Kadim sembollerin anlamları

Sembolizm; insanoğlunun açıklarken gizlediği bazen de gizlerken mümkün olduğu kadar açıklayabildiği bir bilim dalıdır. Simgelerin, sembollerin, her zaman bir başkaları tarafından neyi ifade ettikleri hep merak edilmiştir

Gerçekle hayalin buluştuğu noktada semboller aniden karşımıza çıkar. Sembolizm, insanoğlunun açıklarken gizlediği bazen de gizlerken mümkün olduğu kadar açıklayabildiği bir bilim dalıdır. Tüm kültür katmanlarının dinî kökenli ürünlerinin içine sızmış; yaratılmış, şekillendirilmiş ve bin yıllar boyunca taşındığı yerlerdeki kişiler, toplumlar tarafından kabul gördükten sonra yeniden anlamlandırılmış olan simgelerin, sembollerin, her zaman bir başkaları tarafından neyi ifade ettikleri hep merak edilmiştir.

Herhangi bir sembolün anlamını ve ait olduğu toplumda üstlendiği ortak dil olan görevini çoğu zaman çözümlemek durumunda kalırız. Mistik ve gizemli kimi sosyoekonomik gruplar içerisinde sembol dili oldukça renkli ve zengindir. Mensup oldukları tarikat veya grubun üyeleri arasında birbirlerini tanıyabilme araçları olarak kullanılmakla birlikte, onları diğerlerinden ayıran bir sınıfsal kimlik alameti olarak da görülmüşlerdir. Yüzyıllar içerisinde yüzlerce grup mensupları, sembol dilinin tüm olanaklarını kullanarak kendilerini kendilerine ve kısmen bilmesi gereken diğer kişilere tanıştırmışlardır. Günümüzde siyasi parti, sosyal sorumluluk üstlenen birçok yapı içerisinde rozet, amblem ve flama üzerine işlenen semboller görevlerini devam ettirir.

Semboller neyi anlatır

Bu hafta sizlere kadim bazı sembollerin çözümlemesi ile iyi pazarlar demek istiyorum.

Ejder: Kartal ile yılanın birlikte görünümüdür. Göksel krallığın hâkimi eril kartal (Kartal denildiğinde hemen hemen hiç kimsenin aklına dişi kartal gelmez. Algı erildir) ile toprak ana üzerinde daima sürünen dişil algı ile belleğimizde yer tutmuş olan yılanın savaşı sırasındaki görünümü ejder formunu yaratmıştır. Yaratıcı, doğurgan dişi toprak anaya her zaman en yakın yılandır. Vücudunda barındırdığı zehir ve panzehir onu şifa ile ilişkilendirecektir. Gök ile yerin buluşmasıdır adeta, kartal ile yılanın birlikte havalanması. Kartal, gökyüzünden keskin gözleriyle toprak ana üzerinde yol alan yılanı görür ve hızla onu pençeleriyle kavrayarak yükselir. Doğadaki bu mücadeleyi gözlemleyen insanoğlu, ikisine ayrı ayrı yüklediği anlamları bu olay sırasında birleştirir. Eril güç ve iktidar ile dişil şifayı hayal dünyalarında birleştirir. Ejder motifi, yılan gövdeli kartal kanatlıdır. Başka bir ifadeyle kartalı genel olarak kuş ailesine dâhil edersek cümlemiz şu şekilde de olabilir: Kuş; ruhun dünya ile bağını koparmasını, yılan ise dünyaya olan bağımlılığı simgeler.

Temiz ruhlar

Güvercin: Kadim inanışlarda ruh olarak ifadelendirilmiştir. Antik Çağ’da ölen insanlara yapılan lahitlerin üzerindeki kişiyi ifade eden kabartmada, her zaman kişinin elinde bir güvercin görülür. Bu güvercin ölen kişinin ruhunu temsil etmektedir. Öte yandan Hz. İsa, Şeria Nehri’nde kuzeni Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edildiğinde, kutsal ruh, Hz. İsa’nın başına güvercin şeklinde inmiş olarak gösterilmiştir.

Camilerin bahçe duvarları veya ana binanın seçilmiş bir köşesine güvercinlikler yapılması da ruh ile ilişkilidir. Ölen insanların temiz ruhlarını ifade etmektedir güvercinlikler.

Sfenks: Başta Mısır ve Antik Helen kültürü içerisinde sık kullanılmış olan bu sembol; başka bir eşiğe, boyuta açılan kapıyı ifade eder. Bilgeliğe ve güce açılan geçidin bekçisidir. Oidipus ile mite bürünür. Avrupa Aydınlanma Çağı’nda bilgeliğin sembolü sfenkstir.

Çift Vav: Her yeniçeri bölüğüne “orta” denilirdi ve her birinin sembolü vardı. Çift vav da 38. yeniçeri ortasının sembolüydü. Öte yandan vav harfinin ebced değeri 6 sayısıdır. Çift vav 66’yı karşılar ve 66, Allah ismi celalinin ebced değeridir. Alevi dostların, “66’ya bağlandık” deyiminin kökeni buraya dayanır. Nihayetinde mit ve semboller, edebiyatın ve sanatın ardında nelerin olduğunu ifade eden önemli ipuçlarıdır.