Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum Milliyet’e konuştu: Riskli binada oturtmayız

17 Şubat 2020

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum ile 6.8 büyüklüğünde deprem yaşayan Elazığ ve Malatya’da birlikte dolaştık. Son depremin ardından yerinde dönüşüm gibi yeni bir metodu uyguladıklarını belirten Kurum, Elazığ’da uyguladıkları bazı yeni yöntemlerin dünyaya örnek olacağını söyledi.

ELAZIĞ

Deprem Türkiye gerçeği. Büyük kayıplar olmadan önce önlemlerin alınması gerekiyor. Özellikle İstanbul’da kentsel dönüşüm çok önemli.

Son 6.8’lik Elazığ depreminin sonuçları görülüp hızlı bir şekilde kentsel dönüşüme destek olmak gerekiyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile son depremin yaşandığı Elazığ ve Malatya’da birlikte dolaştık. Son depremin ardından yerinde dönüşüm gibi yeni bir metodu ilde uyguladıklarını belirten Kurum, Elazığ’da uyguladıkları bazı yeni yöntemlerin dünyaya örnek olacağını söyledi. Elazığ’ın 3’te 1’inin yenileneceğini belirten Kurum, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde bedeli ne olursa olsun kentsel dönüşüme devam etmekte kararlı olduklarını kaydetti. Kurum, özellikle İstanbul’da riskli binalarda vatandaşların oturmasını engelleyeceklerini dile getirerek, “dönüşümü bütün belediyelerle birlikte 81 ilde 83 milyon vatandaşımızla birlikte yapmak durumundayız.

Çünkü bu depremde yaşanan acılar telafisi olmayan acılar, bir daha geri getiremiyorsunuz. Anılar, yakınlar kaybolduğu zaman eyvah diyorlar ama iş eşten geçmiş oluyor. Eyvah demeden önce çözmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu acıları hiçbir şekilde bizim bir daha yaşamamamız adına bu dönüşümü kararlı bir şekilde yürütmemiz gerekir” dedi.

Bakan Kurum Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

61 BİN BİNAYI İNCELEDİK

Yazının devamı...

Yaraları sarmak için gece gündüz mesai

13 Şubat 2020

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, İçişleri Bakanı Soylu ve bürokratların da katıldığı deprem koordinasyon toplantısında, 6.8’lik deprem sonrası tüm sorunlar masaya yatırıldı.

ELAZIĞ

Elazığ depreminin üzerinden 20 gün geçti. Hasar tespit çalışmaları 10 günde bitti ve şu ana kadar ağır hasarlı 283 bina yıkıldı. Her gün ortalama 50 hasarlı bina yıkılıyor. Acil yıkılacak bina sayısı 558. Ağır hasarlı bina sayısı ise 7 bin 698. Haftaya da yeni yapımına başlanacak binaların temeli atılacak. Binaların 1 yıl içinde bitirilmesi planlanıyor.

Yaraları sarmak için Elazığ ve Malatya’da gece gündüz mesai harcanıyor. İki ile yaklaşık 5 bin kişi deprem çalışmaları için gelmiş.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 20 günlük sürede sadece 1 kere kabine toplantısı için Ankara’ya gitmiş.

Her gün 3 mahalle

Bakan Kurum her gün sahada ve en az 3 mahalle gezerek onlarca binaya bakıyor, vatandaşlarla bir araya geliyor. Ayrıca her akşam ve sabah kalabalık bir heyetle deprem koordinasyon toplantıları yapılıyor. Önceki geceki toplantıya ben de katıldım. Toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Elazığ Valisi, Belediye Başkanı, AFAD Başkanı ve TOKİ Başkanı gibi 10’a yakın bürokrat da katıldı. Yaklaşık 3 saat süren toplantıda deprem sonrası binaların durumu ve vatandaşların başta barınma ile genel ihtiyaçları olmak üzere sorunları tek tek masaya yatırıldı. Gündüz dolaşan ekipler karşılarına çıkan durumu grafiklerle katılanlara aktardı. Her gün gelen bilgilere göre haritalar ve grafikler değiştiriliyormuş.

Yazının devamı...

AK Parti Grup Başkanvekili Turan Milliyet’e konuştu: Baş sorumlu Trump değil İslam dünyası

3 Şubat 2020

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan Milliyet’e ‘Kudüs sorununun asıl kaynağı ne Trump ne ABD ne de Siyonizm’dir. Hepimiz aynaya bakmalıyız. İslam dünyasının şu anki hali, Kudüs sorununun esas sebebidir’ dedi

ABD Başkanı Trump’un Kudüs planı büyük tartışma yarattı. Barış planı diye açıklandı ama şimdiden bölgede huzursuzluklara ve gerilime neden oldu. Bu süreçte en dikkati çeken ise İslam dünyasının tavrı. Bazı Arap ülkelerinin 3 maymunu oynaması ve gelişmelere yönelik tavırları da tarihe geçti. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile son Kudüs gelişmelerini ve Arap dünyasının tavrı başta olmak üzere son gündem maddelerini konuştuk. “Üzülerek söylüyorum ki, bugün Kudüs sorununun asıl kaynağı ne Trump ne ABD ne de Siyonizm’dir. Hepilis aynaya bakmalıyız” diyen Turan Milliyet’in sorularını yanıtladı.

Filistin imtihanı

ABD Başkanı Trump’ın Kudüs planını nasıl değerlendiriyorsunuz, bu proje ile ne yapılmak isteniyor?

Kudüs davası, tüm Müslümanların ortak davasıdır. Kudüs, göz bebeğimizdir, Kudüs nefesimizdir. Kudüs düşerse, ümmet büyük bir yara alır. Görülüyor ki Trump, İsrail’in gayri meşru adımlarına, işlediği savaş suçlarına barış adı altında yeni bir perde dikme çabasında. Trump’ın bu adımında yaklaşan başkanlık seçimlerinin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Filistin, tüm dünyanın imtihanıdır. Filistinli sivillere uluslararası koruma sağlanmasını öngören karar tasarısı, BM’de kabul edildi. Buna karşın İsrail, hukuksuz eylemlerine maalesef devam ediyor. Filistin, yıllardır hakkı gasp edilen, insanları şehit edilen, açık hava hapishanesinde deyim yerindeyse ölüme terk edilen bir durumda. Uluslararası kamuoyunun, tüm dünyanın Trump’ın akıl dışı, skandal sözde projesine daha güçlü bir şekilde ses çıkarması gerekirdi. Filistin’in geleceği, kilometrelerce uzaktan sözde barış planıyla çizilemez. Filistin halkının meşru hakları görmezden gelinmemeli. Göreceksiniz ki Trump’ın açıkladığı plan, tarihe kara bir leke, bir fiyasko olarak geçecek. İsrail; işgal, zulüm ve katliam politikalarına son vermeden bölgeye barış gelmez. Filistin’i; AK Parti’nin bir meselesi değil, tarihin bir emaneti olarak görüyoruz. İnsanlar gelir geçer; ancak davalar ve idealler bakidir.

‘Gerilim herkesi ateşe çeker’

Bölgede asıl hedef ne?

Bu sözde barış planıyla, İsrail’in tezleri doğrultusunda bölge dizayn ediliyor. Bir anlamda İsrail’in hukuksuz bir şekilde gasp ettiği toprakları ilhak etmesinin önü açılmak isteniyor. Barışa ve çözüme hizmet etmeyen bu sözde plan, Trump’ın ve

Yazının devamı...