Türkiye Elazığ’ı Konuşuyor Ya Siz Neyi Konuşuyorsunuz?

Gerek magazinde, gerekse televizyon ve sinemada hızla değişiyor görünmesine karşın aslında kendi içinde sirkülasyon yapan konularla karşımıza çıkartılanlarda ne kadar büyük bir boşluk ve kanıksanmışlık olduğunu hiç düşündünüz mü?

Feşmekân hanım, fişmekan beyle fi tarihinde çevirdiği dizide o kadar çok öpüşme tekrarı yaşamış ki dudakları morarmış… Vah, vah, vahhh…

Falanca dizinin filanca oyuncusu şunu demiş… Çok mu önemliydi?

Tümden gemi azıya alanlar, birlikte olacakları erkeğin her yerlerini tatmin etmesini istermiş. Zoraki kahkahaların bittiği yerde tatmin sendromu çıkmışsa bize ne?

Bilmem kaçıncı kez uyarlanarak huzura getirilen yapımların devamında nasıl gelişmeler yaşanacakmış? Sanki konuları bilmiyorduk da gelişmeleri çok merak ediyorduk.

Altınları dağıtırken, kendine yakın bulduğu üstünleri pohpohlayan ve kadrolaşarak suyu çıkartılan, ödülleriyle düşündüren organizasyonlar da bu rutinin birer parçası. Aman bir heyecan, bir heyecan… Kim için? Tabi ki, oralara katılma şerefine(!) nail olanlar için. Yoksa kendi yaşam organizasyonlarını layıkıyla gerçekleştiremeyenler için her yıl aynı yüzlerin boy gösterdiği işlerin pek de kıymeti harbiyesi yok. Onlar ‘Fatih Harbiye’ izlemeyi, sahte gülüşleriyle kokoşluklar sergileyenlerin endamlarına tercih ederler.

Anlayacağınız medyanın gittikçe artan yönlendiriciliğinde; önümüz, arkamız, sağımız, solumuz hep böyle fındık kabuğunu doldurmayan işgüzarlıklarla sobeleniyor…

Elden bir şey gelmez. Çünkü bunlar ilgi çekmenin temel taşları. Üstelik ‘merak’ dürtüsüyle aklı başında konulardan katbekat daha çok rağbet gördükleri de bir gerçek. Her ne kadar kocaman kocaman balonlar oldukları bilinse de…

İşte tüm bu sıradanlıkların arasında insanın gerçekten de desteği ve ilgiyi hak eden işler görme arzusu daha çok kabarıyor. Neyse ki, sanatın gerçekliğini hissettiren örnekler az biraz devreye sokuluyor da tümden boşlaşmaktan kurtuluyoruz.

Aslında 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali’nin sloganı olan başlığı taşıyan bu yazı da, böylesi bir etkinliği işaret etmekte.

***

Tiyatro Grubu’nun sanat yönetmenliğini Ferhat Bibal’in yürüttüğü EMSAD (Elazığ Müzik ve Sanat Derneği) tarafından, 1-8 Kasım tarihleri arasında Nejat Uygur onuruna düzenlenecek olan ve şehir için ‘Olimpiyat’ değerinde görülen 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali, amatör tiyatroyu geliştirmek, gençleri sanata teşvik etmek ve ‘İnsanı, İnsana İnsanla İnsanca anlatma sanatı’ olarak kabul edilen tiyatroyu sevdirmek amacını taşımakta.

Olabildiğince çok insanı kucaklamak isteğindeki 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali’nin en büyük özelliği; hayatta olup da heykeli dikilen ilk ve tek tiyatro sanatçısı Nejat Uygur’un isminin, ilk kez henüz hayattayken Türkiye’de bir tiyatro festivaline verilecek olması!

Bunun dışında festivalin, stratejik bir bölgede yer alan Elazığ’da kültürel ve sanatsal etkinliklerin yaygınlaşmasına katkısı da kayda değer. Bundan dolayı 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali, sanatsal faaliyetler içine çekmeyi hedeflediği gençlerin topluma yararlı bireylere dönüştürülmesi adına önemli bir rol üstlenmiş durumda.

Diğer doğu illerine örnek teşkil edip öncülük yapması beklenen festivalin bu özelliklerinin ötesinde içeriği de dolu dolu.

***

İsminin kullanılmasını hiçbir karşılık beklemeden kabullenen Nejat Uygur’a verilecek Onur Ödülü’nü; Süha, Behzat ve Süheyl Uygur kardeşlerin alacağı 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali’nde ayrıca festivale katılacak tiyatro ekiplerine, sanatçı, yönetmen ve oyunculara da 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali Nejat Uygur Sanat Ödülleri verilecek.

Nejat Uygur ve Ailesi’nin hayatlarına dair kesitlerle Türk Tiyatrosu’na yaptıkları katkıların her oyun öncesi slayt gösterileriyle anlatılacağı festival süresince yedi bölgeden festivale katılacak olan tiyatro ekipleri, Nejat Uygur Sanat Ödülleri’ni alabilmek için kıyasıya yarışacaklar.

Tüm tiyatro ekiplerinin sanat yönetmenlerinin, Nejat Uygur’u yerinde ziyaret etmesiyle açılışı yapılacak olan 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali’nde gösterime girecek tiyatro oyunları, konserler, geziler ve bütün etkinlikler, halka ücretsiz olarak sunulacak.

Marmara Bölgesi’ni temsilen Sarıyer Belediyesi Tiyatrosu’nun yer aldığı festivalde Denizli Belediyesi Genç Denizli Tiyatro Kulübü, Ankara Çağdaş Sanat Merkezi, Antalya Kırmızı Kalem Tiyatro, Sinop Hayaller Tiyatrosu ve Gaziantep Bir Başka Tiyatro kendi bölgelerini temsil edecekler.

EMSAD Tiyatro Kulübü, Elazığ Çira-i Osmanlı Tiyatro Atölyesi, Bingöl Üniversitesi Tiyatro Topluluğu ve Malatya Sahne Sanatları Merkezi’nin katılımıyla ağırlığın Doğu Anadolu Bölgesi’nde olduğu festivalde, tiyatro faaliyetlerinden başka salon lobilerinde de Nejat Uygur resim sergileri sanatseverlerle buluşturulup konferans ve çeşitli etkinliklerle sanat bilinci aşılanacak.

Bu ön bilgiler ışığında görünen o ki, Elazığ ve çevresi sekiz gün boyunca sanata doyacak. Büyük şehirlerde gittikçe daha çok kendi yağıyla kavrulmaya başlayan tiyatro adına güzel bir girişim ve teşvik olarak algıladığım 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali’nin yolu açık olsun diyorum.

Tabi, henüz filizlenme safhasında olan 2. Elazığ Ulusal Tiyatro ve Turizm Festivali’ne destek için Elazığ’ın ve bölgenin sanatla kalkınacağını söyleyen yöneticilerle iş adamlarına da büyük görev düşmekte olduğunu hatırlatarak.

Elazığ’ı ve sanatı sözde değil, özde sahiplenerek ellerini taşın altına koymaları, eminim ‘Türkiye Elazığ’ı konuşuyor. Siz neyi konuşuyorsunuz’ sloganıyla yola çıkan ve hedefleri dünyayı konuşturmak olan Elazığlıların da ortak isteğidir.

Anibal GÜLEROĞLU

www.twitter.com/guleranibal