ENDEMOL’DEN YENİ BİR ADIM!

1994 yılından bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde ilgi gören yapımlarıyla televizyon dünyasına farklı renkler kazandıran ve ‘Big Brother’ ile reality formatında çığır açan Endemol, eğlence sektöründe lider konumunda bir kuruluş. Ülkemizde de 2008’de faaliyete geçip Film Gibi, Yarınlar Umut Olsun, Yoksa Rüya mı, Hayatımın Fırsatı, Akademi Türkiye, Wipeout, Fear Factor, Canlı Para, Benzemez Kimse Sana, Var Mısın Yok Musun isimli programlarla adından söz ettiren… Sonrasında 3+1, Eyvah Düşüyorum gibi popüler yapımların yanı sıra Paramparça, Sevdam Alabora, Serçe Sarayı dizileriyle de ülkemizdeki gelişimini sürdüren Endemol Shine Türkiye yeni bir adımla, bir ilke daha imza attı. Buyurun bakalım…

ENDEMOL SHINE TÜRKİYE-BÖCEK FİLM ORTAKLIĞI’NDAN ‘KAÇMA BİRADER’

Geçtiğimiz günlerde Soho House İstanbul’da düzenlenen basın toplantısı, Endemol Shine Türkiye’nin kendi yol haritasında bir ilke imza atarak sinema sektörüne girişinin habercisi oldu. Televizyonun ve interaktif platformların dışına yönelip filmcilikte de iddiasını sürdürmek isteyen Endemol Shine Türkiye’nin bu alandaki ilk işbirliği, Böcek Film’le… İki şirket arasındaki işbirliğinin ürünü de; Ömer Faruk Sorak’ın süpervizörlüğünde çekilen ve Emrah-Murat Kaman kardeşlerin imzasını taşıyan ‘Kaçma Birader’ filmi…

Bu konudaki ilk yorumum; Set arasında düzenlenen ve filmden ilk görüntülerin paylaşıldığı basın toplantısındaki konuşmaların, sinema dünyasına katılacak yeni soluk adına hayli ümit verici olduğu yönünde!

Çekimleri Taksim’de devam eden ‘Kaçma Birader’i ve Endemol Shine Türkiye’nin sinema alanına girişini tanıtan basın toplantısına katılan Ömer Faruk Sorak ile Endemol Shine Türkiye Genel Müdürü Gökhan Tatarer ve Ticari Direktörü Hakan Eren’in bir hayli heyecanlı olduklarını da söyleyebilirim.

‘Kaçma Birader’i, işbirliğinin portföyündeki 13 filmden biri olarak sunan Ömer Faruk Sorak, komedi filmlerinin çok yoğun olduğu bir dönemde alınan riskin büyüklüğün bilincinde ama buna rağmen projelerine oldukça güvenmekte. Sözü ortağına devrederken mikrofonla telefonu karıştırarak, yapılan işin heyecanını yansıtan Sorak, bu güveninde haksız da değil doğrusu. Zira ekranlardan sevilen yüzleri bünyesinde barındıran ve ustalarla yeni yetenekleri buluşturarak çekicilik potansiyelini artıran ‘Kaçma Birader’, tanıtımdan gördüğüm kadarıyla başarılı bir yapım olarak çıkacak karşımıza.

Televizyon programları, diziler ve sinema filmi ekseninde her alanda yer almaya çalışan Endemol’ün tüm dünyaya hitap eden kimliğinden bahseden Endemol Shine Türkiye Genel Müdürü Gökhan Tatarer de ‘Kaçma Birader’i güzel bir başlangıç olarak görmekte. Ömer Faruk Sorak’ın Böcek Film’iyle büyük adımlar atma peşinde olduklarını kaydeden Tatarer, bu yolun uzunluğunu saptarken kendi tarzında bir iş olan bu filmi de ‘Güzel bir başlangıç’ olarak değerlendirmekte. İyi başlangıçlar, iyi sonları getirir ne de olsa!

