Büyük başarının adresi…

Başarı… Her durumda varmak için uğraşılan nihai nokta! Lakin başarının kendi kendine gelmediği de bir gerçek. Çünkü başarmanın yarısı inanmaksa diğer yarısı da çok çalışmaktır.Nitekim ‘Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım’ demiş edebiyatımızın ünlü isimlerinden Necip Fazıl Kısakürek. Bu sözün gerçekliği yaşamın içinde her şekilde kendini göstermekte zaten. Keza bol çekişmeli televizyon dünyasında da durum aynı. Kanallar, devreye soktukları dizilerle reyting yarışına tutuşup başarıyı yakalama peşinde. Ama yarışa katılanların tümünün başarıyı yakalayamadığı da ortada.

Hal böyleyken sezonun en başarılı kanalı hangisidir diye baktığımızda açık ara öne çıkan adres, TRT 1 oluyor. Zira TRT 1’in izleyiciye sunduğu işler gerek yapım kaliteleriyle, gerekse aldıkları reytinglerle özel kanalların dizilerine bariz biçimde fark atmakta.

Öyle ki; hemen her yapımı reytingde zirveye oynayan türden sonuçlara sahip. Bu gerçek ışığında TRT 1’in bu sezon yükselişini iyiden iyiye belirginleştirmesini sağlayan yapımları kısaca değerlendirelim istedik biz de. Hak edenin hakkını vermek gerek neticede!

TARİHİN TADI; ‘UYANIŞ BÜYÜK SELÇUKLU’!

Bir dizinin her üç grupta da lider olması imkânsız değil ama zor iştir. Böyle bir başarı ciddi anlamda kaliteyi ve özenli çalışmayı gerektirir. İşte TRT 1’in devreye soktuğu tarih dizisi ‘Uyanış Büyük Selçuklu’ bu zoru rahatlıkla başaranlardan!

Açıkçası oyunculuk performansı ve tarihi olayları yansıtma yönüyle ele alındığında bana göre ‘Diriliş Ertuğrul’dan da ‘Kuruluş Osman’dan da daha üst seviyede bir iş konumunda ‘Uyanış Büyük Selçuklu’. Geçen dönemden izleyiciyi tutarak gelen‘Çukur’a, ‘Yasak Elma’ya ve yeni dizi ‘Maraşlı’ya rağmen Pazartesi’nin en çok ilgi gören yapımı.

Gerçi kimi konularda (misal Hasan Sabbah) mantığı aşan tablolar sergilendiği, senaryonun bir parça gereksiz uzatmalara gittiği veya çatışma sahnelerinde yetersizlik hissi uyandırdığı da oldu ara ara ama… Devamında sergilenen tablolarla tüm bu olumsuzlukların üstesinden çabucak gelindi ve izleyicinin diziden kopması engellendi.

Anlayacağınız bu sezon ekrandaki tarihin tadı; gerçeklerle kurguyu tam kıvamında harmanlayıp başarılı oyunculuk ve çekimlerle gücünü perçinleyen ‘Uyanış Büyük Selçuklu’!

SALININ ADI; MASUMLAR APARTMANI

Ekranların yeni modası, gerçek olaylara dayalı psikiyatrik vakalar malumunuz… Bu noktada öne çıkan referans da, Gülseren Budayıcıoğlu’nun deneyimleri olmakta. Nasıl ki, ‘Madalyonun İçi’nden uyarlanan ve henüz yayınlanmadan büyük merak uyandıran ‘Masumlar Apartmanı’ dizisi de böylesi bir avantajla çıktı izleyici karşısına.

İlk bölümüyle yeterince fark edilmese bile sahip olduğu sansasyonel içerik sayesinde ikinci bölümden itibaren gücünü ortaya koyarak zirveye yerleşti. Böylece, son zamanlarda Total’de zirveyi ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’a kaptırmakla birlikte, AB ve ABC gruplarında lider olan ‘Masumlar Apartmanı’, ilk bölümden itibaren Salı günlerinin adına dönüşüverdi. Zira Salı dendi mi akla hemen ‘Masumlar Apartmanı’ geliyor. Apartmanın sakinlerinin yine hangi sorunlarla yüzlerini gösterecekleri… Safiye, Gülben ve diğer aile fertlerinin ruh hali… Han ve İnci’nin ilişkilerinin nereye varacağı… Topluma yönelik mesajcılığı dillerden düşmüyor. Herkes merakla nasıl bir gelişme yaşanacağını bekliyor.

