JONATHAN IVE’IN HAMLESİ

25 Mart’ta Silikon Vadi-si’ndeki Steve Jobs Tiyatrosu’nda Apple’ın ‘Şimdi şov zamanı’ dediği duyurusunda Oprah Winfrey’den Steven Spielberg’e, Jennifer Aniston’dan Reese Witherspoon’a dünyanın en ünlü ‘celebrity’leriyle aynı salondaydık.

Ama ne bir Hollywood yıldızı, ne bir TV starı, ne de bir dünya sineması ustası beni onun kadar heyecanlandırmadı.

Apple’ın kreatif direktörü Jonathan Ive’ı karşımda gördüğümde içten içe saygı duruşuna geçtim.

Apple’ın birçok ürününün tasarımına imza atan, ‘lovemark’ markalardan olmasını sağlayan en önemli figürlerden biri olan Jonathan Ive, yakın arkadaşı olan bir başka değerli tasarımcı Mark Newson’ı da Apple’ın ekibine katılmasını sağlamış ve güçlerine güç katmıştı.

Uzun zamandır Jonathan Ive ve Mark Newson’ın sonraki adımı merakla bekleniyordu, Apple’dan ayrılmaları ve kendi tasarım şirketlerini kurmaları.

Beklenen karar sonunda açıklandı, Jonathan Ive ve Mark Newson ‘LoveVenture’ adlı yeni şirketlerinde Apple ile çalışmaya da devam edecekler, ama teknolojinin yanı sıra başka alanlarda da çalışacaklar.

Bakalım, efsane ikili şimdi kurumsal hayattan çıkıp daha ne harikalar yaratacaklar...

Taksi sorunu

Uber hayatımızdan çıktığından beri taksi bulmak da zorlaşmış olabilir mi yoksa sadece bize mi öyle geliyor?

Üstelik sadece gideceğiniz yeri beğenmemek de değil artık sorun.

Eskiden sadece 14.00-16.00 arası değişim saatlerinde İstanbul’da taksi bulmak zordu, oysa şimdi günün her saatinde taksi bulabilmek giderek imkânsızlaşıyor.

Tabii ki toplu taşıma konusunda daha iyi adımlar atılsın, trafik çözülsün, doğaya duyarlı olalım istiyoruz.

Ama her şeyin birden çözülemeyeceğinin de farkındayız.

Keşke Uber’i hayatımızdan çıkarırken günlük hayatın ne kadar zorlaşacağı da biraz düşünülseydi...

Kengo Kuma’dan ne öğrendim?

Tokyo’da bir ortak arkadaşımız sayesinde Kengo Kuma’yla tanıştığımı geçen hafta yazmıştım.

Kengo Kuma, yaşayan en büyük 10 mimardan kabul ediliyor.

Japonya’nın en gurur duyduğu mimarı.

Bu aralar adını daha sık duyacaksınız, hayır sadece Tokyo 2020 Olimpiyat Stadı’nı yaptığı için değil, aynı zamanda Eskişehir’de resmi olarak 7 Eylül’de açılacak olan Odunpazarı Modern Müze’nin (OMM) mimarı da olduğu için.

Bu hafta OMM’a gidip gelen gazeteciler, sanat koleksiyonerleri, iş insanları anlata anlata bitiremiyor, hem müzenin mimarisini hem Eskişehir’e olan büyük katkısını.

Hatta Bülent Eczacıbaşı’nın objektifinden görüyoruz müzenin farklı açılardan fotoğraflarını.

Bu vesileyle öğreniyoruz, Eskişehir’de tam 20 müze olduğunu.

Usta mimar Kengo Kuma’nın OMM projesine nasıl dahil olduğunu, şu anda Haruki Murakami ile birlikte üstünde çalıştığı gizli projeyi ve dijital çağın mimariyi nasıl etkilediğini Tokyo’daki ofisinde konuştuk, Aoyama’da Sunny Hills için yaptığı binayı gezdikten sonra.

Yarın Milliyet Pazar’da.Kaçırmayın!