Basın toplantısında son sözü alan Endemol Shine Türkiye’nin Ticari Direktörü Hakan Eren’e göre, Endemol’e yeni bir yön kazandıracak olan bu birliktelik en kestirme ifadeyle ‘çözüm ortaklığı’! Birlikte yürünecek yolda ‘Kaçma Birader’ filmini ortaklığın ‘gözbebeği’ olarak gören Hakan Eren, diğerlerinden bir adım öne geçme formülünü de ‘Aslolan, içerik ve yaratıcılık’ şeklinde açıklamakta. Dizilerde de bu detaylara ne çok ihtiyaç var değil mi?

Ömer Faruk Sorak’ın geleceğin sinemacılarını mesleğe kazandırmanın önemini saptadığı toplantının ana fikrine gelince… ‘Yapmak kadar, yol açmak da önemli’! Doğru söze ne denir!

YOZGATLI BİR AİLE TAKSİM’İN GÖBEĞİNE DÜŞERSE…

Bobby isimli şirin köpeciğin de katıldığı basın toplantısında konuşmaların ardından filmin ilk sahneleri izlettirildi bize. Soho House İstanbul’un şahane ortamlı gösterim salonunda kısa süreli bir keyif yaşatan ve‘Hani çocuklar ölmezdi’ vurgusuyla dikkatimi çeken tanıtım sahneleri ‘Kaçma Birader’in içeriğini az çok anlattı.

Küçük çocuk sendromunun, aşağılanmadan duyulan bıkkınlık ve intihar niyetli dışavurumunu yansıtan bir mektubun dramatikliğinden komediye geçiş yapan film, sevdiği kızın peşine takılıp Yozgat’tan kaçan küçük oğullarını bulmak için İstanbul’a gelen bir ailenin Taksim’de geçen öyküsünü anlatmakta.

Yozgatlı bir aile hiç bilmedikleri İstanbul’a apar topar gelmek zorunda kalırsa… Bir de İstanbul’un vahşi ormanı diyebileceğimiz Taksim’ine yolları düşerse başlarına neler gelebilir diye sorgulayan bu öyküde, Taksim’e özgü ne varsa mevcut. Aslında bu açıdan bakıldığında Taksim başrolde, diğer karakterler de onun çevresinde kendi hikâyelerini vermekte. Şöyle ki; fal kafelerden Tarlabaşı’na, türkü barlardan kulüplere… Taksim’i, Taksim yapan tüm aktörler başköşeye kurulmuş. Üstelik gerçekliğin getirdiği doğallıkla! Bu da komediyi ve cümbüşü yaşamak için ideal bir detay.

Kısacası; Çekimleri devam eden film tamamlanıp 4 Mart 2016’da vizyona girdiğinde, Murat Kaman – Defne Deliormanlı ikilisinin yönetmenliğinde mekânlarla karakterlerin tam dozunda harmanlandığı bir yapım izleyeceğimizi düşünüyorum. Hadi hayırlısı.

OYUNCULAR VE İÇERİK COŞKU DOLU

Taksim’i merkezine alarak konusunu geliştiren ‘Kaçma Birader’i benzerlerinden ayıran baş neden, Endemol Shine Türkiye’nin ilk sinema projesi oluşu. Ancak yanı sıra oyuncuların ve bununla bağlantılı olarak içeriğin coşku dolu yapısını da hesaba katmak gerek.

Rollerini yansıtan biçimde basın toplantısına katılan oyuncular, gerek izlediğimiz sahnelerde gerekse soruları yanıtlarken alabildiğine neşeli. Adeta ilk adım sayılan böyle bir projede yer almanın coşkusu onları da etkisi altına almış. ‘Ne güzel’ diyelim…

Rambo lakabı ve Ramazan Kolçak kimliğiyle ailenin sıra dışı annesini canlandıran Melek Baykal için ‘Kaçma Birader’in yeri apayrı. Zira bu film sadece Endemol için değil, onun için de bir ilk! Sinemadaki ilk adımını Böcek Film ile atan Melek Baykal ‘Hiç sinema yapmadım’ derken, ekibin gücünü ve senaryonun süperliğine övgü yağdırmakta. Yozgatlı çok özel bir ailenin serüvenini anlatan filmden umutlu olduğunu belirten Melek Baykal keyifle çalıştıklarını vurgularken de, ‘Nazar olmasın inşallah’ demeyi ihmal etmemekte. Amin.

