Ali Canip Olgunlu

Ali Canip Olgunlu

alicanipolgunlu@gmail.com

Tüm Yazıları

Sümela’ya gitmeye karar veren, manastırın görkemiyle sarmaş dolaş olmalı. İçinde ise onu onun dilinden dinleyerek dinlenin

Antik Çağ öncesi Aksinos (misafir sevmeyen deniz) denilirdi, akabinde Öksinos (misafir seven deniz) adıyla da anıldı; günümüzde Karadeniz olarak bilinir. Anadolu’nun dinî mimari eserleri arasında, gerek konumu gerekse üstlendiği dinî misyonuyla en çarpıcı, önemli yapılardan biri Karadeniz Bölgesi’nin yüzük taşı olan Sümela Manastırı’dır. Son dört yıl boyunca yapılan onarım, koruma çalışmaları sonucunda ziyarete açıldı. Yöre halkının Karadağ adını verdiği dağda bulunan bir doğal mağaraya milattan sonra 4’üncü yüzyılda inşa edilen manastır, zamanla Hristiyanlığa inananlar için mistik bir kimliğe büründü. Sümela, “üç ruh” anlamını taşımakla birlikte daha çok “Karadağ’ın Meryem’i” olarak bilinir. Ortodoks Doğu Hristiyan inananları için olduğu kadar, diğer inanç dairesinde olanlar tarafından da önemli bir ziyaret yeridir. Özellikle Yavuz Sultan Selim’in, Trabzon’da şehzadeliği döneminde manastıra tanıdığı imtiyazlar dikkate değer.

Haberin Devamı

Sümela Manastırı, Maçka ilçesine bağlı Altındere Millî Parkı içindedir ve geçmişe nazaran çok daha kolay bir yürüyüşle çıkılabilen konuma getirilmiştir. Karadeniz Bölgesi’nde sık sık görülen sisler arasındaki görünümü ne kadar mistikse güneşli bir gündeki görünümü de çok etkileyici bir görkeme sahiptir. İnanç ve can korkusu, bu manastırın inşasındaki iki temel faktördür. M.S. 4’üncü yüzyıl ile M.S. 12’nci yüzyıl aralığında yaklaşık olarak günümüzdeki görünümüne ulaşan manastır, birçok ibadet yeri, yaşam alanı, kütüphane, ayazma ve depolardan oluşan bir komplekstir. Her yıl ağustos ayının 15’inci günü (Meryem’in vuslat günü olduğu için) Meryem Ana, ayinlerle anılır.

Kralların taç giyme yeri

Son dört yıl öncesindeki ziyaretlerimizde papaz odaları, kütüphane, ayazma ve ana kiliseyi gezerek ve görerek tanıyorduk. Ancak şimdi uzun süren koruma ve restorasyon çalışmaları sonrasında, pek çok şapel, dua hücresi, yaşam alanları da ziyarete açıldı. Böylece manastırın vadiden etkileyici görünümünün yarattığı hayranlık, açılan bu yeni yerlerle içeriye de taşınmış oldu.

Haberin Devamı

Yüzyıllar boyunca keşiş ve papazların münzevi yaşam yeri olan manastır, aynı zamanda teolojik eserlerin yazılmasıyla Ortodoks dünyasının dinî yönetiminde söz sahibi olma konumuna yükselmiştir. Özellikle Komnenos Krallığı döneminde kralların taç giyme yeri olan manastır, 18’inci yüzyıldan itibaren ise Osmanlı karşısında güçlenen Çarlık Rusya’sının korumasıyla daha güçlü bir konuma gelmiştir.

Tabiat kendi sesindeyken

Hemen hemen tüm birimleri yeniden ziyarete açılan Sümela Manastırı’nı dışarıdan görmek, içeriden ise tanımak için önerim mayıs veya ekim aylarında Trabzon’a bir seyahat planlayın. Yağmur riski düşüktür, nem az olur ve tabiat kendi sesindedir. Manastıra yürürken Altındere size gümüş rengi ve sesiyle eşlik eder. 1250 metre rakımda bulunan Sümela’ya yürürken şikâyet etmeyin; daha ne kadar kaldı, diye sorup birbirinizi yormayın. Unutmayınız ki bir seyahate çıkan insan için varılacak nokta zaten seyahatin kendisidir. Sümela’ya gitmeye karar veren, manastırın görkemiyle sarmaş dolaş olmalı. İçinde ise onu onun dilinden dinleyerek dinlenin. Manastırın vadiye bakan pencerelerinden görülen karşı dağların tepelerine vardıklarında, “Talasso, talasso” (deniz) diye sevinçle bağıran on binlerin askerlerini hissederek seyredin; Helen tarihçi Ksenofon’un “Anabasis” (On binlerin Dönüşü) eserinden dinleyin bu uzun yolculuğu.

Haberin Devamı

Karadeniz’in yüzük taşı

 Ana Kaya Kilisesi’nin sağında yer alan 10 şapel, çan kulesi, misafirhane, keşiş ve öğrenci odaları, mahzen ve benzeri yapılar manastır tarihinde
ilk kez ziyarete açıldı.