Duygu Karadeniz Başarı Öyküsü

Duygu Karadeniz Başarı Öyküsü

(Hiçbir başarı rastlantı değildir.)

Başarıları alkışlamaya devam ediyoruz. Değerli dostlar bugün sizinle Kadın Girişimci, marka yöneticisi Sayın Duygu Karadeniz'in başarı öyküsünü paylaşacağım.

Duygu Hanım öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

-09 Eylül 1987 İstanbul doğumluyum. Babam Karadenizli annem Makedonya göçmeni. Evli ve bir çocuk annesiyim. MD magazin dergisinin genel yayın yönetmeniyim. Medya yolculuğum ilk Power Group ile başladı. Daha sonra sektöründe öncü dergi ve ajanslarda marka yöneticiliği, reklam grup direktörlüğü yaptım. 2018 yılında MD magazin dergisini çıkartmaya başladım. 1. Sayıda Tıp Bayramı ile açılış yaptıktan sonra 2.Sayıda Sağlık dergisi konsepti ile Yaşam stili dergisi konseptlerini birleştirdik.

Önceki sayılarımızda doktor, eczacı ve iş ortaklarımızdan aldığımız geri bildirimlerle dergimizde faydalı gelişmeler yaptık. Sağlık ile ilgili konularımızı çoğaltıp eczacılık fakülteleri ve eczacılarımıza daha çok yer verdik. İşinde uzman konuk ve yazarlarımız ile teknoloji, dijitalleşme, araştırma, kültür ve sanat konularını genişlettik.

Başarılı olmak için neler yaptınız? Nasıl çalıştınız?

-Çok ve disiplinli çalıştım. Her zaman hedefleri olan sorumluluk sahibi bir insan olduğumu söylerler, bugünün işini yarına bırakmayı hiç sevmem. Şimdiye kadar da hep faydasını gördüm. Her zaman markalarıma maksimum fayda için projeler ürettim ve işimi titizlikle takip ettim. Hiçbir zaman kimseye yapamayacağım ya da tutamayacağım bir söz vermedim. Bu yüzden şu an da çok global büyük markalar ile çalışıyorum.

Şu andaki mesleğinizi yapmasaydınız ne yapmak isterdiniz?

-Şu an ki mesleğimi yapmasaydım muhtemelen sahne sanatları okurdum.

Hayatta sizin için çok önemli üç şey nedir diye sorsam ne cevap verirsiniz?

-Sağlığım, ailem ve işim...

Duygu Hanım, sizin için mutluluk nedir? Sizi en çok ne mutlu eder? Nelerle mutlu olursunuz? En çok keyif aldığınız şeyler nelerdir?

-Bence mutluluk beklentiler ile doğru orantılıdır. Gerçekçi bir insanım, hayalperest değilim çabuk sinirlenirim ama asla kin tutamam. Karşımdaki insanın hep olumlu taraflarına yönelirim bu da beni her zaman mutlu eder. Ben çalışıp üretmekten beslenen bir insanım, güzel müzik, güzel sofra, aile yemekleri beni her zaman mutlu eder.

Şimdi biraz da gelecekten konuşalım. Geleceğe dönük ne gibi planlarınız var?

-Aslında, yeni nesil yayıncılığı ön plana çıkarmak istiyoruz. Birçok marka ve fakülte için içeriğini de bizim planladığımız dergi ve etkinlikler yapıyoruz. Birçok kongrenin medya sponsoruyuz. Aynı zamanda Televizyon için bir iki tane üzerinde çalıştığımız proje var. Çünkü dergi bizim prestijimiz için çıkardığımız ve çıkartmaya devam edeceğimiz bir mecra iyi bir takım oyuncusuyum ve harika bir ekip ile çalışıyorum.

Başarmak isteyenler size, “Başarının sırrı nedir?” diye sorsalar, ne cevap verirsiniz?

-Ben risk alma potansiyeli çok yüksek biriyim. Aynı zamanda başarının sırrı çalışkan ve disiplinli olmaktan geçer. Çalıştığım markalara işlerinde dönüşüm yaratacak proje ve fikirler üretirim. Kendine güvenmek yaratıcılık ve doğru ekip ile çalışmak işinizi her zaman kolaylaştırıp sizi başarıya taşır. Ama hangi işi yapıyorsanız yapın mutlaka sevdiğiniz işi yapmalısınız, kılıcınızın en keskin yanı ise dürüstlük olmalı. Çünkü markalar mecralardan daha çok güvendikleri kişi ile çalışmak isterler. Güven çok önemlidir.

