İyi içerik bir kez daha kazandı

Bütün dünyanın global bir salgın nedeniyle durduğu şu günlerde bir kez daha görüyoruz, iyi içerik daima kazanıyor.

İster dijitalde, ister basılı olsun, içerik iyiyse her zaman takip ediliyor.

Geleneksel medya dijital medyanın değerini anladı ve artık rekabet yerine iş birliği yapmayı tercih ediyor.

İşte tam da bu yüzden geleneksel medya dijitalde de çok takip ediliyor.

Gerçekten iyi bir fikriniz varsa, bir blog da, bir sosyal medya hesabı da, bir YouTube kanalı da diğer mecralar tarafından kabul görüyor.

Ama tabii milyonlarca blog arasında bu başarıyı yakalamak kolay değil.

Bunu şimdi çok yakından görüyoruz, bir dönem herkes nasıl kendini tasarımcı ilan ettiyse şimdi elinde telefonu herkes canlı yayın yapma telaşında.
Canlı yayınları takip etmeye çalışmaktan yorgun düştük.

İki arkadaş arasında geyik muhabbeti sayılabilecek boş sohbetleri bile artık yayınlamaya değer bulanlar var.

Tabii seyircisi varsa neden olmasın, ama bu arada bir de daha cool bir davranış sergileyip müzisyen James Blunt gibi “Evde olduğum sürede size bir iyilik yapıp canlı konser yayınlamayacağım” diye durumu ti’ye alanlar var.

Bu aşamada bir kez daha görüyoruz, içerik sağlayıcılar çok değerli ve köklü yayınların yaşaması sadece biz gazeteciler için değil, hepimiz için çok önemli.
Evet, yazılı basın sadece Türkiye’de değil, dünyada da zamanın değişimiyle, dijital çağla mücadele ediyor.

Ama unutmamak lazım, dünyada son derece başarılı örnekler de var.

Wallpaper dergisinin önceki genel yayın yönetmeni Tony Chambers ve Wallpaper ve Monocle dergilerinin yaratıcısı Tyler Brule ile peş peşe birer röportaj yapmıştım.

İkisinin de yazılı basının geleceğiyle ilgili söyleyecekleri her gazeteci için olduğu gibi benim için de çok önemliydi.

“Dergicilik de yayıncılık da düşünüldüğünden daha uzun süreli olacak.

Yazılı basın öldü deniliyordu beş yıl önce ama hala yaşıyor ve yaşayacak.

Önemli olan, hem basılı yayını hem dijitali farklı içeriklerle zenginleştirmek.

İçeriğin internette ücretsiz verilmesi iyi değil ama bazı gazeteler bu trendi başlattı ve ne yazık ki hepimiz uymak zorunda kaldık.

Ama artık yeni jenerasyon kalite için para ödeyecek.

Bu kadar çöp bilgi içinde, okurlar da kendileri için bir başkasının daha bilinçli seçim yapması için para ödemeye hevesli.

Bir şey için para ödediğiniz zaman kendinizi daha iyi hissediyorsunuz.

Hermes gibi lüks markalar kriz zamanlarında bile çok iyi iş yapıyor çünkü kalite için masraftan kaçınılmıyor.

Zaten herkes emeğinin karşılığını almalı.

Artık yayınlar yayıncılıktan çok daha fazlasını yapıyor, etkinlikler, marka çok önemli.

15 yıl önce sadece dergi yapıyorduk, çok kolaydı ama şimdi öyle olsa hayatımız çok sıkıcı olurdu. Hala markamızın temeli dergi ama etkinlikler, markalarla işbirlikleri ve e-ticaret önemli kazanç kaynaklarımız” diye anlatmıştı Tony Chambers.

Tyler Brule ise şöyle özetlemişti:

“Medyada türbülanslı bir 10 yıl olmasına rağmen, klasik değerler değişmedi, iyi gazetecilik, fiziksel ürün, sınırlara rağmen uluslararası dünya, en iyi insanları işe almak hâlâ önemli olan.

Sadece iyi insanlar değil, her zaman konuşmak isteyeceğin kadar ilginç insanlarla çalışmak.

Şimdi medya değişim geçiriyor, artık dijital olmayan, etkinlik düzenlemeyen yayın kalmadı ama asıl işinin yayıncılık olduğunu unutmamak gerek.”

İşte bugünlerde daha da çok bilgi kirliliğine maruz kalırken bizim için seçilmiş ve güvenilir içeriğe ulaşmak daha da değerli.

Çocuklara ücretsiz çevrimiçi kitap

Koronavirüs salgını nedeniyle birçok kültür-sanat kurumu da birçok içerik sağlayıcı da evde kalmamıza destek olmak için yayınlarını ücretsiz hale getirdi.
D-Smart tüm abonelerine tüm kanallarını açtı.

Amsterdam Belgesel Film Festivali, arşivinden 300’e yakın filmi www.idfa.nl internet sitesinden ücretsiz yayınlıyor.

Amazon ise çocukları kitap okumaya/dinlemeye teşvik etmek için tam 6 dilde çocuk kitaplarını ücretsiz online yayınlamaya başladı.

Tabii bu gelişme, çocuklar kadar, bir yandan evde çalışmaya devam ederken, bir yandan da çocukları evde oyalamaya çalışan anne-babaları da çok sevindirdi.