İnsan dayanışmayla yaşar

Başa gelen kötülükler karşısında iki davranış biçimi oluyor genellikle. Topu başkasına atıp sayıp sövmek, haklı veya haksız öfke patlamaları yaşamak, durum yeterince kötü değilmiş gibi etrafa hayatı fazladan zehretmek birinci seçenek. Aslında bayağı rahat bir pozisyon, yaralı parmakla işin olmuyor, zaten en haklı, en mağdur ve en kızgın sensin. Oturduğun yerden sağa sola laf atabilir, duruma ucundan bucağından el atanlarla da dalga geçebilirsin. Onlar senin sahip olduğun keskin zekâdan yoksundur, meselenin bir düzen sorunu olduğunu fark etmeyecek kadar aymazdır, yapabilecekleri bir şey olduğunu sanıp debelenmektedirler.

Hah, işte bu yazının konusu o ikinci grup. Karantinaya ilk girenler olan tiyatroların dayanma gücü tükenirken, tiyatro emekçileri işsiz kalıp kirasını nasıl ödeyeceğini bilemezken sinirlenip söylenmek yerine bir şeyler yapmaya niyet edenler. Sorunun kökünün daha derinde olduğunu bilmediklerinden değil, geçici de olsa bir can suyu olur diye. “İnsan dayanışmayla yaşar” gibi bir inanca sahip oldukları için.

Uzun lafın kısası, “Dayanışmanın 100’ü Şiir” platformu önceki akşam açıldı. Nedir bu? Çoğu temsil başına yevmiye usulü çalışan iki binden fazla tiyatro emekçisinin bu dönemi dayanışmayla atlatabilmesini amaçlayan bir oluşum. Ali Düşenkalkar, Bahar Çuhadar, Çağlar Çorumlu, Emre Feza Soysal, Mehmet Sarıca ve Tilbe Saran öncülüğünde kurulmuş, şairler ve yayıncılar şiirleri, tiyatro ve sinema dünyasından 100 oyuncu da sesleriyle destek vermiş.

Her bir sanatçının evinde okuyup kaydettiği şiir videoları Dayanismanin100usiir.org adresi üzerinden ücretsiz olarak erişime açıldı. 100 kişiyi burada sayamayacağımız aşikâr ama Demet Akbağ’dan Ozan Güven’e, Demet Evgar’dan Hasibe Eren’e, Haldun Dormen’den Erdal Beşikçioğlu’na uzanıyor. Genco Erkal gibi şahane şiir okumasına alışık olduklarımız yanında hiç şiir okuduğunu hayal edemeyeceğimiz isimler de var. Açıkçası, şiir dinlemeye pek bayılmayan benim için bile sürprizli bir keşif yolculuğu oldu. Ah Muhsin Ünlü’nün çok sevdiğim şiiri “Resulullahla Benim Aramdaki Farklar”ı Alican Yücesoy’dan birkaç kez dinlediğimi, Taner Birsel Sabahattin Kudret Aksal’ın “Okul Dışı” şiirini okurken “Ama bu da başka bir şey” dediğimi itiraf edebilirim. Fırat Tanış, Zuhal Olcay, Tuğrul Tülek bestelenmiş şiirlerle katılmışlar, Metin Akpınar “Ve Perde” belgeselinde seslendirdiği Haldun Taner öyküsüyle. Haldun Dormen bir tatlı selam yollamış, bir de küçük dörtlük.

Neticede zaten mesele ne ile katıldığın, nasıl okuduğun değil, mesele “Meslektaşlarımın derdini görüyorum, buradayım, yanlarındayım” demenin bir yolunu bulmak. Platform açıldığından beri katılmak, içinde yer almak isteyenler oluyormuş, belki ikinci bir 100 daha eklenir. Ama şimdi asıl mesele bu iyi niyetli girişimin “Ne de güzel okumuşlar” ile kalmayıp maddi karşılığını bulması. Toplanacak bağışlar, tiyatro emekçilerine haftalık 250 TL’lik ‘Birlikte Kart’lar halinde dağıtılacak. Birlikte Kart gıda, hijyen ve eczane masraflarını, fatura ödemelerini pos cihazı geçen işletmelerde karşılayan bir kart.

Hem zor durumdaki meslektaşlarına destek olmak isteyen oyuncular hem tiyatrolar yaşasın isteyen ama ne yapacağını bilemeyen seyirciler için bir seçenek. Tabii bir diğer seçenek de şiir okuyanlarla alay etmek ama ondan alınan alkış çok da uzun ömürlü olmayabilir.