'Dünyanın 5’ten büyük olduğunu göstereceğiz'

İlk defa BM Genel Kurul başkanlığına bir Türk seçildi. Bu zor ve uzun süreci 178 oyla Başkan seçilen Volkan Bozkır ile konuştuk. Bozkır, nasıl seçildiğini, BM’de yapacaklarını ve yol haritasını anlattı...

Salgın sonrası oluşacak yeni dünya düzeninde özellikle BM büyük önem taşıyor. Birçok ülkeye BM Güvenlik Konseyi’nin vetoları nedeniyle yardım gitmiyor, birçok konuda barış sağlanamıyor.

Bu süreçte ilk defa BM Genel Kurul başkanlığına bir Türk seçildi.

Eski AB Bakanı olan Volkan Bozkır, nasıl seçildiğini, BM’de yapacaklarını ve yol haritasını Milliyet’e anlattı.

Mevcut sistemin BM’yi başarısız kıldığını, özellikle 5 ülkenin vetoları nedeniyle birçok kararın BM’den çıkmadığını belirten Bozkır, “Eğer Güvenlik Konseyi tıkanırsa Genel Kurulu devreye sokacağız. Birçok olayda Genel Kurul’un barışçıl atmosferini kullanarak, mümkün olduğunca çok sayıda ülkeyi bir araya getirerek bu siyasi rüzgârı sağlayabiliriz. Genel Kurul’un alacağı kararlar ve ortaya koyacağı güç, dünyanın 5’ten büyük olduğunu da ortaya koyacaktır. ” diyor.

Dünyanın 5’ten büyük olduğunu göstereceğiz

 GÖREVLERİ NE OLACAK?

- Genel Kurul Başkanı’nın görevleri nelerdir?

Genel Kurul’da bir yıl zarfında 300’den fazla karar kabul ediliyor. Genel Kurul Başkanı bir yıl boyunca, 70 civarında Genel Kurul toplantısını bizzat yönetmekte, 200 kadar toplantıya konuşmacı olarak katılmakta, BM üyesi ülkelerle 450 kadar toplantı/görüşme yapmakta, ayrıca Güvenlik Konseyi ve EKOSOK Başkanları ve Genel Sekreter’le aylık görüşmelerde bir araya gelmekte, 20 civarında istişare ve müzakere süreci için, 40 kadar kolaylaştırıcı ve başkan atamaktadır. BM yetkilileriyle görev süresi boyunca 120 kadar toplantı gerçekleştirmekte, sivil toplum, akademi ve özel sektör temsilcileriyle 80 civarında görüşme yapmaktadır. 21 Genel Kurul Başkan Yardımcısı ve 6 Ana Komite’nin Başkanlığını yürüten Daimi Temsilciler Genel Komite’yi teşkil ediyor. Genel Kurul Başkanı Genel Komite’nin de başkanı. Genel Sekreter ve Güvenlik Konseyi üyelerinin seçimi de Genel Kurul’da yapılıyor. Genel Sekreter’in görev süresi 2021’de doluyor. Dolayısıyla benim görev süremde işleyecek bu seçim süreci. Bunda da önemli bir rol oynayacağımızı düşünüyorum.

 SÜREÇ UZUN VE MEŞAKKATLİ OLDU

- Seçilme süreciniz nasıldı, zor bir seçim miydi?

Seçimlere giden süreç uzun ve meşakkatli idi. İlk aşamada mensubu olduğumuz 29 üyeli Batı Avrupa ve Diğerleri (WEOG) Grubunda adaylığımı onaylatmak gerekiyordu. Bu çerçevede Ocak ayında New York’ta gerçekleştirdiğim yoğun temaslar ve katıldığım sorulu/cevaplı toplantı sonrasında, WEOG adaylığımı 27 Şubat’ta oybirliği ile onayladı. Ardından Mart ayından itibaren fiziki olarak toplanamaz hale geldi. Toplantılar video konferans yoluyla gerçekleşti. BM’deki beş coğrafi grubun başkan ve üyeleri, muhtelif siyasi ülke gruplarının başkan, koordinatör ve üyeleriyle video konferanslar üzerinden son derece yoğun bir görüşme trafiğim oldu.

