'10 bin km’den gelen buraya huzur getirmez'

20 Haziran 2022

ABD’yi eleştiren Gülpınar, 10 bin kilometreden gelenlerin bölgeye huzur getirmeyeceğini dile getirdi. Gülpınar, “Daha önce de bunun yaşanmışlığı var. ‘Huzur, demokrasi, barış getireceğiz’ anlayışı bölge için değil dünya için tehlikeli olur” diyor...

 Türkiye-Yunanistan ilişkileri nereye gidecek? ABD ve AB ne yapmak istiyor? Dünyayı hangi tehlikeler bekliyor? TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Kasım Gülpınar ile tüm bu soruların yanıtlarını konuştuk. Gülpınar Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

AB ülkeleri kışkırtıyor

Yunanistan’ın tavrı aslında yeni bir tavır değil. Uzun zamandır bütün diyalog çabalarına rağmen aslında Cumhurbaşkanımız bu konu ile ilgili olumlu adımda atmıştı karşı taraf için ama yine onlar bildiklerini okumaya devam ettiler. Yunanistan’a özellikle destek veren belli başlı AB üyesi ülkelerin kışkırtması ile onlardan aldığı cesaret ile Yunanistan bildiğimiz eski Yunanistan, Silahlandırılmaması gereken adaların silahlandırılması başta olmak üzere tabi ki Doğu Akdeniz, Kıbrıs meselesi bunlar aslında Yunanistan’ın yıllarca haksız olduğunu muhtemelen bildiği halde haklıymış gibi davranmasının neticesinde bir türlü aslında çok iyi olmamız gereken ilişkilerin iyi bir seviyeye gelememesine neden oluyor.

Savaş çığırtkanlığı

(ABD üsleri neden kurdu?) Amerika orada üsler kurdu. Sorunca ‘bunu Ruslara karşı yaptık’ diyorlar. Hiçbir inandırıcı tarafı yok.. Fransızlarla da çok yakın ilişki içindeler. Askeri anlaşmalar olsun diğer ortak tatbikatlar olsun. Belki oradan aldığı cesaretle maalesef savaş çığırtkanlığı yapan bir ülkeden bahsediyoruz. Maalesef Yunanistan bundan nemalanıyor açıkçası.

İç siyasete malzemesi

Yazının devamı...

Taşı eritip güneş paneli yapıyorlar

13 Haziran 2022

Dünyanın en büyük güneş enerji santrali olan Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali ve Kalyon PV Güneş Teknolojileri Fabrikası’nı, Kalyon Enerji İcra Kurulu Üyesi Murtaza Ata ile gezdik. Hem ucuz, hem de çevreci enerji ürettiklerini belirten Ata, “Taşı eritip güneş paneli yapıyoruz. Dünyayı kurtarmanın yolu güneş enerjisine geçmek” dedi.

Türkiye güneş enerjisinde de büyük atılım içinde. Konya Karapınar’da dünyanın en büyük güneş enerji santrali kurulmuş. 11 km güneş paneli... Bakınca sonunu göremiyorsunuz.

Tam 3 milyon 256 bin 38 adet güneş paneli. 2 milyon konutun evsel tüketimini yani Konya’nın tüketimini karşılayacak üretim yapılacak. Taşı eritip güneş paneli yapma hikâyelerini, Kalyon Enerji İcra Kurulu üyesi Murtaza Ata ile birlikte Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali ve Kalyon PV Güneş Teknolojileri Fabrikası’nı gezerek dinledim.

Hem ucuz, hem de çevreci enerji ürettiklerini belirten Ata, “Taşı eritip güneş paneli yapıyoruz. Dünyayı kurtarmanın yolu güneş enerjisine geçmek” diyor. Bu yıl sonunda Karapınar santralinin tam kapasite çalışmaya başlayacağını dile getiren Ata, “Yılda 3 milyar kilovatsaat elektrik üretimi yapacağız. Türkiye’de 1 yılda tüketilen elektriğin yüzde 0.75’i. Yani bunun gibi 100 santral olsa Türkiye’nin bütün ihtiyacını güneşten karşılayabilirdik. Türkiye’nin güneş kurulu gücü 8 bin MW. 12 milyar kilovatsaat üretiliyor. Bu da şu anda Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 3’ü güneşten karşılanıyor demektir” vurgusu yaptı.

