HASTALIK SEZONUNDA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

25 Ekim 2019

Sevgili Okurlar,
Hava sıcaklıklarının birden düşüp sıcak soğuk değişimlerinin fazla olduğu bu günlerde grip ve soğuk algınlığı gibi mevsimsel hastalıkların sıklığı da artmaya başladı. Hele bir de düşük bağışıklık sisteminiz varsa hastalık sezonu sizin için açılmış demektir.
Hava sıcaklıklarının bu ani değişimi her ne kadar bizleri hastalıklara açık hale getirse de, aslında bu hastalıkları kış mevsiminde daha fazla görmememizin asıl sebebi soğuk havalar değil! Soğuk hasta yapmıyor, etrafımızdaki hasta kişiler bizleri hasta yapıyor. Bu hastalıkları kötü havalarda daha fazla görmemizin sebebi, soğuk havalarda daha fazla kapalı ortamlarda bulunmamız, bulunduğumuz ortamın havalandırmasını yeterli yapmamamız ve böylece hasta olan kişilerden hava yoluyla bulaş olması.
Nezle, grip, zatürre gibi üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının sebebi olan virüsler damlacık yolu dediğimiz, hasta kişilerle aynı ortamda bulunmakla kolaylıkla bulaşabilmektedir. Hasta kişilerin hapşırması, öksürmesiyle küçük damlacıklarla havada asılı kalan veya eşyaların üzerine yayılan virüsler, hasta olmayan kişilere kolayca bulaşmaktadır. Kalabalık şehirlerde kapalı alanlar, toplu taşıma araçları, okullar ve alışveriş merkezleri gibi toplu halde bulunulan alanlar enfeksiyonun yayılması için en uygun ortamlardır.

• Sıklıkla seyahat edenler,
• Kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunan kişiler,
• Bağışıklık sistemi yetersiz olan kişiler,

Yazının devamı...

CİLDİNİZDE DEFNE MUCİZESİ

18 Ekim 2019

Sevgili Okurlar,
Yaz mevsimini arkamızda bırakıp sonbaharı yaşadığımız bu günlerde tıpkı bağışıklık sistemimizi kışa hazırladığımız gibi cildimizi de yaz aylarından kalan hasardan kurtarıp kışa hazırlamamız gerekiyor. Yaz mevsiminin cildimizde bıraktığı hasarların başında nemsiz ve ölü hücre birikmesinden dolayı matlaşan bir cilt gelmektedir.

Yaş aldıkça cildimiz kuruyup elastikiyetini kaybeder. Yaz aylarında uzun süreli güneşlenme sonrasında da cilt kurur. Kuruyan cilt ise elastikiyetini ve nemini hızlıca kaybediyor, parlaklığını yitiriyor. Zamanında yapılan müdahaleler ile cildi derinlemesine nemlendirmek ve canlandırmak ise mümkün. Bunun içinde cildinize uygun doğru ürünleri ve içerikleri seçmemiz çok önemli.

Cildimiz en büyük organımızdır. Antioksidanlar cildimizi serbest radikallere ve oksidatif strese karşı korur. Cilt bakım ürünlerindeki antioksidanlar cildimizin sağlığı ve görünümü için yaşlanma belirtilerini azaltmak da dahil olmak üzere birçok olumlu etki gerçekleştirebilirler. Antioksidanlar, cildinizi hasara karşı korumak için bu serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Hatta bazı antioksidanlar cildinizi aydınlatır, tahriş ve kırışıklık oluşumunu engellemeye destek olurlar.

Aromaterapide değeri en az bilinen bitkilerden bir tanesi defne! Latince ismi Lauris nobilis olan defnenin, yaprak yağı, extresi ve alt suyu aromaterapide kullanılıyor. 4 mevsim yaprağını dökmeyen Defne ağacı doğanın mucizesi.

Laurus nobilis yaprak uçucu yağları antioksidan, antikonvülsan, analjezik,antiinflamatuar, antifungal, antibakteriyal özelliği nedeniyle literatüre girmiştir. Özellikle antioksidan özelliği ile ilgili literatürde pek çok çalışma bulunmaktadır.Güçlü antioksidan kapasitesi sayesinde defne yaprak uçucu yağı birçok cilt probleminde önleyici ve iyileştirici özelliği bulunmaktadır. Cilt kanseri, cilt kırışıklıkları gibi cilt problemlerinde önleyici olarak kullanılmaktadır.

Özellikle yaz sonrası bakımınızda hiç eksik etmemeniz gereken ürünlerden bir tanesi peelingtir. Kullandığınız peeling ürünlerinin antioksidan içerikle güçlendirilmiş olması daha nemli ve parlak bir cilt için önemlidir.

Yazının devamı...

BAYRAMI SAĞLIKLI GEÇİRİN

31 Mayıs 2019

Sevgili Okurlar,
Bugün dokuz günlük uzun bir bayram tatili başlıyor. Öncelikle bayramınızı tebrik eder, daha nice bayramlara sağlık ve barışla erişebilmeyi temenni ederim. Uzun tatil fırsatını değerlendirecekler ve bayram ziyareti gerçekleştirmek isteyenler bugün ve yarın seyahate çıkacak. Bu seyahatlerde hastalıklardan korunmanın en iyi yolu ise bağışıklık sistemimizi güçlendirmek. Betaglukan içerikli ürünler bağışıklığı güçlendirmek için en iyi ürünlerden biridir.