Ancak bu noktada sahnelerin uzun tutulması, Safiye’nin ölmüş annesinin sık sık ortaya çıkartılması, içerikteki bunalım-gerilim dozunun artırılması gibi olumsuzlukların diziye zaman içinde kan kaybettirebileceğini de işaret etmek isterim. Aman dikkat!

BİR ZAMANLAR KIBRIS İLE YAKIN TARİHE BAKIŞ

TRT 1’in bu sezon izleyici karşısına çıkarttığı bir diğer iddialı yapımı, ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’‘Bir Zamanlar Çukurova’ dizisinin izleyiciyi ATV’ye topladığı Perşembe akışına gayet başarılı bir performansla dalış yapan dizi, sezon ortası olmasına rağmen reyting yarışında hiç de geride kalmayarak TRT 1’in iddiasını sürdürmekte.

‘Camdaki Kız’ın sahne almasıyla birlikte değişen tabloda Total’deki yedinciliğine karşın AB’de üçüncü, ABC grubundaysa dördüncü sırada yer almakta. Bu hiç de küçümsenecek bir sonuç değil. Zira Perşembe akışında ünlü kadrolara sahip dizi bolluğu yaşanıyor. Böyle olduğu halde ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ olanca iddiasıyla çıktı ortaya ve tüm gruplarda uzun süre üstlerde kalmayı başaran ‘Mucize Doktor’u bile geçmeyi başardı. Az şey mi?

Kuşkusuz dizinin bu başarısında, yakın tarihe gerçekçi bakış yapan içeriğinin ve vatan mücadelesinin ne zorlu şartlar altında gerçekleştirildiğini yansıtan içler acısı sahnelerin etkisi büyük. Yanı sıra yapımın beğeni toplamasında, dönemin atmosferini hissettirme yönünün ve oyuncu performanslarındaki doğallığın etkili olduğunu da unutmamak lazım.

Kısacası; kurgu sektörünün şimdiye dek üstünde pek durmadığı Kıbrıs olayını mercek altına alıp yakın tarihe bakış penceresi açan ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ ekranın fark yaratan işlerinden! Bundan dolayı da TRT 1’e kazandırdığı başarıyı ve daha fazlasını bileğinin gücüyle elde ettiğini söyleyebiliriz. Tebrikler.

ANADOLU HAVASINI SOLUTAN ‘GÖNÜL DAĞI’…

Total’de ‘Kardeşlerim’in ardından ikinci gelmekle birlikte AB ve ABC gruplarında zirveye kurulan ‘Gönül Dağı’, TRT 1’in Cumartesi akışındaki büyük kozu. Neden derseniz… Kısa bir süre öncesine kadar gözde olan ‘Kuzey Yıldızı İlk Aşk’ ve ekrana çıkışı yılan hikâyesine dönüştüğü için çokça kan kaybeden ‘Savaşçı’ gibi yapımlar karşısında rahatlıkla galip gelmeyi başaran bu dizinin özü Anadolu havasını, oraların insan yapısındaki samimiyeti ve sıcaklığı hissettirmeye dayanmakta. Araya mizahi unsurlar da katmayı ihmal etmeyen dizinin bu özellikleri de izleyiciye cazip gelmekte.

Yarattığı doğal atmosfer ve Anadolu karakterlerinin başarısının yanı sıra yeni isimleri kadrosuna katarak kendini sürekli diri tutmayı başaran ‘Gönül Dağı’nın her bölümünün yeni öykülerle desteklenmesi de kayda değer bir ayrıntı.

