Anadolu’da yol verin kendinize

Erdemli dağlar, bilge denizler, derin vadiler; yakınlarında mutlaka bir ova size genişlik duygusu verir Anadolu’da! Ve seyahat, varılacak noktanın kendisidir

Dağlar erdem kokar, denizler akla aşinadır, vadiler dar ve ara ara genişleyen kıvrımlarıyla hayatın iniş çıkışlarını andırır, ovalar ise özgürlüktür, berekettir.

Semavi dinler için dağların en kutsalı Ağrı, 5167 metre yüksekliğiyle tüm erdemli dağlar arasında özel bir konumdadır. Büyük Ağrı dinsel pek çok anlam yüklüdür ve hemen yanı başındaki Küçük Ağrı ise anlamlı olana en yakın olandır. Ağrı Dağı’na benzemeye çalışan, ancak volkanik patlamaların pek müsaade etmediği Tendürek Dağı ise yataydır, zirvesi yoktur ama toprak anayı lavlarıyla sarıp sarmalamıştır. Doğu Anadolu’nun denizi olan Van Gölü’nü Süphan ve Argos dağlarıyla seyreylemek, erdem denilen duyguyu iyiden iyiye hissettiğimiz yerlerin ilk sırasında gelir.

Denizler akla yakın ve aşina olmasaydı şayet bilim, sanat, felsefe su kokmazdı! Suyun kendine özel bir ak, pak kokusu vardır ve güzel sanatları besler. İnsanın susuzluğunu giderir, sanat ve felsefeye ilham kaynağıdır. Su kirli kokmaz, sudan habersizler suyu kirletir. Tıpkı insanoğlu gibi. Her insan ak pak yaratılmıştır, tertemizdir; onu kirletenler ondan ayrı kalanlardır. Marmara, Ege, Karadeniz, Akdeniz, Anadolu karasının yanı başında ve içindedirler. Hey koca yurt Anadolu! Denizlerle çevrili, iç içe tüm bilimsel değerleriyle... Yeryüzündeki birçok yer denize ya yakın ya da uzaktadır. Sadece Anadolu iç içedir; hem de denizlerin deniz gibi olduğu denizleriyle.

Anadolu’da yol verin kendinize

İz bırakan vadiler

Vadiler kıvrım kıvrım süzülür, iz bırakır derin çizgileriyle bu koca yurt üzerinde. Keloğlan Vadisi Kars’ın Arpaçay’ından uzanır sere serpe Gümrü’ye. Ihlara Vadisi, kilise ve şapelleriyle dua saçar bin yıllardan beri içerisinde kıvrıla kıvrıla yol alan herkese. Frig Vadi’miz Marsiyas ile Apollon’un müzik enstrüman müsabakalarına halen sahnedir; elbette duyabilenlere. Flüt ile lir arasında yapılan bu müzik yarışmasının ezgilerini sırasıyla duyabilmek için tanrı ve tanrıçalara hayal dünyamızda yakın olmak gerek. Dinleyebilmek için dinlenmiş olmak gerek.

Erdemli dağlar, bilge denizler, derin vadiler yakınlarında mutlaka bir ova size genişlik duygusu verir Anadolu’da. Harran Ovası, Göbeklitepe’nin mesire yeridir. Iğdır Ovası besler güneşin doğduğu yerdeki herkesi. Amik Ovası ev sahibidir göçmen kuşlara. Çukurova, beyaz altın pamuğuyla dillere destandır; “Ağrı Dağı Destanı”nı kaleme alan Yaşar Kemal’in destansı düşünce dünyası Çukurova’dan beslenmişe benzemektedir.

İnce belli, narin Dicle

Ya derelerimiz? Kimi eril kimi dişil kimisi de hermafrodit kimliklidir. Doğar yağız ama kızıl saçlı Kızılırmak Anadolu’dan, akar Kızılırmak Anadolu’ya hilal ay gibi çizdiği yoluyla. Onu hayran hayran seyreder dişil Yeşilırmak, lakin biraz uzaktan. Fırat sığmaz Anadolu’ya bile coşar taşar Arap ellerindeki Basra Körfezi’ne kadar. Dicle’miz sakindir, ince bellidir, narindir; izler yaklaşabildiği kadar sevgilisine ve o da uzanıverir Şattülarap’ta birleşerek dökülür aynı Körfez’e. Sakarya Nehri, Dyonisos gibi hermafrodittir ve su perisi Nana’nın Adonis’i doğurmasına sebep bademlere hayat suyu olmuştur. Kuzeyin hırçın kızı Çoruh, ele avuca sığmaz Karadeniz’in cesur çalışkan kızları kadınları gibidir.

Bir dereden diğerine

Bir tepeden ötekine

Yol alın Anadolu’da

Yol verin kendinize.

Ve unutmayın! Bir seyahatte varılacak nokta seyahatin ta kendisidir.