Eski Resimler Beni Ağlatıyor

Aradığında sesi ağlamaklıydı, "İyi ki açtın." dedi. "İnan sadece konuşmak istiyorum. Eskiden karşımda el pençe duran insanlar şimdi benden kaçacak yer arıyor. Her şeyini kaybettiğinde en yakınların bile uzaklaşabiliyormuş. Sağlığım da iyi değil, eşim vefat ettikten sonra iyice yalnızlaştım. Meğer o benim tek can yoldaşımmış. Sağlığında yeterince değerini bilemedim. Onun yaptığı bir tas çorba meğer ne çok değerliymiş. Evlat da çok önemliymiş, bir kızım olsaydı, bazen gelir bana bir yemek yapar, ben o yemekle bir hafta idare ederdim. Ya aslında yemek de önemli değil, her gün yoğurt ekmek yiyorum. Asıl önemlisi evde bir insan sıcaklığı! Yalnızlık zormuş be kardeşim. Bazen duvarlarla konuşuyorum. Tek tesellim, eski resimler, onlar da her seferinde beni ağlatıyor be kardeşim. Uzun zamandır ilke kez bir insanla konuştum. Sağ ol kardeşim. Ha seni arada bir arayabilir miyim? Korkma, sık sık rahatsız etmem."

Yıllar öncesinden tanıdığım eski bir dosttu. Büyük bir şirketin sahibiydi. Güçlüydü. Hayat böyle bir şey. "Ne oldum!" dememek gerek.