Silisyum panel hikayesi

Murtaza Ata ile turumuzun ilk durağı Ankara’daki güneş paneli fabrikası oldu. Kalyon PV, dünyanın ilk ve tek entegre güneş paneli üretim fabrikasıymış.

400 milyon dolar yatırım ile üretime başlayan fabrikada silisyumdan güneş panelleri üretiliyor.  Silisyum 1700 derecede eritilerek ingot denilen kütük haline sokuluyor. Makinelerde rahat işlemek için ise 80 cm parçalara bölünüyor ve sonra külçe haline geliyor. Bunlar da elmas tellerle çok ince kesilip wafer üretiliyor. Bunlar ise daha sonra hücreye dönüşüyor. Bu hücrelere iletken olması için gümüş işleniyor. Bu hücre ise panelin içindeki 158 mm 75 mm boyutunda bir bölüm. Bir panel 72 hücreden oluşuyor. Bu hücreler daha iyi enerji toplasın diye ikiye bölünüyor. Hücreler birbirine bağlanıyor ve panel oluyor.

Yazının devamı...

Denizin 2200 metre altında enerji üssü

6 Haziran 2022

Karadeniz gazının nasıl çıkarılıp taşınacağı ile Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisleri ve inşaatını yerinde gördüm. 4200 kişinin gece gündüz çalıştığı Türkiye’nin mega enerji projesinde denizin 2200 m altına enerji üssü kuruluyor.

FİLYOS - Karadeniz’deki 540 milyar metreküp doğal gaz keşfiyle dünyanın dikkatini çeken Türkiye’nin mega enerji projesinin son çalışmalarını Milliyet yerinde gördü. 4200 kişinin gece gündüz çalıştığı dev projede, denizin 2200 metre altına enerji üssü kuruluyor. Deniz tabanında olan bu enerji üssündeki 10 kuyuya kuyubaşı vanaları yerleştirilecek. Bu vanaların birinin ağırlığı 65 ton civarında. Deniz tabanına yerleştirilecek olan kontrol ünitesi ise 260 ton. Gaz bir 2000 metre daha aşağıdan deniz tabanına kurulacak bu enerji üssüne gelecek ve oradan kıyıya boru hattıyla taşınacak. Yani gazın çıktığı alan 4200 metre aşağıda.

Karadan 170 km açıktaki 10 kuyuluk alandan kıyıya gazı taşımak için boruların döşenmesinde de aynı anda 30 gemi çalışacak. Süreçte boru hattı için deniz altındaki uçurumlar tıraşlanacak, boşluklar doldurulacak. Yani süreçte Türkiye birçok ilklere ve rekorlara da imza atacak.

16 gemi çalışıyor

Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisleri ve boru hattı inşaatını, TPAO Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi Müdür Yardımcısı Selin Eda Tekiroğlu ve Kara İşleme Tesisi İnşaat Başmühendisi Murat Uçar ile gezdim. Saha 1,2 milyon metrekarelik bir alan ve yüzlerce iş makinesi ve vinç çalışıyor. Karadan ilk borunun 10 Haziran’da döşenmesi planlanıyor. 2023’ün ilk çeyreğinde konutlarda kullanılmaya başlanacak olan Karadeniz gazının karayla buluşturulması için Filyos’ta yoğun mesai harcanıyor. 250’ye yakın mühendis sahada ve 16 gemi de denizde sürekli çalışıyor. Uçar, karada öncelikle zemin güçlendirmesi yaptıklarını belirterek, inşaatın yüklerini taşıması için fore kazık yapıldığını dile getirdi. Kazıkların uzunluğu İzmir ile Ardahan arası kadar.

Yüzde 95’i Türk

Uçar çalışanların yüzde 95’inin Türk olduğunu belirterek, projenin yurt dışından tersine göçü sağladığını söyledi, kendisinin ve Tekiroğlu’nun da onlardan biri olduğunu belirtti. Tekiroğlu, “Burası rekor derinlikte rekor uzunlukta bir proje. Birçok ilkler yapılıyor. Teknik anlamda da dünyanın ilklerinden biri” diyor. Günlük 40 milyon metreküpü işleyecek kapasiteye sahip olacak bir tesis. İhtiyaç olması halinde kapasitesi 120 milyon metreküpe ulaşacak kadar büyük bir alan. Tekiroğlu, 2023’ün ilk çeyreğinde günlük 10 milyon metreküplük bir gaz üretimi olacağını söyledi.

