Dünya aşı için neden birleşemedi?

Yeni tip koronavirüse çare olacak aşı için dünya zamana karşı yarışıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre dünyada 10’dan fazla ülkede 180 aşı çalışması yapılıyor; ancak sonuca yakın yani “Faz 1” ve “Faz 2” aşamalarını geçen, “Faz 3”te olan sadece 9 çalışma var. Bu hafta iddialı çalışmalardan biri olan, Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca’nın birlikte geliştirdiği aşı denemelerinin, bir deneğin olumsuz tepki vermesi yüzünden askıya alınması büyük hayal kırıklığı yarattı. Kuşkusuz, “Sars-Cov 2” virüsüne karşı etkili aşı geliştirme ve onay alma çabaları ülkeler arası bir yarış halini aldı. Peki dünya, aşı çalışmalarında tek ses olamaz mıydı? Aşı üretimi için birlikte çalışamaz mıydı? Uzmanlara göre “olmalıydı” ama çağrıda bile buluşulamadı.

BM grubu oluşturulabilirdi


Jackson Laboratuvarı İmmünoloji Uzmanı Prof. Derya Unutmaz, aşının insanlık için geliştirildiğini hatırlatıyor ve komşunuzda salgın devam ederken, bulunan aşının fayda getirmeyeceğini söylüyor. Unutmaz, “Benim görmek istediğim BM (Birleşmiş Milletler) grubu gibi, ülkelerin ortak çalıştırılması, ortak strateji geliştirmesi. Umut veren aşıların, sonuca yaklaşmış aşı çalışmalarının bir araya gelip, bu aşıyı geliştirmesi... Bu, insanlık için çok daha faydalı olurdu” diyor.

Süreci iyi yönetememekle suçlanan Dünya Sağlık Örgütü’nün bu çağrıyı yapması belki de en makul yoldu. Unutmaz, örgütün böyle bir yetkisinin olmadığını vurgularken, “Keşke bu çağrı yapılmış olsaydı, yapılabilirdi de” diye ekliyor. Ancak burada çalışmalara destek veren ilaç şirketlerinin kâr hesaplarının devreye girdiği unutulmamalı. Şirketlerin kâr hesapları ve hisse fiyatlarına kadar pek çok faktörün, bu tip ortak çalışmalara engel olduğu da uzmanların altını çizdiği nokta...

Dünya aşı için neden birleşemedi


Aşı yarışında son durum: (Faz 3’te olan aşılar-NY Times)

ABD: Moderna/ NHI (Ulusal Sağlık Enstitüleri)

Mart’ta çalışmalara başlandı,

ABD’de 30 bin kişide denendi,

1 milyar dolar yatırım yapıldı,

ABD, 100 milyon dozluk sipariş için 1.5 milyar dolar taahhüt etti.

ABD-Almanya-Çin: Biontech/Pfizer/FosunPharma

Mayıs’ta çalışmalara başladı,

Temmuz’da Faz 2/3 aşamasına geçildi,

Ekim 2020’de çalışmaların başarılı olup olmadığı netleşecek,

ABD, 100 milyon doz için 1.9 milyar dolarlık yatırım yaptı,

Japonya 120 milyon, AB ise 200 milyon doz sipariş etti.

İngiltere-İsveç: AstraZeneca/Oxford Üniversitesi

Faz 2 deneyleri İngiltere ve Hindistan’da, Faz 3 deneyleriyse Brezilya, Güney Afrika ile ABD’de yapıldı,

Bir denekte olumsuz etki görülünce çalışma askıya alındı,

ABD 1.2 milyar dolar taahhütte bulunurken, AB 400 milyon doz için anlaşmaya vardı

Çin: CanSino Biologics/ Ordu Medikal Bilimleri Akademisi

Mayıs ayında Faz 1 çalışmaları yapıldı,

25 Haziran’da Çin Ordusu aşıyı onayladı (Erken onay)

Temmuz’da Faz 2 çalışmalarında başarı olduğu açıklandı,

Suudi Arabistan ve Pakistan’da deneyler yapılıyor.

Çin: Sinovac Biotech

Faz 1/2, 743 gönüllü üzerinde denendi,

Faz 3 çalışmaları Brezilya’da Temmuz ayında, Endonezya’da Ağustos’ta başladı,

Çin hükümeti erken onayı Temmuz ayında verdi,

Endonezya ile 40 milyon doz aşı anlaşması yapılıyor.

