Mutlu aileler neyi farklı yapıyor?

Bu haftayla ramazan ayına başlangıç yaptık. Ramazan denilince, neredeyse belli bir yaşın üstündeki herkesin geçmişteki ramazanlara özlem duyduğunu, beraber oruç açılan o neşeli iftar sofralarını hasretle andığını görebilirsiniz. Ben de bu gruba dâhilim. O sofraları hatırlayınca, sanki eski zamanlarda mutlu bir aile olmak çok daha kolaymış ve biz o zamanların değerini bilememişiz gibi hissediyorum bazen.

Ancak işin aslı böyle değil. Çoğu insan için daha mutlu olmanın şartı daha iyi maddi koşullara sahip olmak. Ancak biraz önce bahsettiğim özlemi yaşayan insanların belki de önemli bir kısmı, geçmişteki maddi imkânlarına oranla daha iyi durumda olsalar da, şu anda eskisi kadar mutlu hissetmeyebiliyorlar. Mutlu olmak için büyük şeyler beklerken, asıl mutluluk kaynağı olan küçük ve basit şeyleri gözden kaçırıyoruz. Bu yazımda, bugüne kadar karşılaştığım, mutlu olduğunu düşündüğüm ailelerin bazı ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Belki de ramazan ayının getirdiği duygularla birlikte, bu küçük şeyleri tekrar ailemize dâhil edebiliriz.

Mutlu aileler neyi farklı yapıyor

İlk olarak şunu söylemek istiyorum: Her aile inişler, çıkışlar yaşayabilir. Bir aile içinde bazen neredeyse sokaktan duyulabilecek kadar güçlü kahkahalar olabilirken, bazen de gerginlikler, soğukluklar ortaya çıkabilir. Bu durum çok doğal. Ama önemli olan, birlikte olabilme gayreti. Bugüne kadar karşılaştığım neredeyse her mutlu aile tablosunda, aile üyeleri beraber bir şeyler yapma gayretini hiç kaybetmemişlerdi. Ve bu beraber bir şey yapmanın en önemli parçası, akşam yemeklerini beraber yemek ve az bile olsa sohbet edebilmekti. Telefonlar, bilgisayarlar içeride bir yerde, aile üyeleri hep birlikte neşeyle yemek yiyebiliyorsa ve bunu düzenli yapıyorsa o aile genellikle mutludur diyebiliriz.

Karşılaştığım bir diğer mutlu aile özelliği ise anne babanın çocuklarının önünde birbirini sevdiğini göstermesidir. Anne babasının birbirini çok sevdiğini hisseden bir çocuk, yetişkin olduğunda sevmekten, duygularını ifade etmekten korkmuyor, bunu bir zayıflık olarak görmüyor. Çünkü çocuk gözünün önünde müthiş bir örnekler büyümüş; anne babasının sevgisiyle. Peki bir anne baba çocuğuna aralarındaki sevgiyi nasıl gösterebilir? En basit haliyle, sevgi cümlelerini çocuklarının yanında da kullanarak, kendi sevgilerinin gelişiminden bahsederek, sarılarak bile bu sevgi çocuklara gösterilebilir.

Uzun süre çok başarılı olan özel şirketlerin bu başarısının arka planı araştırıldığında, böyle kurumların şirket gelenekleri ve ritüelleri olduğu görülüyor. Aile de toplumsal bir kurum. Mutlu ailelerin gelenekleri olması, ritüelleri olması bu mutluluğu uzun süreli hale getiriyor. Mesela kendi ailemden bir örnek vermek isterim: Her bayram arifesinde, tüm aile mezarlık ziyareti yapmak bizim aile geleneğimizdir. Haftada ya da iki haftada bir özel bir yemekle tüm aile bir araya gelmeye çalışırız. Örnek olacak aile geleneklerine, beraber maç izlemek, Pazar günü ritüelleri, özel gün buluşmaları da sayılabilir.

Ve son olarak şunu söylemek istiyorum: Mutlu ailelerde, üyeler birbirlerinin sınırlarına saygı duyuyorlar, ayrı bir birey olduğunu, farklı tercihleri olduğunu kabullenmiş oluyorlar. Bu özellikle bizim gibi toplulukçu kültürlerde kabullenmesi zor bir gerçek. Ancak sadece aynı evin için bir odaya girerken kapıyı çalmak bile önemli bir saygı göstergesi. Unutmamak lazım, saygı gösterince saygı görürüz.

Kendine iyi davran, görüşmek üzere...