Yazının devamı...

Dünya barışını tehdit ediyor, uluslararası düzenleme olmalı

3 Haziran 2022

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile TBMM’ye gelen ‘sosyal medya yasa’ teklifini ve tartışmaları konuştuk. Şentop konunun dünya barışını tehdit ettiğini ve böyle giderse vahim sonuçları olacağını dile getiriyor. Şentop ulusal düzenlemenin yanında uluslararası anlaşmalarla oluşturulacak bir hukuk düzenine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Sosyal medyadaki dezenformasyon ve yalan haberin dünyanın tartıştığı bir konu olduğunu belirten Şentop, “konuyu sadece bir ifade açıklama özgürlüğü değil çok uluslu şirketlerin manipülasyon faaliyeti olarak da görmek lazım. Bu açıdan baktığımızda birçok ülkede ticari, ekonomik hayatın etkilenmesi, öbür taraftan seçimlerin, siyasi hayatın manipüle edilmesi söz konusu. Ulusal ve uluslararası hukuk düzenlemelerinin birbirleriyle de bütünleşmiş olması lazım. Dünyada böyle bir düzenin oluşturulmasında Türkiye öncü olabilir. Sosyal medya, yalan ve iftiraya zemin olmamalı” diyor.

Şentop Milliyet’e şunları söyledi:

VAHİM SONUÇLARI OLUR: Uluslararası toplantıların istisnasız gündemlerinden biri ya yalan haber ya da sosyal medyadaki dezenformasyon üzerine. Viyana’daki Dünya Parlamento Başkanları toplantısında üç başlık vardı. Bunlardan bir tanesi yalan haber ve dezenformasyon idi. O toplantıda Avusturya Meclis Başkanı bizim şikayetçi olduğumuz konuların benzerlerini aynı şekilde dile getirdi. Togo Meclis Başkanı da aynı şeyleri söyledi. Latin Amerika’dan, Meksika’dan gelenler vardı hepsinin söylediği aynı. Bütün dünya bu konuyu konuşuyor. Bir de dezenformasyon üzerinden kamuoyunun manipüle edilmesi meselesi. Yani algı operasyonları. Bu dünyada yükselen İslam, yabancı düşmanlığı, ırkçılık gibi konuları besleyen çok önemli bir alan haline dönüştü. Şunu açık söyleyebiliriz; dünya barışını tehdit eden bir mesele haline geldi. Yakın zamanda, böyle giderse vahim sonuçlarını göreceğiz.

BİREYSEL GÖRÜŞ AÇIKLAMA DEĞİL: Çare nedir diye tartışmalar yapılıyor. Eğitimle ilgili, sosyal medyayla ilgili vs bir takım ahlakı ilkeler üzerinden tartışmalar yapılıyor. İnkar edilebilir bir boyut değil ama bizim sorunlarımızı çözebilecek bir şey değil. Sonuç itibariyle zaten insanların büyük bir çoğunluğu bunları yapmıyor. Bunları yapanlar ahlaki ilkeleri tanımayan insanlar. Bunlar ancak hukuk kurallarıyla engellenebilecek eylem ortaya koyuyorlar. Bir kere meseleyi ifade, düşünceyi açıklama özgürlüğü ile devletin kuralları koyması, devletlerin veya genel olarak bir özgürlük güvenlik dengesi içerisinde ele almak yanlış. Çünkü bu görüş açıklamaları, bireysel görüş açıklamaları olarak ele alınamaz.

