Pandemi sürecinde tükenen anne babalar

Anne veya baba olmanın hep ne kadar değerli olduğunu ve kutsal yönlerini vurguluyoruz. Ebeveynler, çocuklarının ruh sağlığını, sağlıklı gelişimini ve geleceklerini düşünmek zorunda. Ancak eskiden bir şekilde alıştığımız kurallar çerçevesinde yürüttüğümüz bu görevler, içinde bulunduğumuz zorlu zamanlarda daha zor ve kafa karıştıran bir hale geldi.

Şimdi bir evin içine göz atalım. Melike Hanım, çalışan bir anne. 9 ve 11 yaşlarında iki çocuğu var. Eskiden sabah hep birlikte kalkarlar, servis çocukları okula götürür, bazen de baba Cemil Bey götürürken, kendisi de işine giderdi. Melike Hanım ve Cemil Bey çocuklarının sağlıklı gelişimi için koyduğu kurallar biraz dirençle karşılaşsa da çocukları tarafından kabul edilmiş durumda. Abur cubur yenilip yenilmeyeceği, tablette ne kadar zaman geçirileceği, kaçta yatılacağı gibi konular bir sistem içinde işliyor. Eskiden böyleydi ama pandemi süreci tüm kuralları altüst etti.

Melike Hanım ve Cemil Bey yeni normal dediğimiz düzende, evden çalışmaya başladılar, çocuklar derslerine evden giriyorlar. Hem kendileri hem de çocuklar çok bunalmış durumdalar. Çocukları için kaygılanan anne baba, kendilerini unutup tamamen çocuklarına odaklanıyorlar. Ama yine de bunca çabaya rağmen eski kurallar işlemiyor. Daha da zorlamak istiyorlar ama, bir yandan çocukların da çok sıkıldıklarının farkındalar. İşte böyle arada kalmışlıklardan dolayı farkında olmadan psikolojik anlamda tükeniyorlar.

Pandemi sürecinde tükenen anne babalar

Ebeveynliğin o kadar ödüllendirici, tatmin edici ve harika olduğu hem açık hem de dolaylı olarak bize öğretildi, çocuğun bir gülümsemesi ya da başarısının her şeye değer olduğu söylendi. Bugüne kadar zihnimize yerleşen bu kutsallık algısı sebebiyle, bazen annelikten ya da babalıktan yorulduğumuzda, öfkeli ya da bıkkın hissettiğimizde kendimizi suçlamamız sık karşılaşılan durumlardan. Halbuki hissettiğimiz o olumsuz duygunun bize verdiği mesajı iyi anlarsak çocuklarımızla çok daha sağlıklı bir ilişki kurabiliriz.

Anne babalıktan yorulmak, bıkmak ya da bazen çocuklara karşı öfkeli hissetmek gayet doğaldır. Ama mükemmel ebeveyn olmaya çalışırken bu duyguları görmezden gelebiliriz. Bu duygular bize kendimize dönmemizi, dinlenmemizi veya kendi şarjımızı doldurmamız gerektiğini söylüyor olabilir. Ebeveynleri bir çeşit büyük pil gibi düşünebiliriz, çocuklarını şarj eden bir cihaz. Eğer ebeveyn kendini şarj etmezse çocuklarına verecek enerji bulamaz. Peki bir ebeveyn, tükendiğini nasıl anlayabilir? Eğer yataktan kalkmak için bile enerji bulmakta zorlanıyorsa, eskiden zevkle yaptığı şeyler için bile enerji bulamıyorsa,  çocuklarınıza karşı soğuk ve ilgisiz hissediyorsanız, artık ebeveyn olmak size hiç keyif vermiyorsa, çocukların olağan hatalarına bile aşırı tepkiler veriyorsanız tükenmiş olabilirsiniz.

Ebeveyn tükenmişliği çözümü olan bir problem. Ama önce kişinin böyle bir problem yaşadığını bilmesi gerekiyor ki, çözüm için adım atsın. İlk olarak şunu bilmeniz gerekiyor, çocuklar o kadar da kırılgan varlıklar değil. Yani sizin verdiğiniz her tepki travmaya sebep olmaz. Önemli olan ailenizin psikolojik atmosferidir. Eğer sevgi ve şefkatli bir havası varsa evinizin, yaşanılan sorunlar çocukların ruhunda kayda değer hiçbir iz bırakmayacaktır. Bir diğer konu da, ebeveyn çocuk ilişkisinin kurallardan önemli olması. İyi bir ilişki varsa, arkasında başarı da gelecektir. Kurallar uğruna ilişkileri ihmal etmemelisiniz. Özellikle içinde bulunduğumuz zamanlarda biraz esnek olmakta fayda var. Ve son olarak anne babalar ne olursa olsun kendilerine şahsi olarak zaman ayırmalılar. Bazen aile büyüklerinden de destek alarak çocukları olmadan bir akşam yemeği yemek ilişkiyi güçlendirir. Ya da baba çocuğa bakarken annenin arkadaşlarıyla bir kahve içmesi anneye iyi hissettirir. Bunlar çocuklarınızdan çaldığınız zamanlar değil; siz iyi ve keyifli olursanız çocuklarınız da öyle olacaktır.

Kendine iyi davran, görüşmek üzere...