Betaglukan, ekmek mayası hücre duvarından ekstrakte edilen basit bir polisakkaritdir. Bağışıklık sistemimizin ilk savunmasını yapan makrofajlar (beyaz kan hücreleri) üzerindeki özel yüzeylere bağlanarak, bağışıklık sisteminin viral, bakteriyel, fungal ve paraziter enfeksiyonlarla mücadele etme kabiliyetini geliştirdiği için yıllardır bağışıklık sistemi destekleyici olarak ün kazanmış tamamen doğal bir besin desteğidir.

Alanında önde gelen firmalardan olan İmuneksFarma firması bugünlerde örnek bir projeye imza atıyor. Betaglukan içeren kapsül ve şurup ürünleri insanlarda çok iyi bir bağışıklık destekleyici olduğu gibi yıllardır veteriner hekimler tarafından da yeni doğan evcil hayvanlara ve hasta hayvanlara bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için reçete edilmekteydi. İmuneksFarma da bu durumdan yola çıkarak sokak hayvanlarına da ulaşmak, onların da sağlığına katkıda bulunmak istiyor.

İmuneksFarma, Türkiye’nin en büyük hayvan hakları federasyonu HAYTAP ile bir protokol yaparak, ImuneksFarma’nın tüm markaları ile her ay yaptığı satış adetinin belli bir miktarı kadar HAYTAP’ın belirlemiş olduğu lokasyonlardaki barınak ve gönüllülere betaglukan içeren kapsül ve şurup ürünlerinden bağışları ulaştırıyorlar. Onlar da ilgili barınaklarda veteriner hekim kontrolünde bu ürünleri sokak hayvanlarına kullandırıyorlar.

Tüm Türkiye’de eczacılar da bu konuda hassasiyetlerinin yüksek olması sebebiyle, projeyi çok olumlu karşılamış gözüküyor. İmuneksFarma ve HAYTAP sosyal medya hesaplarından projeyi paylaşıyorlar ve şimdiden çok güzel geri dönüşler almaya başlamışlar. Projeyi destekleyen eczaneler “BU ECZANE SOKAK HAYVANI DOSTUDUR” söylemiyle, Haytap temalı ve raf aralarında “Aldığınız her ürünle sokak hayvanlarına destek oluyorsunuz” mesajlı görsel alanlarına eczanelerinde yer vererek tüketicilere de bu hassasiyetlerini gösteriyorlar.

Böylelikle bizler hem kullandığımız ürünlerle kendi bağışıklığımızı desteklerken hem de ihtiyaç sahibi sokak hayvanlarının da bağışıklıklarını desteklemiş oluyoruz.

ÇOK KONUŞULAN: ZERDEÇAL - CURCUMİN

Yazının devamı...

BAVULUNUZDA PROBİYOTİKLERE YER AÇIN

24 Mayıs 2019

Sevgili Okurlar,
Bayramın yaklaşması, hemen sonrasında okulların kapanmasıyla birlikte artık yaz tatili ve seyahat dönemi başlıyor. Yurtiçi-yurt dışı seyahatler, deniz tatilleri, ziyaretler, tüm bu seyahatlerde bavulunuzda olmazsa olmaz ilk şey çok iyi bir probiyotik.
Seyahatlerde uzun süre yolculuk, hava değişimi, beslenme düzeninin değişmesi gibi sebeplerle sindirim sistemi dengesi bozulabilir. En sık rastlanan seyahat hastalıklarından biri olan turist ishali ise tatile gidenlerin yaklaşık yüzde 50’sinde görülebiliyor. Turist ishali genellikle seyahatin ilk haftasında ortaya çıkar ancak seyahat sonrasında dahi görülebilir. Genç, erişkin ve küçük çocuklar en riskli gruplardır. Başka hastalıkları bulunanlar ve ilaç kullananlarda risk daha yüksektir. Genellikle karın ağrısı, karında kramplar, bir gün içinde 3-4 kez tuvalete çıkmayla görülür ve sizin veya ailenizin tatilinin keyfini kaçırabilir. Ayrıca sıcak havalarda gastroenteritlerin de görülme sıklığı artmaktadır.

PROBİYOTİK NEDİR?
Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre probiyotik, sağlık açısından yarar sağlayan canlı mikroorganizmalardır. Yararlı bakteriler olarak da bilinmektedir. İnsanlar doğal olarak vücutlarında probiyotik barındırırlar ancak çoğu zamanla yok ediliyor. Probiyotiklerin azalması da pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Çünkü probiyotikler bağışıklık sistemimizi güçlendirip hastalıklardan koruyor ve vücudumuzda dengenin sağlanmasına destek oluyor.
Ayrıca, vücutta zararlı mikroorganizmaların istilasını önleyen bir koruyucu bariyer işlevi görür; bağışıklık sisteminin fonksiyonlarını düzenler; besinlerin sindirilmesine yardımcı olabilir; çeşitli vitaminleri ve diğer yararlı maddeleri sentezler.

Yazının devamı...