Taşı eritip güneş paneli yapıyorlar

Dünyanın en büyük güneş enerji santrali olan Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali ve Kalyon PV Güneş Teknolojileri Fabrikası’nı, Kalyon Enerji İcra Kurulu Üyesi Murtaza Ata ile gezdik. Hem ucuz, hem de çevreci enerji ürettiklerini belirten Ata, “Taşı eritip güneş paneli yapıyoruz. Dünyayı kurtarmanın yolu güneş enerjisine geçmek” dedi.

Türkiye güneş enerjisinde de büyük atılım içinde. Konya Karapınar’da dünyanın en büyük güneş enerji santrali kurulmuş. 11 km güneş paneli... Bakınca sonunu göremiyorsunuz.

Tam 3 milyon 256 bin 38 adet güneş paneli. 2 milyon konutun evsel tüketimini yani Konya’nın tüketimini karşılayacak üretim yapılacak. Taşı eritip güneş paneli yapma hikâyelerini, Kalyon Enerji İcra Kurulu üyesi Murtaza Ata ile birlikte Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali ve Kalyon PV Güneş Teknolojileri Fabrikası’nı gezerek dinledim.

Hem ucuz, hem de çevreci enerji ürettiklerini belirten Ata, “Taşı eritip güneş paneli yapıyoruz. Dünyayı kurtarmanın yolu güneş enerjisine geçmek” diyor. Bu yıl sonunda Karapınar santralinin tam kapasite çalışmaya başlayacağını dile getiren Ata, “Yılda 3 milyar kilovatsaat elektrik üretimi yapacağız. Türkiye’de 1 yılda tüketilen elektriğin yüzde 0.75’i. Yani bunun gibi 100 santral olsa Türkiye’nin bütün ihtiyacını güneşten karşılayabilirdik. Türkiye’nin güneş kurulu gücü 8 bin MW. 12 milyar kilovatsaat üretiliyor. Bu da şu anda Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 3’ü güneşten karşılanıyor demektir” vurgusu yaptı.

Taşı eritip güneş paneli yapıyorlar

Silisyum panel hikayesi

Murtaza Ata ile turumuzun ilk durağı Ankara’daki güneş paneli fabrikası oldu. Kalyon PV, dünyanın ilk ve tek entegre güneş paneli üretim fabrikasıymış.

400 milyon dolar yatırım ile üretime başlayan fabrikada silisyumdan güneş panelleri üretiliyor.  Silisyum 1700 derecede eritilerek ingot denilen kütük haline sokuluyor. Makinelerde rahat işlemek için ise 80 cm parçalara bölünüyor ve sonra külçe haline geliyor. Bunlar da elmas tellerle çok ince kesilip wafer üretiliyor. Bunlar ise daha sonra hücreye dönüşüyor. Bu hücrelere iletken olması için gümüş işleniyor. Bu hücre ise panelin içindeki 158 mm 75 mm boyutunda bir bölüm. Bir panel 72 hücreden oluşuyor. Bu hücreler daha iyi enerji toplasın diye ikiye bölünüyor. Hücreler birbirine bağlanıyor ve panel oluyor.

Silisyumun eritilmesinden panel haline gelmesine kadar süreci Milliyet’e gösteren Ata, “Paneldeki bir hücre telefonu şarj etmeye yeter. 1 panel ise evdeki buzdolabını 6 gün çalıştırır. Çatınıza 10 panel bir batarya koyun çok büyük evin bir günlük elektriğini çok rahat üretirsiniz. Fazla bile gelir. Suyunuzu bile buradan ısıtabilirsiniz. Evlerde 4-5 senede amorti eder” dedi. Ata, fabrikada 2 bin kişinin çalıştığı anlatarak, “Dünyada tek bir çatı altında bütün bunları görebileceğiniz tek fabrika burası. Çin de bile yok. Hepsini ayrı ayrı üretiyorlar. Biz burada yüzde 100 yerli üretim yapıyoruz” vurgusu yaptı.

Taşı eritip güneş paneli yapıyorlar

Kullanım ömrü 50 yılı aşar

Murtaza Ata, güneş panellerinin kullanım ömrünün 50 yılın üstünde olduğunu aktararak, “Çok temiz enerji üretiyoruz. ‘Dünyayı mahvettik çevre şöyle oldu’ diye tartışılıyor. Güneş enerjisinin dünyaya hızlıca yayılması gerekir. Temiz enerjinin en kolay yolu güneş enerjisi, destek verilmeli. Bütün dünyaya güneş santralleri konulmalı. 10 yılda karbon salınımları yarı yarıya düşer. Bu çevre için çok önemli. Dünyayı perişan hale getirdik, onu düzeltmenin yolu bu. Bu teknolojiyi herkese yaymak gerekiyor. Elektriği en ucuz üretmenin ve çevreye en az zarar vererek üretmenin yolu güneş. Fosil yakıtlarından dünyamızı kurtarmamız gerekiyor, yoksa dünya kurtulmayacak. Güneş açısından Türkiye çok verimli bir ülke. Sistemin kurulacağı çorak arazi de var. Yenilenebilir yatırımları hızla artıralım, tam gaza basalım. Güneşte 10 bin MW kapasitemiz olsa inanılmaz bir sıçrama yaşarız. Bu yerli imkanlarla yapılmalı. Biz burada taşı eritip panel yapıyoruz. 30’a yakın ayrı Ar-Ge yapıyoruz. Bunlardan biri yeni nesil hücreler. Yeni teknolojiler üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.

Taşı eritip güneş paneli yapıyorlar

Çöl gibi arazide panel güneşi izliyor

Ata ile birlikte daha sonra Konya Karapınar’daki Kalyon Güneş Enerjisi Santrali’ne gittik. Santral, Türkiye’nin tek çöl niteliği taşıyan arazisinde kurulmuş. Proje, yenilenebilir enerjide güneş enerjisinin payını yüzde 20 oranında artırıyormuş. 20 bin dönüm arazideki panellerin sonunu görmek mümkün olmadı. Yaklaşık 11 kilometrelik bir alan yıl sonu itibariyle tamamen kurulmuş olacak.

Kapasite 1000 MW. Toplamda 3 milyon 256 bin 38 adet güneş paneli. Şu ana kadar 2 milyon panel konulmuş ve elektrik üretmeye başlamış. Yarısı yöreden olan 1100 kişinin çalıştığı santral kendini kontrol edebiliyormuş. Panellerin arasına giriyoruz. Taban çöl gibi. Tesiste 30 ara yol var. Büyüklüğünü siz düşünün artık. Bakıyorsunuz her taraf panellerle dolu. Rüzgâra göre paneller kendini korumaya alıyor. Güneşin geliş açısına göre de hareket ediyorlar.

Enerjiyi toplayıp trafo merkezine taşıyan 650 km kablo döşenmiş. Karapınar santralinin 20 bin dönüm arazide kurulduğunu belirten Ata, “Burada 50 bin dönümlük alana daha yapılabilir. Buralar için ayrı ihale düzenlenebilir. Dünyamız için güneş enerji santrallerini artırmalıyız” diye anlattı.