Aşk beklemez

Aşk beklemez

Bir zamanlar birbirini büyük bir aşkla birbirini seven iki insan tanımıştım. Ancak koşullar bir araya gelmelerini engelledi. İkisi de kendi yollarına gittiler. Erkek, sevdiği kadını asla unutamadı. Yıllarca onu tekrar bulurum umuduyla yaşadı. Aşkıyla bir gün görüşeceğine dair hayali onun yaşama sevinci olmuştu. Öyle bir gün geldi ki yıllar sonra bir araya gelme şansı buldular. Erkek çok büyük bir heyecan içindeydi. Sabah erkenden kalkıp hazırlandı. Bir akşam yemeğinde buluştular. Bir an zaman durdu, birbirlerine dikkatle baktılar. Sonra adam elindeki koca bir demet gülü kadına uzattı. Kadın teşekkür bile etmeden masaya bıraktı. Bakışlarında ne aşk vardı ne de özlem!

Oysa erkek sevdiği kadının kendisini görür görmez boynuna sarılacağını hayal ediyordu. Hiç öyle olmadı. Sadece tokalaştı. Erkek şoktaydı. O yıllar öncesinin heyecanını, umudunu, ateşini yüreğinde saklamayı başarmıştı. Ama geçen zaman, bitmeyeceğini düşündüğü aşkı bitirmişti. Karşısındaki kadın o aşık olduğu kadın, zaman da o aşık olduğu zaman değildi.

Sessizce masadan kalktı, sahile doğru yürüdü. İçi acıyla karışık hüzün doluydu. Yağmur başladı. Yıllarca bitmiş bir hikâyenin hayaliyle yaşamıştı. Zamanında yaşanmayan daha sonra yaşanamazmış diye düşündü. İliklerine kadar ıslandı. Hayat dersini vermişti. Aşk beklemez.

DİĞER YENİ YAZILAR