178’İ OY VERDİ

- İtiraz eden ülkeler oldu mu?

Daha önce örneği olmamasına rağmen, BM’deki diğer tüm kararlar gibi benim seçimim de sessizlik sürecine konuldu. Sessizlik sürecini bir ülke dahi itiraz ederek kırabiliyor. Nitekim benim seçimimle ilgili sessizlik süreci, GKRY, Ermenistan ve Yunanistan tarafından ülkemizle ilgili malum ikili meseleler gerekçe gösterilerek kırıldı. BAE de sonrasında bunlara destek veren ayrı bir mektup gönderdi. Bu gelişmeyi takiben Genel Kurul Başkanlığım için 17 Haziran’da tüm BM üyesi ülkelerin katıldığı bir gizli oylama yapıldı. 192 ülke seçime katıldı, 3 geçersiz ve 11 çekimser oy dışındaki tüm ülkelerin desteğini alarak 178 oyla bu göreve seçildim. Bu gerçekten güçlü sonuç, bir anlamda sessizlik sürecini kıran ve oy oranımızın düşmesi için kampanya yürüten ülkelere verilmiş en güzel ve güçlü bir cevap oldu. Bu sonuç sayesinde, artık görev dönemimde aynı yola tevessül edileceğini sanmıyorum.

 VETO NEDENİYLE TIKANIKLIK VAR

- Yeni dünya düzeninde BM nasıl olacak, siz neler yapmayı planlıyorsunuz?

BM tüm üye ülkelerin çok önemli bir platformu. Bütün ülkelerin bir sorunu olduğunda başvuracakları, sorunlarını dile getirecekleri ve sorunlarına çözüm arayacakları çok önemli bir mekanizmadır. Ayrıca dünyada çok sayıda insan kaybını yol açan çatışmaların önlenmesi, bunlarla ilgili uzlaşıların sağlanması, bunun yanında da az gelişmiş ülkelerin, yardıma muhtaç ülkelerin ve dünyanın çeşitli yerlerindeki mazlum insanların yardımına en çok koşması gereken bir teşkilat. Burada önemli olan husus, çeşitli vetolar nedenleriyle son zamanlarda tıkanmış olan BM Güvenlik Konseyi’nin yapamadıklarını BM Genel Kurulu’nda yaptırtmaktır. En önemli konu budur.

Bizim salgın sırasında altın değerinde olan tıbbi malzemelerin dünyanın birçok ülkesine ulaştırabilmiş olmamız, tüm ülkelerde Türkiye’ye uzun yıllar unutulamayacak bir şükran ve sevgi hissi bırakmıştır. Bu da BM Genel Kurulu Başkanı olarak bana çok büyük bir güç katacak.

 MAZLUMLAR LEHİNE TARAFLI OLACAĞIM

- BM’de nasıl mazlumların yanında olacaksınız?

Burada tabi özellikle salgın nedeniyle, dünyada çok zor şartlarda olan birçok küçük muhtaç ülke, ekonomik ve sağlık bakımından daha da zor durumda. Bunlara el uzatacak mekanizma da yine Genel Kurul’dur. Genel Kurul Başkanı olarak büyük bir oyla seçilmekten onur ve gurur duyuyorum. Oradaki görevimizde ülkeler üstü bütün ülkelere eşit yaklaşan bütün grupların derdini dinleyen bir başkan rolünü üstleneceğim. Bu görevi yerine getirirken, tarafsızlığımı bozacağım çok önemli bir konu var. O da dünyadaki bu mazlum durumda olan muhtaç durumdaki ülkelere BM’nin imkânlarının aktarılması konusunda ben taraflı olacağım. Bunu başardığım takdirde, ülkemiz lehine dünya ülkelerinde mevcut çok büyük bir destek, itibar ve teşekkür atmosferinden de yararlanarak, görevin hitamında, arkada şahsım ve ülkem adına çok güzel bir bırakabileceğimi düşüyorum.

