Yaşa takanlar

Yaşlanmak demek yaş almak demek değildir, değişime, öğrenmeye, bilgiye, gelişmeye kapanmak demektir. Yani yaşlılık durağanlaşmaktır ve katılaşmaktır. Öyle insanlar tanıyorum ki, seksen, doksan yaşına rağmen üretmeye, öğrenmeye, öğretmeye devam ediyor. Bu insan mı yaşlı yoksa sabahtan akşama kadar yatan, öğrenmeye çalışmayan, her düşüncesinden emin, kavgayla beslenen, sorgulamayan, üretmeyen, farklı düşüncede olanları anlamak yerine saldıranlar mı? Yaş almak bir insanı bilgeleştiriyorsa ona yaşlı demek yerine, yaş almış denmeli. Yaşça genç olup, yaş almış insanlar hakkında ahkam kesenler, "Şunu yapmasınlar, bunu yapmasınlar," diyenler, yaş almış bir insanın ne yapacağına siz mi karar vereceksin? Ne yapacaklarını size mi soracaklar? Şunu bilin ki; yaş almış olanlar genç olmayı çok iyi biliyor, çünkü zamanında gençlerdi. Ama siz yaş almış olmayı bilemezsiniz. Bir tahminde bulunsanız da bilmekle deneyimlemek aynı şey değil. Çok bilmişlere sözüm yok, sadece bana kulak veren gençlere önerim, yaş almış insanlar hakkında ahkam kesmeyin "Ne diyorlar?" diye dinleyin, tecrübelerinden yararlanın.

Bir de bakarsınız ki, yaş almış ve bilgeleşmiş bir insandan öğrenecekleriniz sizin için yol haritası olur. Yani yaşa takmayın.