Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu Milliyet’e konuştu: Libya ve Akdeniz’de oyunları bozacağız

Çanakkale ve Sarıkamış ruhunun çok önemli olduğunu belirten Bakan Kasapoğlu, “Türkiye’nin bekasını, istikbalini, menfaatini gözetirken; nerede olmamız gerekiyorsa orada olacağız” dedi

SARIKAMIŞ

Yıl 1914. Yer Sarıkamış. On binlerce gencimiz “önce vatan” diyerek şehit oldu. Çanakkale gibi Sarıkamış ruhu da geleceğimiz için çok önemli. Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun davetlisi olarak Sarıkamış’taydım hafta sonu. Şehitlerimizi anmak için binlerce kişi vardı Sarıkamış’ta.

Bakan Kasapoğlu ile Sarıkamış şehitlerimizi, Akdeniz ve Libya başta olmak üzere güncel konuları konuştuk. Çanakkale ve Sarıkamış ruhunun günümüzde de çok önemli olduğunu belirten Kasapoğlu, “Türkiye baskılara boyun eğmeyen, başı dik bir ülkedir. Biz, bu idealden bir adım bile geri atmayacağız. Türkiye’nin bekasını, istikbalini, menfaatini gözetirken; nerede olmamız gerekiyorsa orada olacağız. Afrin’de, El Bab’da, Libya’da… Ve biz, ne içeride ne dışarıda Türkiye’ye operasyon çekmek isteyenlere asla izin vermeyeceğiz. Kahraman Mehmetçiğimiz hem Doğu Akdeniz meselesi, hem de Libya’da gerçekleştirilmek istenen kaosa müdahale etmek için, seçilmiş Libya hükümetinin daveti üzerine yola çıkacaktır.” diyor. Kasapoğlu Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

Sarıkamış ruhu

Sarıkamış’ta şehitlerimizi anıyoruz. Sarıkamış ruhunun günümüzdeki önemi nedir?

Sarıkamış Harekatı’nın 105. yıldönümünde şehitlerimizi anmak üzere Kars’ta, Sarıkamış’tayız. Buradan, Sarıkamış’tan sadece Sarıkamış şehitlerini değil, tüm şehitlerimizin aziz hatırasını bir kez daha yâd ediyorum. Evlattan ecdada uzanan bir köprüyü birlikte inşa etmek amacıyla bakanlığımızca her yıl düzenlenen ve artık geleneksel hale gelen bu vefa yürüyüşünü gerçekleştirmek için bu ülkenin umudu geleceği gençlerimizle beraber bir aradayız. Malazgirt, Sarıkamış, Çanakkale, Dumlupınar bir çırpıda sayabileceğim organizasyonlardan sadece bir kaçı… Ve ‘Türkiye Şehitleriyle Yürüyor’ şiarıyla yola çıktığımız bu anlamlı buluşma, bizim için bir iftihar vesilesidir. Bizim gençlerimizle gerçekleştirdiğimiz bu yürüyüşün her adımı; sadece karlı dağlara doğru değil, o dağlardan daha muhkem bir duruşla işgalcilerin karşısına dikilen şehitlerimize doğrudur. Attığımız her adımda, onlardan bize miras kalan ruhu yüreğimizin daha derinlerinde hissediyoruz. Allahuekber Dağı’nın zorlu zirvelerinde şehit düşen isimsiz kahramanlar; şahadeti bir şeref nişanesi gibi göğüslerine taktılar. Ve onların şanla, şerefle taşıdıkları emaneti, aziz Türk Milleti ne dün ne de bugün yere düşürmedi. Sonsuza dek düşürmeyecek. İstiklâl Savaşı’nda istilacıları İzmir’de denize döken kahramanlar da, 15 Temmuz’da FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokaklara dökülen vatandaşlarımız da, terör örgütlerine kök söktüren askerlerimiz de Sarıkamış, Çanakkale ruhundan kuvvet aldılar.

