondan sonra rejime de satıyor. Böyle bir durum var. Şimdi baktığımızda, Amerika önceki başkanlar dönemi de dahil buradaki terör örgütlerine ciddi manada binlerce tır silah, mühimmat, araç gereç taşıdı. Bu hâlâ devam ediyor. Hatta koalisyon güçleri de yine aynı şekilde bu desteklerini sürdürüyorlar. Yaptığımız görüşmelerde Sayın Biden’a da söyledik. Dedik ki ‘Bakın, bunca tırları buraya siz gönderiyorsunuz. Buradaki bütün terör örgütlerine bu destekleri siz veriyorsunuz. Ondan sonra da ‘terörle mücadelede beraberiz, NATO’da beraberiz’ diyorsunuz. Nasıl beraberiz? Bunları sürekli işlemek durumundayız.

OPERASYON GÜNDEMİMİZDE: (Suriye’nin kuzeyine yönelik operasyona ilişkin son durum nedir?) Yeni bir harekât konusu milli güvenlik endişelerimiz giderilmediği sürece gündemimizde yer almaya devam edecek. Diğer taraftan bakıyorsunuz Amerika’nın oradaki elemanları terör örgütü mensuplarına eğitim yaptırıyor. Bu eğitim esnasında rejimin bayrağını da orada bunlar dalgalandırıyorlar. Niçin? Güya aldatacak ya... Aldatabilirse...

BUNU YEMEZLER: Yaptıkları iş, orada Türk askerine karşı bir terörist eyleme girmek. Burada da kalkıp rejimin bayrağını orada dalgalandırmakla ‘acaba Türk ordusunu aldatır mıyız’ diye düşünüyorlar. Bunu yemezler. Şu anda tabii gerek Fırat’ın doğusu gerek İdlib gerek Afrin, bütün buralardaki gelişmelerde biz hassasiyetimizi sürdürüyoruz. Başından itibaren de konuştuğumuz şey şu; sınırdan 30 kilometre güneye kadar, buralardaki terör örgütleriyle mücadelemizde Rusya’nın da İran’ın da bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Burada bize gerekli desteği vermelidirler. Bunu burada gerek Sayın Putin’e gerek Sayın Reisi’ye de tekrar ifade ettik. Her ikisi de zaten yaptıkları açıklamalarda bu konulara vurgu yaptılar. Öyle zannediyorum ki PKK/YPG/PYD konularında ayrı düşünmüyoruz. 

İŞİMİZ KOLAYLAŞIR: Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında Türkiye’nin herhangi bir derdi yok. Biz böyle bir tasarrufun içerisinde değiliz. Ama bizim burada sınırdan 30 kilometre alan için belirttiğimiz bir husus var. Çünkü buralardan bizim sınırlarımıza sürekli taarruzlar oluyor. Bizim burada askerlerimiz şehit oldu, insanlarımız öldürüldü. Sadece Türk vatandaşı olarak değil, İdlib’de ve diğer bölgelerde sivil insanlar öldürüldü. Bütün bunları bizim dünyayla paylaşmamız, bunları anlatmamız lazım. Amerika şu anda bir defa Fırat’ın doğusunu terk etmek durumunda. Astana sürecinden çıkan tespit bu. Diyorlar ki, Fırat’ın doğusundan Amerika askerini çeksin. Şimdi buradan çıkacak bir netice Türkiye’nin de beklentisidir. Çünkü oradaki terör örgütlerini besleyen Amerika. Amerika terör örgütlerini beslediğine göre, biz de bu terör örgütleriyle mücadele ettiğimize göre, oradan çekildiği anda veya bu terör örgütlerini beslemediği takdirde bizim işimiz kolaylaşacaktır.

