'Dünya için bir iyilik yapmalıyız'

Emine Erdoğan gençlere çağrılarda bulundu. Emine Erdoğan, “Benim çocukluğum bahçeli bir evde geçmişti. Tabiatın döngüsüne şahit olarak büyüdüm. Bahçemizdeki ağaçlardan düşen meyveler toprağa karışır gübre olurdu” “İhtiyaç fazlası ise komşularla paylaşılırdı. Bakıyorum da benim yaşımda birçok kişi için rutin sayılabilecek bu düzen şimdilerde değişti. Halbuki doğayı koruyabilmek için önce onu tanımalıyız. Dünya için bir iyilik yapmalıyız”

Sıfır atıkta dünyaya örnek olduk. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi başlayalı 4 yıl gibi kısa bir süre olmasına rağmen başarılı sonuçlar verdi.

Emine Erdoğan, Sıfır Atık Projesi ve çevreye ilişkin diğer çalışmalara katkılarından dolayı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ofisi tarafından Küresel Amaçlar Eylem Ödülü aldı.

Beştepe Devlet Konukevi’nde geçtiğimiz günlerde düzenlenen ödül törenine ve resepsiyona katıldım. Emine Erdoğan özel hazırlanan videoda, sohbetinde ve konuşmasında hem eski çocukluk yıllarını anlattı hem de çevre ve dünya için gençlere önemli çağrılarda bulundu.

Emine Erdoğan çocukluk yıllarından örnekler vererek, “Benim çocukluğum bahçeli bir evde geçmişti. Tabiatın döngüsüne şahit olarak büyüdüm. Bahçemizdeki ağaçlardan kuruyup yere düşen meyveler toprağa karışır gübre olurdu. İhtiyaç fazlası ise komşularla paylaşılırdı. Gıdalar bozulmadan mutlaka değerlendirilirdi. Bakıyorum da benim yaşımda birçok kişi için rutin sayılabilecek bu düzen şimdilerde değişti. Geri dönüşümün gençlerimizin hayatında artık karşılığı yok. Halbuki doğayı koruyabilmek için önce onu tanımalıyız. Dünya için bir iyilik yapmalıyız. Umuyorum ki masmavi gökyüzü, zümrüt yeşili deniz ve bol oksijenli ormanlarıyla daha güzel bir dünya bırakırız gelecek nesillere” vurgusu yaptı.

BM Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi, Sıfır Atık Projesi’nin BM’nin “Sorumlu Üretim ve Tüketim” amacına yaptığı önemli katkılarından dolayı UNDP Türkiye tarafından verilen “Küresel Amaçlar Eylem Ödülü”nü Emine Erdoğan’a verdi.

Çevre dostlarının davet edildiği törende Emine Erdoğan, “Bu anı, bizimle paylaşan tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Sizlerle çok özel bir farkındalığın ortak dilini konuşuyoruz.

Çevre dostları olarak, yan yana ve hep birlikte olmamızın, büyük bir sinerji doğurduğunu hissediyorum. Bu kıymetli ödülü, hayat enerjisini, doğanın sözcülüğüne adayan, tüm güzel kalpler adına kabul ediyorum” vurgusu yaptı.

TABİAT İLE ARAMIZDAKİ MESAFEYİ KAPATALIM

Toprağın insanın dünyaya vardığı ve dünyadan ayrıldığı bir istasyon olduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları söyledi:

“Vatandır, sadık bir yârdır ve bu nedenle kutsaldır. Tabiat ise, anadır; bizi besler, büyütür, korur. Bizim; coğrafyaya, tabiatın sakinlerine bakışımız, bir başkadır. Halk ozanlarımız, şairlerimiz bunu türlü şekillerde ifade etmiştir. Sözgelimi; Tuna nehri, dosttur. Gül ile Bülbül, insanı ilahî aşka vardırır. Bir kuzunun melemesi, masumiyetin davetidir. Telli turnalar, uzak diyarlardan bize haber taşır. Tabiatla kurduğumuz ilişki öylesine derindir ki, medeniyet tarihimiz, doğa için kurulan türlü vakıflarla doludur. Su kaynaklarının korunmasından sokakların temizliğine, hastalanan göçmen kuşların tedavisinden, leyleklerin doyurulmasına kadar, tarihimizde nice çevre vakfı kurulmuştur. Doğa, bize emanet edilmiş bir dosttur. İnsan, dostuna nasıl davranırsa, tabiata da öyle davranması gerekir. Fakat ne yazık ki, tüm dünyada olduğu gibi, sanayileşmenin etkileri, bu anlayışı dönüştürmüştür. Tüketim toplumu genişledikçe, çevre sorunları artmıştır. Modern insan, tabiata karşı yabancılaşmış, hatta üzerinde tahakküm kurma hadsizliğine yeltenmiştir. Bugün ihtiyacımız olan; öteki haline gelen tabiat ile aramızdaki mesafeyi kapatmaktır. Onun dostluğunu yeniden kazanmaktır.”