Çanakkale ve Sarıkamış ruhunu düşünürsek bölgede Türkiye’nin önemi nedir?

Türkiye, bütün Müslüman coğrafyanın kalbi, bütün mazlumların ve bütün insanlığın umududur. Bu nedenledir ki, hasımlarımızın görmek istemediği; baskılara boyun eğmeyen, başı dik bir ülkedir Türkiye. Ve biz, bu idealden bir adım bile geri atmayacağız. Türkiye’nin bekasını, istikbalini, menfaatini gözetirken; nerede olmamız gerekiyorsa orada olacağız. Afrin’de, El Bab’da, Libya’da… Ve biz, ne içeride ne dışarıda Türkiye’ye operasyon çekmek isteyenlere asla izin vermeyeceğiz.

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu Milliyet’e konuştu: Libya ve Akdeniz’de oyunları bozacağız

‘Bölgeye huzur getireceğiz’

Türk askerinin Libya’ya gitmesiyle ilgili neler söyleyeceksiniz?

Bildiğiniz gibi geçen hafta Libya tezkeresi TBMM’den geçti. Kahraman Mehmetçiğimiz hem Doğu Akdeniz meselesi, hem de Libya’da gerçekleştirilmek istenen kaosa müdahale etmek için, seçilmiş Libya hükümetinin daveti üzerine yola çıkacaktır. El Bab’da olduğu gibi, Afrin’de, Münbiç’te olduğu gibi yine oyunları bozacağız. İstikrarsızlığa hapsedilmek istenen bölgemize huzur ve esenlik getireceğiz. Demokrasinin layıkıyla işletilmesini temin edeceğiz. Akdeniz’deki haklarımızın da sonuna kadar takipçisi olacağız.

Gençlerimiz en kıymetli varlığımız

Bakanlığımız Gençlik ve Spor alanlarında faaliyetlerini yürütüyor. Ülkemiz, genç nüfusuyla ve enerjisiyle muazzam imkân ve fırsatlara sahip bir ülkedir. Gençlerimizi ülkemizin en kıymetli varlığı olarak görüyor, bu büyük potansiyeli harekete geçirecek politika ve stratejiler belirliyoruz. Gençlerin mutluluğu, huzuru, güven duygusu bizim için her şeyden önemlidir. Onların geleceğe en iyi şekilde hazırlanması, aidiyet duygularının güçlenmesi bizim birinci vazifemizdir. Gençlerimizin kendilerini en iyi biçimde yetiştirme yolunda spor, sanat ve kültür sahalarında çalışmalar yapabilmesini; yükseköğrenim öğrencilerimizin eğitim hayatlarını en iyi şekilde sürdürmelerin sağlamak Bakanlığımızın esas görevidir. Biz, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak, geride bıraktığımız yıl boyunca ülkemize, gençlerimize ve Türk sporuna yeni açılımlar kazandıran pek çok faaliyeti gerçekleştirdik. Hedefimiz, 2020 yılında da gençlerimizin yüzlerini güldürecek ve ülkemize yeni sportif başarılar kazandıracak çalışmalara imza atmak olacak.

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu Milliyet’e konuştu: Libya ve Akdeniz’de oyunları bozacağız

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile birlikte hafta sonu Sarıkamış’ta şehitlerimizi andık.

1001 projeye 17.5 milyon destek

Projelerinizden öne çıkanlar neler?