HEDEF 250 BİN BRİKET EV: (İran’ın insan kaçakçılığıyla mücadele konusunda Türkiye’ye yeterli desteği verdiğini düşünüyor musunuz?) Afganistan’dan gelen mülteciler hususunda İran’ın ciddi sıkıntısı var. Sayın Reisi bunları açık net anlattı. Biz şu anda mesela Suriye’nin kuzeyinde briket evler yapıyoruz. Ne AB’den ne şuradan ne buradan en ufak bir destek alarak değil, bizim kendi sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yapıyoruz. Hedefimiz de inşallah burada 250 bin konut yaparsak, biz cebren değil, gönüllü olarak geri dönüşü inşallah 1 milyonun üzerine çıkarırız.

ŞÜKRANLARINI BİLDİRİYOR: (Ukrayna savaşında Türkiye’nin arabuluculuğu) Şu an itibarıyla Sayın Putin’in bizim gayretlerimiz noktasındaki bakışı olumlu. Bundan dolayı hatta şükranlarını bildiriyor. Bize çok çok farklı bazı teklifleri oldu. Biz inşallah burada doğal gaz konusunda, Akkuyu meselesinde ve diğer konularda şu anda dayanışmamızı sürdüreceğiz.

HAVALİMANI AÇILACAK: (Azerbaycan’ın Ermenistan talepleri) Sayın Putin’in Sayın İlham Aliyev’le görüşmesi oldu. Oradaki gelişmelerle ilgili ben İlham Bey’le de daha yeni görüştüm. Yaptığımız görüşmede de İlham Bey ‘olumlu istikamette yürüyor’ dedi. Biliyorsunuz Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel ve Paşinyan’la beraber üçlü bir araya geldiler. O görüşme de yine İlham Bey’in ifadesiyle olumlu geçti. Aldığım bilgilere göre istikamet üzere gidiliyor ve yakında da inşallah o bölgeyi kapsayacak havalimanının da açılışı yapılacak.

TAHIL KORİDORU: Ev sahibi sıfatıyla bir arabuluculuğumuz var. Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihracı konusunda uzun süredir yoğun çalışma içerisindeyiz. Bu konuyu Sayın Putin ve Sayın Zelenskiy’le müteaddit kereler görüştüm. Neticede geçen hafta İstanbul’da yapılan teknik toplantıda BM planı çerçevesinde sürecin ana hatları üzerinde bir mutabakat oluştu. Artık bu hafta bu mutabakatı yazılı bir metne bağlamak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde de planın uygulamaya başlamasını temenni ediyoruz. Süreç İstanbul’da kurulacak bir koordinasyon merkezinden yürütülecek. Burada ülkemizin yanı sıra, Rusya, Ukrayna ve BM’den yetkililer bulunacak.

‘Terör örgütünü bunlar besliyor’

NATO’YA YENİ ÜYELER: (İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği) Biz Finlandiya’ya da İsveç’e de NATO Genel Sekreteri’nin de yer aldığı masada şartlarımızı çok açık net söyledik. Şartımız bu ülkelerin terör örgütlerinin faaliyet ve gösterilerini sonlandırması, ellerindeki teröristleri iade etmesi... Biliyorsunuz PKK/PYD/YPG ve FETÖ’yü terör örgütü olarak burada kayıtlara girdik. Bunları vereceksiniz dedik. Parlamentolarına varıncaya kadar bu terör örgütünü bunlar besliyorlar. Adeta kuluçka yuvası gibi. Şimdi bunlar bize verdikleri sözü yerine getirmedikleri takdirde bizim de bu işe olumlu bakmamız mümkün değil.  Şu anda maalesef terör noktasında hemen hemen İskandinav ülkelerinin tamamı bu işin kuluçkası. Norveç de böyle. Her ne kadar şu anda Sayın Genel Sekreter oralı olsa da ama maalesef onlar da öyle. Almanya, Fransa, Hollanda, İskandinav ülkeleri, İngiltere, İtalya öyle. Batı’nın bu konuda konuşacak aslında ne mecali ne hakkı var.

‘Putin ile yangın uçağını konuştuk’

AMFİBİK UÇAKLAR: Mesela burada Sayın Putin’le de amfibik uçaklar konusunu da görüştük. ‘Arkadaşlar görüşmelerini yapsınlar, biz de elimizde olanlardan olur, üreteceklerimizden olur tekrar bu işe adımı atalım’ dedi. Hamdolsun bu süreçte elimizdeki yangın söndürme uçakları, helikopterler, arazözler noktasında Orman Bakanlığı’mız güçlü. Tedbirimizi alacağız, amfibik uçaklarımızı daha da artıracağız.

