'O gece ölümü öldürmüştük…'

15 Temmuz gecesi FETÖ’cülerin ana merkezlerinden biri olan Akıncı Hava Üssü’nün bulunduğu Kazan ilçesi büyük bir kahramanlık ve demokrasi destanı yazarak Kahramankazan oldu. 9 şehit 92 gazi. O gece yaşananları Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz ile konuştuk...

Bugün 15 Temmuz, demokrasi destanının yıldönümü.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü. Hain darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçti. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cülerin ana merkezlerinden biri olan Akıncı Hava Üssü’nün olduğu Kazan ilçesi büyük bir kahramanlık destanı yazarak Kahramankazan oldu. Samanları yakarak uçakların kalkışını engellemişti Kazanlılar. 9 şehidi ve 92 gazisi vardı Kazan’ın o gece. 

O gece yaşananları Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz ile konuştuk.

O gece ölümü öldürmüştük…

O gece Kazan başta olmak üzere birçok yerde silahsız insanların, F16’lara, tanklara, helikopterlere kafa tuttuğunu belirten Oğuz, “insanlarda o gece ‘öleceğiz öleceğiz müjdeler olsun. Ölümü de öldüren rabbe secdeler olsun’ düşüncesi vardı. O gece insanlar ölümü öldürmüştü yani. O gece insanların aklında ölüm diye bir şey yoktu. Kurşunlara, bombalara bakmadan herkes memleketi kurtarmaya çıktı. Bu büyük bir ruh. Bu ruhun köreldiğini kimse zannetmesin. 15 Temmuz ruhu bitmez. 15 Temmuz darbecilerin jübilesi oldu. Darbeler perdesinin finalini halk yaptı. O perdeyi kapattı darbeler dönemini bitirdi” dedi. Birlikte Kazan’da ata bindiğimiz Oğuz Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

ÖĞRETMENLERİ TOPLADIK, SOKAKLARA DÖKÜLDÜK

- Siz 15 Temmuz’da ilçe milli eğitim müdürüydünüz, ilk duyunca neler yaptınız?

İlk duyunca hemen etrafı aramaya ve ne olduğunu anlamaya çalıştık. Aldığımız bilgi içerde bir darbe oluyor şeklindeydi. Amaç burada Cumhurbaşkanı’nı devirmek. Vatandaşı hemen sokağa çıkartmak gerektiği belirtildi. Biz de herkese mesaj attık. Öğretmenlere, müdürlere. İlçe başkanı da eski belediye başkanı da sokağa çağırdı. Sokağa dökmek için hepimiz uğraştık. Öğretmen arkadaşlarla birlikte belediyenin önünü geldik. Oradan arabalara bindik ve herkes belirli noktalara gitti.

- Nasıl bir hava vardı darbecilere karşı?

Kazan’daki insanlar o gece ‘memleketi işgal ediyorlarmış, darbe yapıyorlarmış, Tayyip Beyi deviriyorlarmış’ diye dilden dile yayarak akın akın dışarı çıktı. Ellerinde silahları yok, cephane yok. Ama memleketi kurtarmak için insanlar koşarak akın akın sokaklara dökülüyorlar. Ben o zaman ilçe milli eğitim müdürüydüm. Kaymakam yoktu o gece burada. Vekaleten Yenimahalle Kaymakamı bakıyordu. Kazanlı olduğum için birçok yerden beni de arayarak ne olduğunu soruyorlardı. İlk saatlerden itibaren işin özünü anladık ve ona göre mücadele ettik.

O TABLOYU HİÇ UNUTAMIYORUM

-  Kurşunlamalar olurken, bombalar atılırken neler hissettiniz?

‘Reis gelecek, onu hep beraber getireceğiz’ dendi bize. Biz de hep birlikte havaalanına gittik. Sabah namazına doğru Külliye’ye geçtik. Biz oradayken iki bomba atıldı. Biri caminin oraya biri de karargâhın oraya düştü. Biz o gece oradaydık. Sabaha kadar. Çatışmaların olduğu saatlerde de oradaydık. Sabaha karşı gün ışırken ses kesildi. Büyük mermilerden atmışlar. Yaralılarımız, şehitlerimiz oldu. O tabloyu hiç unutmuyorum. Ortadoğu’daki sokak savaşları gibi. Bir grup da 4. ana jet üs komutanlığına gitti. İşin merkezinin orası olduğu sonradan anlaşıldı. Uçakların kalkmasını engellemek için tarlalar yakılıyor, samanlar yakılıyor. Oradan da ateş ediliyor gelenlere. Orada 9 kardeşimiz şehit oluyor, 92 kardeşimiz de gazi. Abim benim sağlıkçı. Hastanenin karşısında evimiz. Abim bana ‘Serhat ambulanslar sürekli gelip gidiyor. Yüzlerce kişi getirildi. Çok ciddi durum var’ dedi. Sonra hastaneye geldik. Hastanedeki görüntü çok daha acıydı. Yerler kan. Akıncı üssünde taranan insanlar, şehitlerimizi gördük.

04.05’TEKİ SİLAH SESLERİ

- Akıncı Üssünden nasıl haber aldınız?

Akıncı Üssü’nün içerisinde bizim öğretmen arkadaşlar var. Lojmanlarda kalıyorlar. Telefonla beni aradılar sık sık. ‘Müdürüm böyle bir durum var’ dediler. Oradaki öğretmen arkadaşım bana sabah 04.05’te silah seslerini dinletti. Taramanın olduğu anda telefonla konuşuyorduk. ‘Başkanım şu anda tarıyorlar. Ciddi can kaybımız yaşanmış olabilir’ dediler.