‘Fikir sizden uygulama sizden’ sloganıyla yürütülen Gençlik Projeleri Destek Programı kapsamında çağrımızı sonuçlandırarak, destekleyeceğimiz projeleri belirledik. Yaptığımız değerlendirme sonucunda; Gönüllülük, Kültür ve Sanat, Fiziksel Aktivite, Egzersiz ve Spor, Yenilikçi Fikirler, Çevre Bilinci ve Hayvanların Korunması başlıklarında sunulan 1001 projeye, 17.5 milyon TL destek vermeyi kararlaştırdık. Beni umutlandıran ise 2018’de yaptığımız çağrının 7 kat fazlası başvuru gelmesi oldu. Yürüttüğümüz program çerçevesinde gençlerimizin 2023 vizyonunu hayata geçirebilir nitelikte, özgüven sahibi ve uluslararası rekabet gücü yüksek gençler hedefi doğrultusunda, gençlerimizin tasarlayıp uygulayacakları projelerine destek sağlayamaya devam edeceğiz. Gençlerimizin hayallerini desteklemek, özveriyle koştukları gönüllülük faaliyetlerine minik bir katkı sunabilmek, ülkemize ve insanlığa parlak ufuklar kazandırabilecek yenilikçi fikirlerini ve girişimlerini desteklemekten büyük büyük bir heyecan duyuyoruz.

‘Okul mu spor mu?’ ikilemini kaldırdık

‘Okul mu spor mu?’ ikilemini yönelik neler yaptınız?

Geçtiğimiz yıl üzerinde en çok çalıştığımız hususlardan biri de sporcu eğitiminin desteklenmesi konusuydu. Bakanlık olarak spor dallarında üstün başarılı adaylara spor bilimleri haricinde farklı kariyer imkânları sunmak, sporcuların akademik kariyer ile spora devam etmek arasında ikilemde kalmasını önlemek amacıyla, orta öğretim ve yükseköğretime geçişlerine yönelik birtakım düzenlemelerin ve teşviklerin hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz. Gerçekten ülkeler; sanat, spor ve bilim ve diğer alanlarda üstün yetenekli gençlerinin bu yeteneklerini geliştirmek ve korumak adına kapsamlı önlemleri hayata geçirmektedir. Çünkü yetenekli bireyler toplam nüfusun en fazla yüzde 3 civarındaki kısmını oluşturmakta ve bu bireyler toplumların geleceğinin şekillenmesinde kritik roller üstlenmektedir. Yaşıtlarından farklı gelişime ve potansiyele sahip üstün yetenekli bireylerin başarılı olmaları ya da tüm potansiyellerini bütünüyle açığa çıkarmak için farklılaştırılmış eğitim programı ve sosyal ve ekonomik imkânlara sahip olmaları gerekmektedir. Sporda başarı da tesadüfen ortaya çıkan bir konu değil. Yoğun ve disiplin içinde, küçük yaşlarda başlayıp, uzun yıllar yürütülmesi gereken kapsamlı bir çalışma programı gerektirmektedir. İşte bu zorunluluk, sporcuların akademik eğitim hayatları için yeterince ders çalışma zamanı bulamamalarıyla sonuçlanıyor. ‘Okul mu, spor mu?’ ikilemi birçok ülkenin sorunu… Ülkemizde de pek çok hükümet bu sorunu iyi niyetle masaya yatırmış ve imkânlar ölçüsünde çözüm üretmeye çalışmıştır. Hamdolsun bu problemi ortadan kaldıracak adımı atma imkânı yakaladık.

Sporcu öğrenciye burs

Üniversite öğrencilerine yönelik neler yaptınız?

28 vakıf üniversitesi ile tarihi bir anlaşma imzalayarak uluslararası seviyede başarı kazanan elit sporcuların, vakıf üniversitelerinde tam burslu eğitim görmelerinin önünü açtık. Artık başarılı sporcularımız sadece spor alanında değil, istedikleri alanda kariyer yapma imkânına kavuşmuş oldu. Bu işbirliği ile milli sporcularımız, vakıf üniversitelerinde ücretsiz olarak eğitim görecekler. Hangi bölüm olursa olsun, bir vakıf üniversitesini kazanan milli sporcumuz, yüzde yüz burslu olarak tahsilini sürdürebilecek. Bu şekilde ailelerin ve sporcuların, ‘Okul mu, spor mu?’ konusundaki tereddütlerini de büyük ölçüde bertaraf etmiş olacağız. Hali hazırda milli sporcularımız, sadece devlet üniversitelerine bağlı spor bilimleri alanına yöneldiklerinde bir avantaja sahipler.