Hayat tek başına zordur

Geçen hafta DOT’un tiyatroya ormanda devam edeceği haberiyle sevinmiştik ya, tiyatro alanında iç açıcı haberler gelmeye devam ediyor. “Salonlar kapanıyor, topluluklar ne kadar ayakta kalabilecek belli değil, bunun nesi iç açıcı?” doğru soru olabilir ama dayanışmanın artması iç açıcı mesela. Ortada bütün sektörü ilgilendiren bir sorun varsa yapılması gerekenin el ele vermek olduğunun görülmesi iç açıcı. Birlikte yeni formüller üretmenin peşine düşülmesi, kolay kolay vazgeçilmemesi, birilerinin çıkıp tiyatro yapacak yeni alanlar açmaya çalışması, koşulları zorlaması, bunlar hep iç açıcı.

Küçükçiftlik Park ve Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda oyunlar devam ediyor. Şimdi de karantinanın en yoğun zamanlarında Dayanışmanın 100’ü Şiir projesini hazırlayarak tiyatro emekçilerine zor günleri atlatmakta minik de olsa bir destek yaratan ekipten E. Feza Soysal, sorumlusu olduğu An Yapım’ın güçlerini UNIQ İstanbul’la bileştirerek Sahnede Yeniden Buluşuyoruz adlı bir etkinlik düzenliyor.

Buluşma, 7 Eylül’de Levent ÜzuTiyatrosu ve İzmir Halk Tiyatrosu ortak yapımı “Aziz Nesin Kabare” ile başlayacak, 30 EyluTiyatro Martı yapımı “Hoşgeldin Boyacı” ile sona erecek. Arada da Dostlar Tiyatrosu’nun “Bir Delinin Hatıra Defteri” ve “Yaşamaya Dair” oyunlarından pandemi öncesi sezonun yenilerinden TiyatrOPS yapımı “ÜbuHep Übuve Reha Özcan’ın “Bir Garip Orhan Veli”sine, Kumbaracı50’nin “Kaldırım Serçesi”ne kadar gayet zengin bir program seyirciyle buluşacak. Her şey 400 izleyici kapasiteli açık hava sahnesinde, Covid-19 tedbirlerine uygun sosyal mesafe ve hijyen kurallarıyla hayata geçirilecek.

Hayat tek başına zordur

İşin en mutlu edici kısmı, kimsenin maddi çıkarı olmadan kimseye günahını vermeyeceği ezberinin hüküm sürdüğü günümüzde, Uniq İstanbul, açık hava sahnesini topluluklara bedelsiz olarak açıyor. Tiyatronun bu süreçte ekonomik olarak en çok zorlanan sektörlerden biri olduğunu göz önünde bulundurarak ve “Bize ne efendim, her şeyin bir bedeli var, bizim de zararımız çok” demeyerek. Bence uzun vadede her iki tarafın da birbirine ihtiyacı olduğunu bilerek. Öyle ya, sahnelerde bir takım tiyatro gösterilerinin yer alması için birilerinin tiyatro yapmaya devam edebilmesi gerekiyor. 

Bunun gibi ticari kaygılarla değil dayanışma amacıyla yola çıkılmış bir buluşmada neden kolaylaştırıcı sponsor imzaları görmediğimizin cevabı ise “Çünkü kimseye ulaşıp sormadık” değil, kuşkusuz.  Organizasyonu üstlenen An Yapım, teknik masrafları karşılamak üzere sponsor arayışlarını epeyce sürdürmüş ancak sonuç alamamış. Ancak görüldüğü bu onların elini taşın altına koymasını engellememiş.

Her biletin, Türkiye tiyatrosu emekçilerinin yeniden ayağa kalkması için bir tuğla işlevi göreceğini söyleyen E. Feza Soysal, yazdığı manifestoda “Sanatın birleştirici gücüne güvenerek hem sahneye hem de seyir yerine yeniden merhaba diyoruz” diye sesleniyor: “Tiyatronun iyileştirici ve birleştirici gücüyle her şeye rağmen perdeyi birlikte açıyoruz. Hayat tek başına zordur. Dünya zorludur. Tiyatroda ‘yan yana’ olalım, sahnede ‘yeniden’ buluşalım.”

Hayat tek başına zor, ayrı ayrı evlerimizde kaldığımız aylar boyunca deneyimledik ve gördük bunu. Şimdi yeni bir sosyalleşme biçimiyle başka bir hayata ayak uydurmaya çalışacaksak tutkal olarak paylaşılan hikayelere çok ihtiyacımız var. En ‘dolaysız’ buluşma alanımızı savunmaktan vazgeçmeyelim.