Emin adımlarla ilerliyor

Günümüzde en çok sevilen markalar da güncel kalabilmek için başka markalarla iş birliği yapıyor. Malum, devir iş birliği devri.

Bu hafta İstanbul’da yerli bir markayla dünya çapında bir İtalyan markasının iş birliği Begüm Khan x Aquazzura koleksiyonu tanıtıldı.
Birkaç hafta önce Londra’da da tanıtımı yapılan koleksiyonda horoz, kalp, orkide, böcek ve ananas figürleri öne çıkıyor.

Her figür aynı zamanda iyi birer hikâye anlatıcısı. ‘Khepri’ olarak da bilinen Beetle, Mısır mitolojisinde “iyi şansı” ve “ölümsüzlüğü” sembolize ediyor, ‘horoz’ figürü, Çin kültüründe “güneş” ve “diriliş” anlamına gelirken, Aquazurra’nın sembolü ‘ananas’ refah ve misafirperverliği çağrıştırıyor.

Kol düğmeleriyle başladığı markasının ilhamını Osmanlı takı kültüründen ve mirasından alarak ihtişamlı küpe, kolye ve keselerden oluşan koleksiyonlara yönelen Begüm Kıroğlu’nu dayısı Serdar Gülgün sayesinde tanımıştık.

Emin adımlarla ilerliyor


Şimdi ise Begüm Khan markası ile uluslararası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu iş birliği de bunun önemli bir göstergesi.

Musa Dağdeviren’e iki büyük ödül

Chefs Table belgeseline de konuk olan, İstanbul’daki Çiya’nın kurucusu Musa Dağdeviren’in 512 sayfalık İngilizce kitabı ‘The Turkish Cookbook’ mart ayında Phaidon Press tarafından tüm dünyada yayımlandı.

Fotoğraflarını Toby Glanville çekti.

Musa Dağdeviren’in en büyük hayali, ülkemizin hak ettiği mutfak enstitüsünün kurulduğunu görmek.

Bunun için çalışıyor, biriktiriyor, ‘Yemek ve Kültür’ dergisinde, Çiya Vakfı’nda ve lokantalarında yaptıklarıyla ileride kurulacak enstitüye bilgi birikimi sağlıyor.
Bir şeften çok, bir yemek antropoloğu kendisi.

İşte bu yüzden ‘The Turkish Cookbook’, Türk mutfağının dünyaya tanıtımı için çok değerli bir kaynak.

Kitapta tarhanadan musakkaya tam 550 reçete yer alıyor.

Emin adımlarla ilerliyor


Peynir, tarhana, yoğurt, lor, çökelek, erişte, kuskus gibi özel yiyeceklerin yapımının anlatıldığı tariflerin yanı sıra klasik yemeklerimizden tas kebabı, imambayıldı, nohut, işkembe, mercimek çorbası gibi çeşitlerle beraber hodan, keledoş, şiveydiz, keşkek, arapaşı, çinçar çorbası, analıkızlı, labada, kocakarı aşı, ördek mantısı gibi yerel örnekler de yer alıyor.

The Turkish Cookbook, çorbalardan soğuk ve sıcak yemeklere, tatlılardan şerbetlere, kebaplardan hamur işlerine uzanan birçok seçenek sunuyor.
Şimdi ise Musa Dağdeviren’in The Turkish Cookbook adlı kitabı gastronomi dünyasının prestijli ödülleri 2020 Gourmand Cookbook Ödülleri’nde Şefin Kitabı ve Akdeniz mutfağı kategorilerinde iki ödüle birden değer görüldü.

Klasik yemeklerimizle yerel yemeklerimizin bir arada sunulduğu kitapta, özel günlerde yapılan yiyeceklerin anlatımı, yemekler üzerine hikâyeler, hangi yemeği hangi mevsimde neden yediğimize dair küçük bilgiler de bulunuyor.

“Ben bir yemeği neden, niçin ve nasıl yediğimizi anlatmak istedim. Bunun yanına da ritüel yemeklerini eklemek istedim. Yani ramazan, bayram, Paskalya, Nevruz, Hıdırellez ve çocuğun dişi çıktığı zaman yaptıklarımız gibi özel günlere dair yemekleri bir araya getirmek... Bu fikir onların çok hoşuna gitti. Her bölümde bu hikâyelerle Türk mutfağının temelini oluşturan reçeteleri vermeye çalıştım. Baskıdan sonra yurt dışındaki prestijli yayınlarda çok defa kitap hakkında yazılar çıktı. Hatta ‘kutsal kitap’ yakıştırması bile yapıldı. Gourmand Cookbook Awards’da iki dalda ödül aldı. Şef kitapları ve Akdeniz yemekleri dalında. Tabii bunlar çok mutlu ediyor” diye özetliyor Musa Dağdeviren.

Hem mutlu ediyor, hem gurur veriyor.