15 TEMMUZ RUHU BİTMEZ

- O gece ‘ya öleceğiz ya öleceğiz’ duygusu içinde miydiniz?

İnsanlarda ‘öleceğiz öleceğiz müjdeler olsun. Ölümü de öldüren rabbe secdeler olsun’ düşüncesi vardı. O gece insanlar ölümü öldürmüştü yani. O gece insanların aklında ölüm diye bir şey yoktu. Düşünsenize şimdi karşınızda silahlı insanlar var. Siz silahsız bir şekilde onlara kafa tutuyorsunuz. Yani bunu akılla mantıkla nasıl izah edeceksiniz? F16’lar tepenizde uçuyor. Bombaları bırakıyorlar. Sadece patlama etkisi değil, ısı, kimyasal etkisiyle de insanları yok eden bombalar var. Ona rağmen insanlar burada ‘şöyle şöyle yapılıyormuş’ diye darbecilere kafa tutuyorlar. Bu büyük bir ruh. Bu ruhun köreldiğini kimse zannetmesin. 15 Temmuz ruhu bitmez.

GENÇLİK ÜZERİNE DÜŞENİ YAPTI

- 15 Temmuz gecesinden unutamadığınız anlar neler?

Ben 20 senelik öğretmenim. Zaman zaman velilerle toplantılarımızda ‘ya bu gençlik nereye gidiyor?’ diye tartışırdık. Bu gençlik bu kadar kötü mü? Bunlardan bir şey olmaz gibi. Umudunuzu kestiğiniz bu gençlikten, bir şey olmaz dediğiniz noktada bu şahinlere binen gençler o gece ön saftaydı. Üzerlerine düşeni yaptılar. Demek ki şunu görüyoruz; bu kan yine o kandır diyor ya, Anadolu’daki bu maya sağlam çalınmış bir maya. İnsanların cismine bakarak umudu kestik demek değil. Türkiye Allah’ın elinin hala üzerinde olduğu bir ülke. O gecede bunun en açık göstergesi oldu zaten. O ateşi görüyorsunuz, o bombayı görüyorsunuz ama yine bir korku yok. Bunları unutmamak, unutturmamak lazım.

GAZİLERİMİZİN YANINDAYIZ

- Gazilere, şehit yakınlarına yönelik neler yapıyorsunuz?

Geçen hafta bir araya geldik. 15 Temmuz şehit yakınları ve gaziler derneğimiz var. Her zaman bir aile gibiyiz. Onlarla iç içeyiz. Elimizden geldiği kadar onların acı ve tatlı günlerin de yanlarında olmaya çalışıyoruz. Ekonomik olarak da her türlü desteği veriyoruz. Biz de ayrı bir birim var onlarla ilgilenen. Mustafa amcamız var 15 Temmuz’un sembol isimlerinden birisi. Bir kardeşimiz sadece Mustafa Amcamızla ilgilenir. Hastaneye götürür, kontrolünü takibini yapar. Aile arasında nasıl bir dayanışma olursa belediye olarak da gazilerimizle bizim aramızda öyle bir dayanışma var. FETÖ davalarının görüldüğü mahkemenin çevresinde çadırımız var, ikramlarımız oluyor. Kahramankazan tüm gücüyle onların yanında. Duruşmalara gazilerimiz, ailelerimiz gidiyor. Biz de gidiyoruz. Bu davaların da takipçisiyiz.

HALK DARBE DÖNEMİNİ KAPATTI

- Kahramanlık destanının yıldönümündeyiz. Halk bir daha darbelere izin verir mi?

Kahramankazan Türkiye’nin her bölgesinden insanın olduğu bir ilçe. Bizim Erzurumlu şehidimiz de var Sivaslı şehidimiz de var. Aslında Kazan’da gösterilen refleks tüm Türkiye’nin ortak duygularını, tepkilerini yansıtıyor. Böyle bir şeye bir daha cüret edeceklerini ben zannetmiyorum, ama olursa Kazan halkının göstereceği tepki 15 Temmuz 2016’da gösterilen tepkiden çok daha şiddetli olur.

Vatandaş bir daha darbe yapmaya izin vermez. Velev ki birileri cüret etti bunun da faturası ağır olur, pişman ederler. Siyaset yapan insanların da darbeyi dillendirmesi yaptığı işe ihanet etmesi demektir. Siyasetçi darbe ile iktidar olamaz. Siyaseten inanmadığınız bir insan iktidar olabilir, ama onu devirmek için halk iradesinin dışında başka bir iradeye müracaat ederseniz, bu demokrasiye ihanettir. Darbeciler bir ülkede demokrasi düşmanıdırlar. Demokrasinin o ülkede kökleşmesinin önündeki en büyük engel o darbeci zihniyettir. Halk demokrasiden geriye dönmez. Bu bilinç bizim insanımızda oluşmuş durumda. Aklında darbe yapmak olan insanların jübilesi oldu 15 Temmuz. Darbecilerin jübilesi oldu. Türk milleti böyle bir şeye kalkıştıkları için bu hainleri pişman etti. Bundan sonra darbeye yeltenecek olanların da kâbusu oldu 15 Temmuz. Silahı olmayan ve sadece yüreklerinde imanları olan insanların ne kadar büyük cesaret ve kahramanlık örneği gösterdiğini herkes gördü. Darbeler perdesinin finalini halk yaptı. O perdeyi kapattı darbeler dönemini bitirdi.