Bitmiştim

11 Nisan 2021

23 yaşındaydım, Hukuk Fakültesinden atılmış, kurduğum işten de iflas etmiştim. Kalacak bir yerim dahi yoktu. Bazen arkadaşlarımın evinde kalıyordum. Bitmiş tükenmiştim. Para isterim korkusuyla kimse yanıma yaklaşmıyordu. Bir sabah, daha güneş doğmadan bir simit aldım bir hanın çay ocağında oturup çay söyledim. Cebimdeki param bozuk paralardan ibaretti. İçeri üzerinde eski elbiseler olan çok yaşlı bir adam girdi. Belli ki henüz bir şey yememişti. Buyur ettim. Gülerek karşımadaki iskemleye oturdu. Hiçbir şey demeden elimdeki simidi bölüp yarısını uzattım. Ona da bir çay söyledim. Uykusuzluktan göçlerim kan çanağına dönmüştü. Kendimi değil, borçlarımı nasıl ödeyeceğimi düşünüyordum. "Evlat." dedi. "Nedrir bu kadar canını sıkan?." Anlamıştı, yüzüme sinen acının ve hüznün yansımasını... Gülümsemeye çalıştım. "Derdini anlatmayan çare bulamaz." Belli ki gün görmüş bir insandı. Yaşadıklarımı ve çaresizliğimi anlattım. "Gençsin, daha çok acılar da mutluluklar da yaşayacaksın. Bu günler belki de güzel günlerin işareti ve habercisi... Yeterince karanlık olmadan yıldızlar görünmez. Hayat umut bittiğinde biter. Sen iyi bir gençsin. Elindeki simidi bölüp paylaştın. Sana dua edeceğim." dedi. Gözlerimden yaşlar sicim gibi boşalıyordu. Ellerinden öptüm. Adeta bir aydınlanma yaşıyordum. O hafta bir af çıktı ve ben okuluma döndüm. Gece gündüz çalışarak hem borçlarımı ödedim hem de okul okudum.

Değerli okurum, hangi koşullarda olursanız olun mutlaka bir çıkış yolu bulunur. Yeter ki umudunuzu kaybetmeyin.

Yazının devamı...

Her Yönüyle Nafaka

11 Nisan 2021

Eşinin nafaka borcunu ödemek için merdiven silen 2 Eşler, 500 TL. nafaka borcu için cezaevine girenler, kahvaltı masasına zeytini sayıyla koyanlar, bu nedenle huzur evinde kalanlar... Ömür boyu bitmeyen, her yıl artan bir borç... Süresiz yoksulluk nafakası...

Bu konuyu, Arabulucu, Aile Hukuku Eğitmeni Avukat Sayın Sinem Hacıeminoğlu ile görüştüm. Nafaka konusunu enine boyuna ayrıntılı konuşma fırsatı bulduk.

Türk Medeni Kanunu'na göre yoksulluk nafakası nedir? Talep edilebilme şartları nelerdir?

-Öncelikle arz etmek isterim ki; hepimizin bildiği üzere boşanma, geçerli olarak kurulmuş bir evlenmenin eşlerin sağlığında kanunda öngörülen sebep ve koşullara dayanarak mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Evlilik kurumunun resmi olarak taraflar arasında kurulması ne kadar doğal ise boşanma da yasal şartların oluşması halinde bir mahkeme kararının tesisi ile o kadar doğaldır.

Türkiye İstatistik Enstitüsünün verilerine göre geçmiş yıllara baktığımızda 2019 yılında 156.587 çift, 2020 yılında ise 135.022 çift mahkeme kararıyla boşanmış bulunmaktadır.

Evlilik ilişkisinin boşanma ile sona ermesinde boşanma kararı veren mahkeme, eşlerin ortak çocukları bulunması halinde velayet, iştirak nafakası ve kendisine velayet verilmemiş ana yahut baba arasında kişisel ilişki kurulması şeklinde boşanma davasının çocuğa ilişkin sonuçlarını kendiliğinden karara bağlamakta, yine talebe bağlı olarak da yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmedebilmektedir.

Bu yasal çerçevede boşanma yüzünden mevcut ya da beklenen menfaatleri zarara uğrayan ve boşanma sebepleri bakımından kusursuz olan ya da karşı taraftan daha az kusurlu olan eş, kusurlu olan karşı taraftan boşanma davası ile birlikte ya da ayrı olarak maddi tazminat isteyebilir. Yine kişilik haklarına saldırı söz konusu ise ayrıca manevi tazminat talebinde de bulunabilmektedir.

Yine bu bağlamda asıl konumuz olan “Yoksulluk nafakası” başlıklı Türk Medeni Kanunu'nun 175.maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Ancak, tazminat taleplerinden farklı olarak yoksulluk nafakasının talep şartlarında karşı tarafın yani nafaka yükümlüsünün kusurlu olması gerekmemektedir.

Yazının devamı...