Kendimizi ne kadar tanıyoruz?

Değerli okurlarım mutlu olmanın en önemli ve ilk adımı kendimizi tanımamızdan geçiyor. Çünkü kendini tanıyan bir insan hayattan ne istediğini de bilir. Bu önemli konuyu Uzman Klinik Psikolog Sırma Eşitmez Gürleyen ile konuştum.

Sırma Hanım bu konuda ne dersiniz? Kendimizi yeterince tanıyor muyuz? Ne istediğimizi biliyor muyuz?

-Eşimizin, dostumuzun, ailemizin hatta işverenimizin bile bizden ne istediğini, neler beklediğini biliyor ve çoğunlukla hayatımıza bu beklentiler doğrultusunda yön veriyoruz.

"Bu iş yerinde çalışmak istemiyorum, kilo almak istemiyorum, yaşlanmak istemiyorum, terkedilmek istemiyorum."

"Ya neler istiyorum?"

"İyi maaşlı bir işte çalışmak istiyorum, yiyip yiyip kilo almamak istiyorum, genç kalmak istiyorum, beğenilmek istiyorum." Bu cümleler paylaşma iznini aldığım danışanlarımın cümleleri.

Fark ettiyseniz danışanımın neler istediğine dair cevapları istemedikleriyle aynı. Yani aslında birçok insan ne istediğini bilmiyor. "İstemediklerim olmasın da bana yeterli." diye düşünüyorlar ama yetmemeli!

Peki ne yapmalı?

-Bence en çok da kendimizi duymalıyız bu hayatta. Kendimizden, çevremizden neler beklediğimizi keşfetmiş ve ilişkide olduğumuz her kişiye bunu yansıtmış olmalıyız. Aksi takdirde, sonu gelmez, sebebi bir türlü anlaşılamayan bir mutsuzluk hissi kalır içimizde, çünkü neyin sizi mutlu ya da mutsuz ettiğini siz dahi bilemezken çevrenizden bunu bilip ona göre davranmasını beklemek haksızlık olmaz mı?

Şu konuşmaları sıklıkla siz de duymuşsunuzdur.

"Nereye gidelim?"

"Fark etmez!"

"Kaçta buluşalım?"

"Kaç derseniz ben uyarım, benim için fark etmez!"

"Çay mı, kahve mi"

"Bilmem. Sen seç."

Bu cevaplarda konuşmaktan vazgeçmiş bir iç ses var aslında. Hep başkasının hayatını yaşayan bir insanın "Ben böyle de mutluyum." diye düşündüğü ama aslında başka seçeneği olmadığı için mutlu rolü yapan o iç sesi...

Sırma birçok insan bunu neden fark etmiyor? Nasıl yapmalılar? Bir örnek verirseniz çok memnun olurum.

-İki kişi arasında şöyle bir diyalog olsa daha iyi olmaz mı?

"Nereye gidelim?"

"Deniz kenarı bir yere gidelim, ikimize de iyi gelir."

"Kaçta buluşalım?"

"Benim için saat 4 uygun. Sen ne dersin?"

"Çay mı, kahve mi?"

"Hımm... Bol köpüklü bir Türk kahvesi..."

Demek ki bütün mesele cevaplarda...

-Evet, bir insanın hayatını değiştirecek fark cevaplarda gizli.

Bu konuda son olarak ne söylemek istersiniz?

- Ne istediğinizi duymaya ve önemsemeye başladığınız gün, yeni hayatınızın ilk günü olacak. Bugünden başlamaya ne dersiniz?

Sırma Hanım çok teşekkür ediyorum.