MİTOLOJİDEN ÇIKAN İNSAN

İnsanın geçtiği her yeni uygar yaşam alanında ilk işi eskiye dair olanları yok etmek ya da yok saymak olmuştur.

Kiliselerde narteks, İsa’nın evrensel ışığının doğumunu ifade eden yere giden yolun başlangıcını işaret eden bir koridordur. Prometheus’un ateş sopası formundadır. Işık, narteksten, önce göklerin sembolü kubbeye; ardından da İsa’nın doğduğu mağarayı temsil eden Nef’e varır. “Öngören” manasını taşıyan, Ateşi çalıp insanlara veren Prometheus ile insanlara ışığıyla yol gösteren İsa; biri haçta; diğeri kayalara kolları gerilerek zincirlenmesiyle benzer bir şekilde işkence görür.

Mitolojiye göre, Zeus, kayalara zincirlettiği Prometheus’tan kurtulduktan sonra, oğlu Hefaistos’a yaptırdığı ve hayat verdiği Pandora ile insanoğlunu cezalandırır. Dikkat edilmesi gereken; ilk kadın olan Pandora’nın yaratılmasına kadar insanoğlu sadece erkeklerden ibarettir. Zeus yarattığı Pandora’yı, Prometheus’un saf kardeşi Epimetheus’un karşısına çıkarır. Pandora’nın güzelliği karşısında ağabeyinin Zeus’tan asla hediye almaması uyarısını bir çırpıda unutur. Düğünleri Olimpos Dağı’nda yapılır. (Dağ kavramı çok önemlidir. Dağlar kadim dinlerde dünyanın merkezi olarak görülür.) Davetlilerin sundukları hediyeler arasında, üzerinde “açılmaması” uyarısı bulunan kutu vardır. Merakına yenilen Pandora, gizemli kutuyu açınca; tüm fitne-fesat, yalan-dolan, kötülük serbest kalır. Herkesin kalbine göre, bu kötülükler dolar. Pandora alelacele kutuyu kapatır ve kutuda son kalan duygu sadece umuttur.

Pandora’nın kutusu-Havva’nın elması

Pandora’nın kutusu tek tanrılı dinlerdeki genel anlatım olan Havva’nın Âdem’e verdiği elmadır. Pandora; özünde üretici, doğurgan, bereketli kadının yerine; saf ve seksüel yeni kadın tipidir. Şefkatli kadın yerine hileci kadın geçirilmiştir. Yeni kadının yaratıcılığı, aklının kısıtlanması nedeniyle yoktur. Fiziki görünümüyle erkeğin hizmetine sokulan bir objedir. Kutuyu açınca tüm entrikaların, kötülüklerin kaynağı oluverir. Pandora ile Epimetheus’un evliliğinden üreyen yeni nesil, tek bir umutla yaşamın zorluklarına katlanırken, Zeus’un baş belası olur. Ve Zeus kendisine ayak bağı olan insanları yok etmek için, tufan çıkarır. Zeus’un sel göndererek çıkardığı tufan, tıpkı Sümer mitolojisinde görülen tufan gibidir. Prometheus, tufan olacağını oğlu Dukalion’a önceden söyler ve bu tufandan sadece Dukalion ile karısı Pyrha sağ kurtulur. Mite göre, Prometheus’un uyarıları sonucu kendilerine bir gemi yaparlar ve bu gemi dokuz gün dokuz gece sular üzerinde kaldıktan sonra karaya oturur. (Tevrat ve Kur’an’da Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yer belirtilir. Tevrat’ta Ağrı Dağı’nın, Kur’an’da ise Cudi Dağı’nın gösterildiği üzerinde durulur.)

Doğu kökenli bir anlatı

Tufandan sonra haberci tanrı Hermes, Dukalion’a, “Büyük ananın (Toprak Ana) kemiklerini omuzlarından arkalarına doğru atmalarını” söyler. Dukalion’un attıklarından erkek, Pyrha’nın attıklarından ise kızlar doğar. (İnsanın taşlardan yeniden yaratılması, Doğu kökenli bir anlatıdır. Matta İncil’i 3-9’da, Tanrı’nın İbrahim için çöldeki taşlardan çocuklar yaptığı anlatılır.) Böylece insanoğlu ikinci kez taştan yaratıldığı için her türlü derde karşı dayanıklı olacaktır. Bu yeni soy bitki ve hayvanlarla birlikte yaşayacaktır. Âdem ile Havva’nın cennetten kovulmalarını ve tarım-hayvancılıkla uğraşmalarını hatırlayalım. Onlara ömürlerini Zeus verecektir. Tek tanrılı dinlerde de doğum-ölüm, Tanrı tarafından belirlenir. Kadere Zeus karışmaz. Tek tanrılı dinlerde de kulun ameli ile kaderi birbirine bağlıdır. Sonuçta insanın yaşam koşullarının değişmesi, onun düşüncesinin de değişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Helen dünyası için, yeni yaşam biçiminin Zeus’la beraber insana sunduğu koşullar eski tanrılara yaşam alanı tanıyamazdı. İnsanın geçtiği her yeni uygar yaşam alanında ilk işi eskiye dair olanları yok etmek, ya da yok saymak olmuştur. Yunan yaratılış mitolojisinde tanrı kuşaklarının ve insan kuşaklarının değişmesi bu süreçlerin söylenceleridir.