DÜNYAYA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ

Tabiatın dostluğunu yeniden kazanmak için bir araya geldiklerini belirten Emine Erdoğan, dünyaya da tecrübeleriyle katkı sunmaya hazır olduklarını söyledi. Erdoğan, “Gerek yurtiçinden gerekse yurtdışından tüm misafirlerimizle, bu ortak derdin paydasında buluştuk. Birleşmiş Milletler gibi, küresel çözümler sunan organizasyonların, evrensel değerlerini paylaşıyoruz. Bu değerlere, her toprağın özgün meyvesi olan kültürel tecrübelerimizle, katkı sunmaya çalışıyoruz” dedi.

DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN ÇALIŞMALIYIZ

İnsanın, yaptığı hataları, temize çekme imkânının son nefesine kadar olduğunu belirten Erdoğan, “Bu ümidi, bugünün yanlışlarını, yarının doğrularına çevirmek için kullanalım. Evet, bilimin gerçekleri, iklim krizi başta olmak üzere, bize karanlık bir geleceğin işaretini veriyor.

Fakat ne mutlu ki, bilim insanları, bu tabloyu değiştirmek için, son nesil olduğumuzu da söylüyor. İşte bu fırsatı değerlendirmeli, geleceğe daha iyi bir dünya bırakmak üzere, daha çok çalışmalıyız.

Çünkü, doğanın tüm kaynakları, insanlığın hem bugününün hem de gelecek nesillerinin ortak mirasıdır. Bu mirası, hakkından fazlasını alarak, fütursuzca tüketmek, asla kabul edilemez. Sıfır Atık Projesi, gelecek nesillere, yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunun, küçük bir adımıdır.

İnşallah kamu ve sivil toplum kuruluşlarımızın iş birliği ile, bu çabayı daha verimli kılmayı arzu ediyoruz. Bugüne kadar projemize verdiğiniz tüm destekler için, her birinize teşekkür ediyorum.

Tüm canlıların ortak evi olan dünyada hoş bir seda bırakmayı diliyorum” vurgusu yaptı.

Dünya için bir iyilik yapmalıyız

Sıfır atık projeleri

BM’den ödül alan Türkiye’nin uygulamaya koyduğu sıfır atık projeleri ve kazandırdıkları şöyle oldu:

- Sıfır Atık Projesi ile 2017-2020 döneminde 397 milyon ton hammadde, 315 milyon kilovat saat enerji, 345 milyon metreküp su ve 50 milyon varil petrol tasarruf edilmesi sağlandı.

- Aynı dönemde 17 milyon ton kullanılabilir atık toplandı, 2 milyar ton sera gazı salınımı önlendi ve 209 milyon ağaç kurtarıldı.

- Bu eylemler sayesinde 17 milyar lira ekonomik kazanç elde edildi. Projenin hedefi ise 100 bin kişiye doğrudan istihdam ve yıllık 20 milyar lira tasarruf sağlanması olarak belirlendi.

- Geçen yıl itibarıyla 76 bin kurum ve kuruluş binasında devreye giren Sıfır Atık Yönetim Sistemi ile projenin başında yüzde 13 olan geri kazanım oranı yüzde 19’a ulaştı. Sıfır Atık Projesi ile 2023’te geri dönüştürülen atıklarda geri kazanım oranının yüzde 35’e ulaşması amaçlanıyor.

- Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı olarak 2020’de kurulan Türkiye Çevre Ajansı, ambalaj atıkları için zorunlu depozito uygulamasına 2021 yılı itibarıyla başladı.

- Millî Eğitim Bakanlığı ve TEMA ile iş birliği yapılarak okullarda dijital ortamda eğitim verecek Sıfır Atık Eğitim Portalı kuruldu.

- Türkiye genelinde devam eden seferberliğe destek vermek amacıyla okullarda geri dönüşüm kumbaraları kuruldu ve 2019’un ilk yarısında 20 ildeki 252 okulda 77 bin 466 öğrenciye sıfır atık konusunda eğitimler verildi.

- Çevre Kanunu’nda geri kazanım katılım payı, plastik poşet ve plastik ambalaj kullanımının azaltılması, depozito uygulaması ve sıfır atık yönetim sistemi ile ilgili değişikliklerin yanı sıra 1 Ocak 2019’dan itibaren market, mağaza gibi satış yerlerinde taşıma amaçlı kullanılan plastik poşetlerin kullanımı ücretlendirildi.

- Türkiye denizlerini ve kıyılarını, atıklardan daha iyi korumak için Haziran 2019’da başlatılan Sıfır Atık Mavi hareketiyle ulusal deniz temizliği projesi öncülüğünde Türkiye’nin önde gelen 760 kuruluşu denizlerdeki kirliliğiyle mücadele ederken, tonlarca atık denizlerden temizlendi. Proje sayesinde 2019 yılına kadar 4 milyon 30 bin ton değerlendirilebilir atık ekonomiye kazandırıldı.

DİĞER YENİ YAZILAR