Mekânlar da semtlerin simgesi haline gelir

Hiçbir semtin kaldırımda yürünemeyecek hale gelmesini tabii ki istemiyoruz.

Ama bu demek değildir ki kaldırımlara yayılan kafeleri sevmiyoruz.

Kabul etmek lazım, Nişantaşı’nın buluşma noktalarından, hatta simgelerinden biri Beymen’in girişindeki Nişantaşı Brasserie.

Yıllardır aynı yerde, aynı çizgide devam eden bir Metin Fadıllıoğlu mekânı.

Bir dönem kafeleriyle, restoranlarıyla İstanbul sosyal hayatının kalbi olan Nişantaşı’nda artık güzel bir kafe ya da restoran bulmak eskisi kadar kolay değil.

Evet, Topağacı sokaklarında artık Abdi İpekçi Caddesi’ndekilerden ve Mim Kemal Öke Caddesi’ndekilerden daha sevimli, küçük, bağımsız seçenekler var.

Ama Nişantaşı sakinleri için de, semte gezmeye gelenler için de hala iki yer öne çıkıyor: Nişantaşı Brasserie ve Delicatessen.

İkisinin de nedeni uzun yıllardır aynı yerde değişmeden ayakta durabilmeleri.

İşte bu yüzden, Şişli Belediyesi ekiplerinin işgal sınırını aştığı gerekçesiyle Nişantaşı Brasserie’nin önündeki oturma alanını kepçeyle yıkması haberi üzücü.

Diğer mekânların sahipleri, yöneticileri de panik olmuş ve işgaliye konusunda düzenleme yapmak için harekete geçmiş.

Düzeltilebilecek başka birçok şey varken, neden iyi olan bir şeyi de bozuyoruz?

Anlamak mümkün değil.

2000 üniversite öğrencisi aranıyor!

Tam 3 yıl önce İKSV, Eczacıbaşı Topluluğu’nun desteğiyle, 1000 üniversite öğrencisine İKSV etkinliklerinde kullanmak üzere 250 TL değerinde bir kart hediye etmeye başlamıştı.

Hedef, bu projeyi önümüzdeki yıllarda da devam ettirebilmek ve tabii mümkün olduğu kadar çok sayıda gencin kültür-sanat etkinliklerine katılımını artırabilmekti.

Geçen yıl ise İKSV Kültür Sanat Kartları, nisanda İstanbul Film Festivali, haziranda İstanbul Müzik Festivali, temmuzda İstanbul Caz Festivali, eylül itibarıyla İstanbul Bienali, ekimde Filmekimi, kasımda İstanbul Tiyatro Festivali ve yıl boyunca Salon İKSV etkinliklerinde geçerliydi.

Ayrıca geçen yıl Bülent Eczacıbaşı’nın, ‘İşim Gücüm Budur Benim’ adlı kitabının gelirlerini aktararak bu projeye destek sağlamasıyla Kültür Sanat Kart hediye edilecek öğrenci sayısı da ikiye katlanmış ve tam 2000 öğrenciye kart hediye edilmişti.

Şimdiye kadar 4000 üniversite öğrencisini İKSV etkinlikleri ile buluşturan Kültür Sanat Kart projesi bu yıl ise Eczacıbaşı Kültür Sanat Kart adını alıyor ve artık İstanbul Modern’de de geçerli.

250 TL değerindeki kart için başvurular www.kultursanatkart.com adresinde 20 Ocak’ta başlıyor, 2 Şubat’a kadar devam ediyor.

Hatırlatalım, son 3 yılda Kültür Sanat Kart için Türkiye’nin 81 ilindeki üniversitelerden 240 bini aşkın öğrenci başvuruda bulundu.

Çekilişler sonucunda eğitimini İstanbul’da sürdüren 2422, İstanbul dışında sürdüren 1578 öğrenci Kültür Sanat Kart almaya hak kazandı.

Kültür Sanat Kart sahibi öğrenciler İKSV etkinliklerinde Fazıl Say ve Marcus Miller gibi sanatçılarla tanışma, İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında gösterilen Fresk gösterisinin provasına katılma gibi birçok ayrıcalık da yaşadı.

Eczacıbaşı Kültür Sanat Kart’a başvurmak için tek şart, 18-25 yaş arasında, Türkiye’de üniversite öğrencisi olmak.

Vikipedi’den sonra Uber de açılır mı?

Son birkaç yılın en hararetli tartışması, sadece Türkiye’de değil, dünyada da aynı: Taksiler mi Uberler mi haklı? Önce vergi sorunu var tabii çözülmesi gereken ama o çözülse bile Taksiciler Odası Uber’e karşıydı.

Daha sonra Uber’in mahkeme kararıyla hayatımızdan çıkmasıyla birlikte, malum korsan taksiler istilası başladı.
Yolcuların korsan taksi tercih etmesinin nedeni çoğu zaman ücret değil, sarı taksi bulamamaktı.

Korsan taksicilerin yaygınlaşmasıyla sarı taksiciler bile pişman oldu, Uber’le yaşadıkları mücadeleye. Şimdi Vikipedi’ye yeniden kavuştuğumuz bugünlerde bir ümit, kim bilir belki Uber’e de bir süre sonra yeniden kavuşuruz.