Dünyanın 5’ten büyük olduğunu göstereceğiz

 178 OY BEKLENTİNİN GÖSTERGESİ

- ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyecek misiniz orada?

Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘dünya 5’ten büyüktür’ ifadesi Güvenlik Konseyi’ndeki tablo içindir. Yapısının değişimi ile ilgilidir. Çok doğru bir teşhistir. Veto hakkına sahip 5 ülkenin kâh birini kâh diğerini veto ederek çok önemli sorunların çözümünde karar alamamalarının yanlış olduğu beyanıdır. Bundan da birçok ülke rahatsız olduğu için mevcut yapıyı değiştirmek için çalışmalar yapılıyor. Eğer Güvenlik Konseyi tıkanırsa Genel Kurulu devreye sokacağız. Genel Kurul’da alınacak bir karar büyük çoğunlukla ve bütün ülkelerin katılımıyla alınacağı için uygulanabilir ve etkili bir karar niteliğinde olacak. Ayrıca siyaset bir rüzgârdır. Ayrıca Güvenlik Konseyinde alınamayan kararların gündeme alınmasını da siyaseten zorlayabilir. Nitekim son dönemde gördüğümüz gibi İsrail’de büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınma kararı, Güvenlik Konseyi kararı olmamasına rağmen Genel Kurul’da sağlanan o siyasi rüzgârla önlendi ve ülkeler büyükelçiliğini Kudüs’e taşımaya cesaret edemedi. Benim seçilirken aldığım 178 oy aslında buna gerçekten güç verecek bir oy oranıdır. Bu da bütün ülkelerin beklentisinin de bir göstergesi.

 MEVCUT DENGESİZLİK  BAŞARISIZ KILIYOR

- ABD ve Rusya’nın etkisi ne olacak BM’de?

Güvenlik Konseyi’nin 2. Dünya Savaşı sonrası şartlar nedeniyle yapıda 5 veto sahibi daimi üye ülke var. Ancak, içinde bulunduğumuz yeni şartlarda, bu konumu hak eden Almanya, Hindistan, Türkiye, Japonya, Brezilya gibi ülkeler de var. Günün şartlarına cevap vermeyen bu dengesizlik, BM’yi başarısız kılıyor. Önemli sorunlar ortaya çıktığında karar alınamadığı için de ciddi sıkıntılar doğuyor. Genel Kurulu ne kadar güçlendirirsek ve ne kadar çözüme yönelik sonuçlar elde edebilirsek, bunlarla ilgili çatışma taraftarı olmayan, uzlaşma ve çözüm taraftarı tutumlar güç kazanabilir. Dünyanın sorunlarını Genel Kurula getirmeye, Genel Kurul’un gücüyle çözmeye çalışacağız. Genel Kurul’da alınacak kararlarla ve çok sayıda ülke oyuyla bir siyasi rüzgâr yaratarak, bir anlamda karar almayanlara baskı uygulamaya, yanlış karar alanların da kararlarından dönmelerini sağlamaya çalışacağız.

Ülkemizden Beklenen Liderliği Ortaya Koyacağım

- Barış için neler yapacaksınız?

Genel Kurul’un belki de en kritik işlevlerinden biri, barışa yönelik bir tehdit, barışın ihlali veya bir saldırganlık faaliyeti karşısında, BM Güvenlik Konseyi’nin veto kullanımı nedeniyle hareketsiz kalması durumunda, Genel Kurul’un devreye girebilmesidir. Tüm bu izah etmeye çalıştığım tablo çerçevesinde, ülkemizin ilk defa üstleneceği bu çok önemli görevde, BM 75. Genel Kurul Başkanı olarak, etkin ve güçlü bir BM Genel Kurulu için ülkemizden beklenen liderliği ortaya koyacağım.