Türk sanatçıdan Sotheby’s’de 17 milyon dolarlık NFT

NFT satışlarında amaç, aradaki aracıları ortadan kaldırmaktı, ama öyle olmadı.

Köklü müzayede evleri çağın gerisinde kalmamak ve çağa uyum sağlamak için NFT satışlarına destek olmaya başladı.

Önce Christie’s şubatta MakersPlace adlı NFT oyuncusuyla birlikte ilk Beeple eserini açık artırmaya çıkardı.

Beeple, Christie’s için ilk 5 bin günlük “Everydays” çizimlerinden oluşan bir mozaik yaptı.

Beeple’ın “İlk 5000 Gün” adlı kolaj dijital eseri 11 Mart’ta iki hafta süren açık artırmanın sonucunda 69 milyon dolara satıldı.

Bu satışta iki önemli ilk yaşandı: Biri 255 yıllık müzayede evi tarihinde ilk kez Beeple ile NFT pazarına girdi, ikincisi ise yine tarihinde ilk kez kripto para birimi olan Ethereum ile satış yaptı.

Hemen arkasından da oyuna Sotheby’s girdi.

Üstelik, Sotheby’s’in, kimliğini açıklamayan, anonim sanatçı Pak olarak tanınan dijital sanatçısının Twitter’da Murat Pak ismiyle yer aldığı ve Türkiye kökenli bir sanatçı olduğu biliniyor.

Sotheby’s’in dijital satış platformu Nifty Gateway ile geçen hafta gerçekleşen ve üç gün devam eden Pak imzalı “The Fungible” başlıklı NFT satışından tam 17 milyon dolar elde edildi.

Türk sanatçıdan Sotheby’s’de 17 milyon dolarlık NFT

Peki ama nasıl?

Önce Pak’ın 500 dolara satışa çıkarılan ‘Pak’s Single Cube’ edisyonları satıldı.

15 dakika içinde tam 19 bin 737 adet edisyon satıldı, bu da demek oluyor ki sadece 15 dakikada 9.9 milyon dolarlık bir satış gerçekleşmiş oldu.

Üç günde 3 bin 80 kişi 14 milyon dolarlık edisyon satın aldı.

Malum, NFT’nin aslında açılımı non fungible token ve en önemli özelliği başka eşi benzeri olmayan bir dijital esere ve sertifikasına sahip olabilmek.

Hedef, eserin de sertifikasının da bir tek koleksiyonere ait olması.

Oysa Sotheby’s’in gerçekleştirdiği Pak satışında edisyonların da satışa çıkmasıyla gördük ki aslında artık kural yok ve artık neyin sanat olup olmadığını tartışmak çok geride kaldı.

Her alanda olduğu gibi sanatta da arz-talep meselesi öne çıkıyor.

Pak’ın orijinal NFT’lerinden ‘The Switch’ ise 10 kişinin fiyat artırdığı açık artırmada tam 1.4 milyon dolara satıldı.

The Pixel ise 12 kişinin katıldığı tam 90 dakikalık bir açık artırma seansı sonucunda 1.36 milyon dolara satıldı.

Bu mücadelenin sonunda Pak birbirinin aynısı iki salyangoz fotoğrafı paylaştı Twitter’da.

Müzayede evlerinde satın alan koleksiyonerlerin isimleri genelde açıklanmaz, oysa NFT satışlarında kullanıcı isimleri ve hatta lokasyonları paylaşılıyor.

The Switch’i @damian, The Pixel’i @etyoung adlı kullanıcılar satın aldı.

Pak, bunu dijital yaratıcılar için bir dönüm noktası olarak özetledi, “Aslında bu birçok şeyin onaylandığını gösteriyor” dedi.

Sanatçının amacı değer anlayışımızı yeniden tanımlamaktı, bunu da başardı.

Şimdi birçok dijital sanatçının önünü açacak.

Zaten pandemi döneminde kripto sanata ilgi arttı, hatta sanat bir para birimine dönüştü.

Nedeni basit: Gerçek dünyada doğal afetlerden pandemilere ne kadar çaresiz kaldığımızı gördükçe artık sanal dünya daha güvenli geliyor.

Madem gerçek hayatta sonsuz paranız da olsa istediklerinizi yapmak için sonsuz engel çıkabiliyor karşınıza, o zaman sanal hayatta kendi ideal dünyanızı yaratmak mümkün.

İşte artık sanat da resmen bunlar arasına katıldı, hatta daha da ileri giderek artık sanat NFT’ler ile bir para birimi haline geldi.

Bir jpg dosyasına milyon dolarlar rahatlıkla veriliyor, çünkü insan gerçek dünyayla sanal dünya arasında ne kadar bocalarsa bocalasın değişmiyor.

Sanal dünyada kendini ne kadar daha fazla güvende ve daha iyi hissetse de, aslında her şeyin en özelini, en eşi benzeri olmayanını isteyecek ve bu pazarlama balonundan her seferinde etkilenecek kadar zayıf.