‘Paramparça’nın paragöz halası Keriman’ı canlandıran Nursel Köse derseniz, hem yapımda hem de basın toplantısında ‘Ver coşkuyu’ tarzında… ‘Kaçma Birader’de gecelerin vamp kadını Züleyha şeklinde kendini gösterince Zafer Algöz’ün canlandırdığı Muammer Baba’ya ‘‘Dayımın oğlu, Kenan İmirzalıoğlu’na dönmüş’’ dedirtecek derecede duş etkisi yaratıveriyor mesela… Laf aramızda Nursel Köse’ye de pek bir yakışmış o haller. Oyunculuk başarısı, işte böyle şekilden şekle girme marifetinde çıkıveriyor ortaya.

‘Kardeş hikâyesinde olmak çok keyifli’ diyen ve yüzünden gülümseme eksik olmadan herkese yetişen Necip Memili, gecelerin adamı Şişe Kadir pozisyonunda… Nursel Köse tarafından canlandırılan Züleyha’nın kocası. Tencere-kapak durumunda her ikisinde de eğlence ve neşe tavanda.

Zafer Algöz’ün filmdeki konumu, ailenin reisi olmak… Özel Halk Otobüsü şoförü… İki oğlu, bir kızı, bir de damadı var. Çocuklar arasında denge kurmakta ve aileyle baş etmekte sıkıntı yaşıyor. Hayatı, bıkkınlık üstüne. Taksim’e düşünce gözü açılacak mı acaba?

Algı Eke’nin canlandırdığı Esma ile Cihan Ercan’ın hayat verdiği kocası Halil, geniş ailelerin demirbaşı gibi… Çocuk yapma çalışmalarına başlamış bir çift durumunda güldürecekler bizi.

Ailenin büyük oğlu Erdinç, bütün kızların kendisine tutulduğunu sanan bir karakter. Onu canlandıran ise senaryoda da imzası bulunan Emrah Kaman.

Yozgat’tan Taksim’e yol öyküsü yazılmasına neden olan küçük oğlan Eren’i, Nejat Uygur canlandırıyor. Kendisine başarılar dilerken isim benzerliğinden tiyatro ustasıyla karışıklık yaşanmaması uyarısını yapalım.

‘Kaçma Birader’in sürpriz yüzü, Alina Boz… ‘Paramparça’nın Hazal’ı burada da yine aile karıştırıcı konumunda diyebiliriz. Zira uğruna kaçılan kız yani Melis olarak, evin küçük oğlunu yerinden yurdundan ederek ailenin düzenini bozacak.

Sözün kısası; Endemol Shine Türkiye-Böcek Film yapımcılığındaki ilk iş olan ‘Kaçma Birader’de içerik coşku dolu… Karakterlerle, oyuncular da gayet uyumlu. Dolayısıyla Ayhan Sicimoğlu, Ali İhsan Varol, Meltem Yılmazkaya, Cemil Şahin, İlker Kızmaz, Muharrem Bayrak, Sadi Celil Cengiz, Ayhan Taş gibi isimlerin konuk oyuncu olarak katıldığı yapımda taşlar yerli yerinde diyebiliriz. Temel de sağlam olduktan sonra gerisi gelir nasılsa.

Sonuçta; Dörtte üçü bitmiş vaziyette olan‘Kaçma Birader’ bir günde geçen hikâyesiyle, bir günde bir ailenin başına gelebilecek her şeyi gösterecek bize. Komedisini, kırsal kesim-mega kent ikileminden güç alarak yaratacak olan filme, gece hayatının şarkılı türkülü atmosferinden, geniş ailelerin karmaşık yapısına türlü katalizörler de renk katacak.

Anlayacağınız Yozgat’tan çıkmış bir aile Taksim’in göbeğine düşerse bir gecede başına neler gelebilir mantığıyla hareket eden ‘Kaçma Birader’, ekibin de dediği şekliyle, çok gollü bir maç gibi… Ve herkese hitap edecek bir eğlencesi mevcut!

Tablonun bütününü ve Endemol Shine Türkiye’nin sinema yelpazesinden gelecek esintinin başarı kıvamını, yeni yıldaki vizyon sonrasına bırakarak koyalım noktayı.

Anibal GÜLEROĞLU

www.twitter.com/guleranibal