Meryem Ana’ya adanan bir gün

Hıristiyanlar için 15 Ağustos, Meryem Ana’nın ruhunun göğe yükseldiği günün yıldönümü. Sümela Manastırı gibi pek çok yerde onun anısına ayinler düzenlenecek

Merhaba dostlar; yarın 15 Ağustos. Dinsel takvimde Meryem Ana’nın ruhunun göğe yükseldiği günün yıldönümü. Hıristiyanlar için bayram olarak kutlanan bir gün. Meryem Ana’nın ölüm günü olarak değil, ruhunun (kilise ikonografisinde kundağa sarılmış bir bebek görünümünde) oğlu İsa aracılığıyla gökyüzüne (asıl kaynağına) taşınmasının kutlaması olarak her yıl dinsel ayinler ve birtakım ritüellerle kutlanmaktadır.

Hıristiyan dostlara göre Meryem Ana’nın annesi Hanna, babası ise Joachim’dir (Yohakim). Bu yaşlı çiftin çocukları olmadığından dolayı toplum tarafından hor görülmesi üzerine Tanrı, onların bir kız çocuğa sahip olmalarını sağlar. Hanna ve Yohakim Tanrı’ya şükran olarak doğacak çocuklarını tapınağa bağışlamaya ant içerler ve dünyaya gelen çocuklarına Meryem adını vererek onu yedi yaşındayken tapınağın görevlisi Zekeriya’ya emanet ederler. Meryem ergenlik çağına kadar Zekeriya’nın gözetiminde iffetli bir yaşam sürdürdükten sonra birçok koca adayı arasından marangoz Yusuf’la nişanlanır.

Büyük bir tartışma

Meryem, Yusuf’la nişanlıyken bir kapının eşiğinde veya bir su kuyusunun başında haberci melek Cebrail aracılığıyla Tanrı’nın dileğiyle ve kutsal ruh aracılığıyla hamile kaldığı kendisine müjdelenir. Meryem bu duruma ilkin inanamaz ve Cebrail bunun üzerine “Eğer bana inanmıyorsan git teyzeni, yaşlı ve kısır olan Elizabet’i ziyaret et. O da hamile” der.

İncil anlatılarına göre, Meryem uzun bir yürüyüşten sonra Elizabet’in yanına vardığında geçkin yaşına ve bilinen kısırlığına rağmen onun altı aylık hamile olduğunu görür ve kendisinin de Yusuf’un eli eline değmemesine rağmen hamile olabileceğine, Tanrı’ya olan teslimiyetinden dolayı inanır. Elizabet’in Meryem’den altı ay önce doğuracağı çocuğa Yahya adını verirler. Yahya’dan kısa bir süre sonra Meryem’in dünyaya getireceği çocuğun adı ise İsa olacaktır.

Hıristiyanlar arasındaki teolojiyi yakından ilgilendiren ve Meryem nezdindeki en büyük tartışmalardan birisi şu: Meryem, Tanrı’nın mı annesi? Yoksa insanoğlu İsa’nın mı annesi? Erken Hıristiyanlık tarihinde bu soru tartışılmıştır. M.S. 323 yılında yapılan İznik Konsili kararları neticesinde İsa’nın baba-oğul-kutsal ruh üçlemesi (teslis) ile donatılması aynı zamanda Meryem Ana’nın kimliği üzerine olan soruların ivedilikle cevaplandırılmasını da beraberinde getirmiştir. İznik Konsili’nden kısa bir süre sonra M.S. 431 yılında toplanan I. Efes Konsili’nde alınan kararlardan en önemlisi “Meryem, Tanrı’nın annesidir” şeklinde olacaktır.

Bu kararın Efes’te verilmiş olması Çatalhöyük’ten itibaren karşımıza çıkan ana tanrıça kültünün akabinde Frigya bölgesinde Kibele ile devam etmesi ve Efes’te Artemis olarak yeni bir kimliğe bürünmüş olmasının bir izleğidir. Bu kadim kadın motifinin son halkası ise Meryem Ana’dır.

Papa II. Jean Paul 30 Kasım 1979’da Meryem Ana’nın Efes’e İsa’nın havarisi Yuhanna ile birlikte geldiğini ve Meryem’in (biraz da Alman kötürüm rahibe Anne Caterina Emmerich’in hasta halinde sürekli tekrarladığı vizyonlarının etkisiyle) Efes’te hayatını kaybettiğini onar; ancak günümüzde Meryem Ana’nın yaşadığı ev olarak gösterilen yerde yapılan arkeolojik çalışmalar bu idddiayı doğrulamaz. Tıpkı havari Yuhanna ile birlikte Meryem Ana’nın Efes’e gelmiş olmasını kesin gösteren bir tarihsel belge olmadığı gibi... Kilise tarafından kanonik kabul edilmiş olan dört İncil içerisinde de Meryem Ana hakkındaki bilgiler oldukça azdır.

Önemli bir detay

Kuran-ı Kerim’de Meryem’in babasının adı İmran olarak verilir. Hatta Âli İmrân suresinin adı Meryem’in babasının adıyla isimlendirilmiştir. Başta 98 ayetten oluşan Meryem suresi olmak üzere Nisa, Maide, Mü’minun, Tahrim, Enbiya ve Âli İmrân gibi birçok surede Yaradan, Meryem Ana’nın soyağacı hakkında “kadınların en iffetlilerinden” ibaresiyle bilgiler verir. Cebrail’in insan kılığında Meryem Ana’ya müjdeyi bildirmiş olması da önemli bir detaydır.

Anadolu’da Meryem Ana adına kurulmuş olan en önemli dini mimari örneği Sümela Manastırı olmakla birlikte Anadolu’nun birçok yerinde Meryem Ana’ya ithaf edilmiş kilise ve manastırlar yapılmıştır. Başta İstanbul, Sümela Manastırı, Gökçeada ve Efes Meryem Ana Kilisesi olmak üzere pek çok yerde 15 Ağustos’ta Meryem Ana vuslat anma ayinleri düzenlenmektedir.

Değerli dostlar; ümit ederim ki bir ay önce Unesco tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan Ani şehrindeki Meryem Ana Katedrali’nin tüm bakım ve onarımı tamamlanır ve 15 Ağustos 2017’de Meryem Ana’nın vuslat ayinleri bu görkemli kilisede de yapılır.