‘Biden Yunanistan şartı koymadı’

F-16 ANLAŞMASI: (F-16 satışına Yunanistan şartı) Sayın Biden ile görüştüğümüzde Biden, bize böyle bir Yunanistan şartı filan koymadı. Tam aksine, uzunca yaptığımız görüşmede NATO üyesi ülkeler olarak herhalde birbirimizin hukukunu korumalıyız diye konuştuk. Kendisi de F-16’lar konusunda ‘Ben elimden gelen bütün gayreti göstereceğim’ dedi. Şu anda Temsilciler Meclisi’nde az da olsa bu işe muhalefet edenler var. Mevcut gelişmelere baktığımızda aslında böyle bir koşul meselesi bana göre bizi bağlayıcı bir koşul değil. Yeter ki onlar F-16’larla ilgili bizim teklifimize evet desinler, bize sıfır F-16’ları versinler. Zaten elimizdekilerin bakım onarımını biz şu anda yapabilecek güçteyiz. O konuda herhangi bir sıkıntımız yok. Ama tabii ki yedek parça noktasında bazı taleplerimiz var. Bunları da yerine getirmeye karar verdiler. Bir de Amerika’da kasımda ara seçimler var. Seçimler ne getirir ne götürür göreceğiz.

‘Türkiye’nin en büyük talihsizliği muhalefet’

GÖREVLERİ AKA KARA DEMEK: (Muhalefetin devlet politikalarının karşısında durması) Onların bizim ak dediğimize ak demesi mümkün mü? Onların görevi kara demek. Türkiye’nin en büyük talihsizliği, demokrasinin gereği olan bir muhalefete sahip olmadığıdır. Yalan üzerine kurulu bir siyaset anlayışı var. Ana muhalefette de öyle, yavru muhalefette de öyle, masanın altındakinde de öyle. Onlar karşımızda ama milletimiz bizim yanımızda. En son Bay Kemal’in KYK ile ilgili söylediklerini duydunuz. Ondan sonra da ‘ben söyledim yaptı’ noktasına geldi. Hep öyle oldu zaten! O söyledi ben de yaptım!(gülüşmeler)

MUSLUK DEĞİŞTİRİYORLAR: Bu arkadaşların elinde 14 tane büyükşehir var mı? Peki, bu büyükşehirlerde acaba yatırım noktasında çeşme musluğu değiştirmekten başka bir özellikleri var mı? Kağıthane’de, Silahtarağa’da bunlar ne yaptılar? Temel atma değil temel atmama adımını gerçekleştirdiler. Bu da herhalde siyasetin tarihine çok ilginç bir adım olarak geçmiştir. 

İZMİR’İ SEL ALIP GİDİYOR: Sen İzmir milletvekilisin, İzmir milletvekili olarak İzmir’in büyükşehiri de sende. Bir yağmur olduğunda İzmir’i sel alıp gidiyor. İlçe belediye başkanları hakeza öyle. Bu kadar belediyen var, mesela Muğla Belediyesi bunlarda, her yer yangın; nerede senin itfaiyen arkadaş? Yok. Biz, Tarım ve Orman ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hep beraber yüklendik ve hamdolsun 4-5 gün içinde edinilen tecrübelerle de söndürüldü. Ben kendim dahi gittim, baktım.

ADAM ŞURADA, BURADA: Bakıyorsun İstanbul’da bir sıkıntı oluyor, adam Fethiye’de, şurada, burada. Öbürü bir başka yerde. Ya nerede olursan ol ama böyle bir felaket olduğu zaman sen oranın sorumlususun, atlayacaksın geleceksin. Ben de yaptım bu belediye başkanlığını. En ufak bir şey olduğunda nerede olursam olayım hemen atlar, İstanbul’a döner gelirdim. Şu anda bile öyle.