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER: Bunlar aslında çok uluslu şirketlerin ortaya koymuş olduğu platformların işleyişini sağlayan hususlar olarak değerlendiriliyor. Yani işin iki tarafı yok. Bir görüş açıklayan bir bireyle onun karşısında devlet denklemi yok. Bir de üçüncü ayağı var denklemin: Çok uluslu şirketler. Esas problemli nokta burası. Burada çok uluslu şirketlerin para kazanma işleri var ve ne kadar sorumlu durumlar ortaya çıkıyorsa bütün bunlar ilgiyi artırıyor bir taraftan ve kar sağlıyor. Bu açıdan konuyu sadece bir ifade açıklama özgürlüğü değil çok uluslu şirketlerin manipülasyon faaliyeti olarak da görmek lazım. Bu açıdan baktığımızda birçok ülkeden ticari, ekonomik hayatın etkilenmesi, öbür taraftan seçimlerin, siyasi hayatın manipüle edilmesi söz konusu olabilir. Trump’ın seçimiyle ilgili tartışıldı. İngiltere’de konuşuluyor.

SİYASİ MANİPÜLASYON YAPIYORLAR:

Yazının devamı...

Dünyaya ‘rüzgâr’ satıyoruz

30 Mayıs 2022

Rüzgar enerjisi ve sanayisinin merkezi olan İzmir’de dünyanın en büyük kule ve kanat üreticilerini gezdik. Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar 100 ülkeye ihracat yapılan İzmir’de 30’a yakın firmanın cirosu 1 milyar Euro’yu aşıyormuş. 2022 hedefi ise 2 milyar Euro’yu bulmak.

İZMİR

İzmir’de rüzgâr enerjisi ve sanayisine yönelik başarı hikayesi yazılmış. Dünyanın en büyük kule ve kanat üreticileri İzmir’de. Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar 100 ülkeye ihracat yapılıyor. 30’a yakın firmanın cirosu 1 milyar euro’yu aşıyormuş. 2022 hedefi ise 2 milyar euro’yu bulmak. Sanayide ihracat oranı ise yüzde 70-80. Yüzde 95’ini de ihracat eden şirketler var. Rüzgâr sanayisi ayrıca 20 bin kişiye istihdam sağlıyor. İzmir’de yatırım yapan ABD’li ve Güney Koreli şirketler yeni fabrika açmak için çalışmalara başlamış.

11 bin megavat

Yenilenebilir enerji alanında Türkiye her geçen gün yeni adımlar atıyor. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 10’u rüzgârdan sağlanmaya başlanmış. Özellikle bol rüzgârlı olan İzmir çevresi rüzgâr enerjisi ve sanayisinin merkezi olmuş. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Milliyet’e, son yıllarda yenilenebilir enerji alanında attıkları adımların meyvelerini toplamaya başladıklarını söyledi. Bakan Dönmez, “Kurulu gücümüz içinde yenilenebilirin payı yüzde 50’nin üzerinde. Rüzgârda yaklaşık 11 bin megavat kurulu güce ulaştık. Sadece santral yatırımları değil, teknoloji yatırımları da hız kesmiyor. Artık Türkiye dünyaya rüzgâr enerjisi ekipmanı ihraç eden ülkelerin başında yer alıyor. Bu alanda yerli firma sayımız hızla artarken uluslararası firmalar da yatırımlarını artırıyor. Kanat ve kule üretimini Türkiye’de yapan dev firmalar, bu yatırımlarına yenilerini ekliyor. Sektörde uluslararası alanda tedarikini Uzakdoğu’dan yapan firmalar yüzünü Türkiye’ye dönüyor. Türkiye’nin rüzgarına güven tam” vurgusu yaptı.

İhtiyacın %30’u Ege’den

Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği Genel Sekreteri İskender Kökey ile ilk olarak İzmir’de kuleleri yapan Güney Koreli bir şirkete gittik. 2 fabrikası olan şirket üretimini 10 kat artırmış ve 3. fabrika açmak için çalışma başlatmış. Şirket üretiminin yüzde 90’ını ihracat yapıyor. Kökey Türkiye’de 3983 rüzgâr türbini olduğunu söylüyor. Santral sayısı 273, yatırımcı sayısı ise 129. Rüzgâr türbinleri Ege Bölgesi’nin elektrik ihtiyacını yüzde 30-40’ını üretiyormuş. İzmir’de dünya devi 3 kanat markasının 4 fabrikasında kanat üretimi olduğunu belirten Kökey, yatırımların artması için Çandarlı Limanı gibi özel bir alan ve teşvik verilmesi gerektiğini söylüyor.

Yazının devamı...