Dolayısıyla Orta Anadolu’nun bozkırlarında geçen hikâyesiyle sadece Dilek-Taner aşkına odaklanmayıp aynı zamanda Anadolu havasını solutan ‘Gönül Dağı’nın gönül gücünün yüksekliğine bakıp, ‘Mavera’ dizisini de AB grubunda ilk on arasına sokan, TRT 1’in Cumartesi başarısı mevcut rakipler karşısında çantada keklik diyebiliriz. Zaman ne gösterir, o ayrı.

‘TEŞKİLAT’LA BAŞ ETMEK ZOR!

Yılın en iddialı dizisi olma hedefiyle yola koyulan ‘Teşkilat’, Pazar akışındaki rakiplerine karşı elde ettiği üstünlükle bu amacını hiç zorluk çekmeden gerçeğe dönüştüren bir dizi! İlk bölümden itibaren her üç grupta da birinciliği kapan ve tekrarlarıyla da ikinci gelen yapım, sahip olduğu avantajlar sayesinde baş edilmesi zor bir rakibe dönüşürken, TRT 1’i de reyting şampiyonu konumuna getirdi. İşin sırrı ne derseniz…

Tims&B imzalı ‘Teşkilat’ın bu başarısında öncelikli etken, Milli İstihbarat Teşkilatı’na ayna tutması oldu! Daha net ifadeyle, MİT’in kapılarını sivil dünyaya aralayan ve savaş teknolojisinde kullandığı bazı yöntemleri de ilk kez ekrana taşıyarak gerçekçiliğini ortaya koyan dizinin uyandırdığı ‘ajan’ merakı diyebiliriz.

Velhasıl-ı kelam; isimsiz kahramanların gerçek hikâyelerini ve Türk Milli İstihbaratı’nın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği başarıları temel alıp bunları, kendilerini ölü göstererek mücadeleyi sürdürme fedakârlığındaki yedi vatan sevdalısı kahraman üstünden aktaran ve işin duygusal yönünü de ihmal etmeyen ‘Teşkilat’ın en büyük gücü, istihbarat dünyasına dayalı içeriği!

Öte yandan ilk iki bölümden sonra ufak tefek aksaklıklar göstermeye başlandığı izlenimini verdiği gerçeği de göz ardı edilmemeli. Yine de, Serdar-Ceren ilişkisinde ya da operasyona giden bayan ajanın makyaj aşırılığı gibi hususlarda kimi mantıksızlıklar sergilense dahi, verilen mesajlarla ‘gövde gösterisi’ kıvamında öne çıkıp ‘‘Teşkilat’la baş etmek zor’’ dedirttiği aşikâr.

SONUÇTA; Ekran performanslarından da görüldüğü üzere, fantastik içerikli ‘Tozkoparan İskender’ ile çocuk izleyicisini de ihmal etmeyen, TRT 1’in dizi mantığı ve portföyü oldukça gelişmiş halde. Bir dönem yaşanan durağanlıktan eser yok şimdilerde. Özellikle bu sezon birbirinden kayda değer ve başarılı işler sunuldu izleyiciye. Salgına rağmen kaliteden ödün vermeyen yapımlarla haftanın günleri dolduruldu.

Dolayısıyla başlangıçta iyi sonuçlar almakla birlikte zaman içinde ‘Kuruluş Osman’ ve ‘Sadakatsiz’ gibi yapımlar karşısında gerileyerek kan kaybeden ‘Benim Adım Melek’ ile bu sezon ekran yorgunluğunun izlerini taşıdığı için AB’de dokuzuncu olup Total’de ilk on arasında yer bulamayan ‘Payitaht Abdülhamid’ dizilerinin yarattığı Çarşamba ve Cuma verimsizliğini saymazsak… TRT 1’in rakip kanallar karşısındaki büyük başarısından rahatlıkla söz edebilir ve ‘Büyük başarının adresi TRT 1’ diyebiliriz.

Son söz kurgu dünyasının unutulmaz isimlerinden olan Walt Disney’den gelsin… ‘Başarının yolu, konuşmayı bırakmak ve yapmaya başlamaktır’!

Anibal GÜLEROĞLU

guleranibal@yahoo.com

www.twitter.com/guleranibal