Peki, sosyal medyayla aranız nasıl?

-Sosyal medyanın gücüne inanıyorum. Ölçülebilir olması hedef kitleyi seçebiliyor olmanız gücünü tetikliyor. Tabi doğru kullanmak şartı ile...

Bir gününüz nasıl geçiyor?

-Güne çok erken ve kahve ile başlamak motivasyonumu yükseltiyor. Hemen günü planlar erkenden işe koyulurum. ‘’Erken kalkan yol alır.’’ duyduğum en doğru sözlerden biri. Yüksek tempolu hareketli bir sistem var İstanbul'da... Mutlaka her gün dergiye uğruyorum. Eventler, basın toplantıları ve markalar ile toplantılar haricinde geri kalan tüm zamanımı doğada geçiriyorum İstanbul’a çok yakın Karadeniz'de bir köy evimiz var doğanın içerisinde... Kasabadaki tüm esnafı tanırım her seferinde hepsi ile tek tek sohbet ederim. Burada en iyi et nerede satılır kimde en taze sebze vardır bilirim. Vaktimin çoğunu genelde orada geçirmeyi doğadan beslenmeyi toprakla uğraşmayı seviyorum.

Hafta sonları neler yaparsınız?

-Hafta sonlarımı genelde ailemle arkadaşlarımla geçirmeyi tercih ediyorum. Evcimen bir insanım evde kendimi huzurlu hissediyorum.

İş dışında uğraştığınız spor veya hobileriniz var mı?

-Vakit buldukça spor yaparım. Salon sporlarından çok hoşlandığım söylenemez, çocukluğumdan beri paten yapıyorum Otomobilleri çok severim. Yüksek sesli müzik dinlemeye bayılıyorum. Rock müzik severim. Kendime mutlaka zaman ayırırım, ahşap boyama ile ilgileniyorum hem kafamı dağıtıyor hem de yeni bir şeyler üretmiş oluyorum.

Evde yemek yapar mısınız? Yaparsanız en çok hangi yemekleri yaparsınız?

-Evet yemek yaparım, mutfağı da severim. Yemek alışkanlıklarınız çocuklu hayat ile birlikte elbette değişiyor ama genelde sağlıklı yemekler yapmayı ve yemeyi tercih ediyorum. Değişik mutfakları deneyimlemeyi seviyorum. Güzel yemek bedenimize gösterdiğimiz saygıdır. Meksika, İtalyan, Makedonya ve Türk mutfağı sevdiklerimin başında gelir.

Bize bir yemek tarifi verir misiniz?

-Bir Karadenizli olarak size kaburgalı karalahana sarması tarifi verebilirim.

2 bağ karalahana- 1 su bardağı pirinç- 1 su bardağı mısır bulguru- 2 tane soğan – kaburga – baharatlar (karabiber, tuz, kimyon)

Kimyonu içerisinde et olan tüm yemeklerde kullanmayı tercih ederim hem aşırı lezzet veriyor hem de hazmı kolaylaştırıyor.

Karalahanaları tuzlu suda haşlıyoruz 5-6 dakika daha sonra o yeşil ve parlak rengini koruması için başka bir kapta soğuk suya alıp şokluyoruz, bu bir püf noktasıdır.

Soğan, pirinç, bulgur, salça ve baharatları karıştırıp yapraklarımızı sarıyoruz. Yaprakları eninden sararsak ortasında kalan kök içinde kalacağı için yediğiniz zaman sizi rahatsız etmeyecektir.

Tenceremizin en altına kaburgaları yüksek ateşte bir kere çevirdikten sonra üzerine yaprakları diziyoruz ve sıcak suyu ekleyip pişiriyoruz. Üzerine bir tabak koyalım ki sardığımız yapraklarımız dağılmasın.

Harikaymış, peki evde eşiniz size yardım eder mi?

-Evet her zaman eşim en büyük destekçimdir. Kendisi yazılımcı ve aynı zamanda derginin tüm dijital projelerini yürütüyor.

Duygu Hanım gençlere başarılı olmaları için ne yapmalarını önerirsiniz?

-Güzel bir gençliğin geldiğini düşünüyorum, artık teknoloji var hayatımızda ve her şey çok daha kolay... Başarılı olmak için yaptığınız işin mutfağını çok iyi bilmek ve risk almaktan korkmamak ilk basamaktır. Kendinize güvenin üretin ve arkanıza bakmayın.

Duygu Hanım, bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Yolunuz açık ve bol güneşli olsun.

Cengiz Hortoğlu