Çin: Wuhan Biyolojik Ürünler Enstitüsü/Sinopharm

Faz 1/2 çalışmalarında gönüllülerde antikor oluştu,

Faz 3 çalışmaları Temmuz’da BAE’de, Ağustos’ta Peru ile Tunus’ta başladı,

Şirket 2020 sonuna kadar aşıyı bulmayı hedefliyor,

Çin devleti acil kullanımlar için aşıyı onayladı ama henüz başarı kanıtlanmış değil.

Çin: Pekin Biyolojik Ürünler Enstitüsü/ Sinopharm

Şirket Wuhan ve Pekin’de 2 ayrı enstitüyle çalışıyor,

BAE’de 5 bin kişide Pekin, 5 bin kişide Wuhan Enstitüsü’nün aşısı denendi,

Çin hükümeti Temmuz ayında aşılardan birine onay verdi ama henüz kanıtlanmış başarısı yok.

Rusya: Gamaleya Araştırma Enstitüsü

11 Ağustos’ta Rusya aşıyı onayladığını duyurdu,

2 bin gönüllü üzerinde denendi,

4 Eylül’de Faz 1/2 çalışmasının “hafif yan etkileri olmakla beraber antikor ürettiğini” açıkladı.

8 yıl önce 8 yıl sonra

Dünya aşı için neden birleşemedi


Bu hafta dünyanın gözü Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Şam ziyaretindeydi. Moskova, 9 yıllık Suriye iç savaşının en kritik dönemeçlerinde Esad’a adeta nefes borusu olmuştu. Lavrov 8 yıl önce Şam’a, Esad’ın muhaliflere karşı Humus kentinde ağır operasyon yürüttüğü bir dönemde gitmişti. Rusya, Suriye lideri Beşar Esad’a en kritik eli ise 2015’te uzatmıştı. Esad yönetiminin sahada kaybetmeye yakın olduğu bir noktada, İran’ın en seçkin grubu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani Moskova’ya gitmiş, haritalar üzerinden Rus Lider Vladimir Putin’i ikna etmiş ve Rusya askeri gücüyle 2015’te Suriye’ye girmişti. Esad’ı Suriye sahasında askeri olarak tutan Moskova yönetimi, bu kez ekonomik olarak Rusya’yı kalkındırma çabasında. Rusya uzun süredir İran ile sahada yaşadığı çekişmeyi de bitirmek istiyor. Lavrov’un son Şam ziyareti de bu iki açıdan kritikti.

Moskova’nın Suriye’de ekonomik hamleleri: (Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Borisov açıklaması)

Suriye ile enerji, inşaat, tarım dahil pek çok sektörde 40’ın üzerinde yeni proje için anlaşmaya varıldı,

Hidroelektrik santralleri yapımı ve denizde petrol arama konusunda mutabakat var,

Rus enerji şirketleri ile petrol arama için kontrat imzalandı,

Suriye-Rusya arasında ticaret anlaşmalarına Aralık ayında imza atılacak.

Suriye’de Rusya-İran çekişmesi

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Erkmen, “Rusya, İran yanlısı milis gruplarla rejim güçleri içinde olup, İran’ın etkisi altında bulunan askeri güçlerin hareket alanını sınırlandırmak istiyor” diyor. Sadece bu yüzden Sünni Araplardan yeni birimler oluşturma çabası içinde. Erkmen “Güçlerin bir kısmı Rakka ve Deyrizor’da YPG’yi hizaya getirmeye; bir kısmı Suriye-Irak sınırı ile Cezire’nin güneyinde İran etkisini azaltmaya ve bir kısmı da Humus’un doğusundan Irak sınırına kadar çöl alanında DAEŞ’i yeniden etkisiz hale getirmeye çalışıyor” diyerek Rusya’nın sahadaki zorluklarını anlatıyor. Rusya’nın bugüne kadar koşulsuz destek verdiği Şam yönetiminden beklentisi de bu mücadelede iç sorunları hallederek Esad’ın kendisine destek vermesi. Ama Beşar Esad’ın uzun süredir çıkmazı, kuzeni Mahluf ile yaşadığı çekişme...

Dünya aşı için neden birleşemedi


Esad ve Mahluf neden çekişiyor? (Orsam Haziran 2020 raporu)

Rami Mahluf Beşar Esad’ın kuzeni ve Syria-Tel’in sahibi. Ayrıca bankacılık, gayrimenkul, turizm, enerji sektörleriyle ülke ekonomisinin neredeyse yarısını kontrol ediyor,

Mahluf, 2011’deki gösterilerin sert şekilde bastırılmasının arkasındaki isim olarak biliniyor,

2011’den sonra Al -Bustan derneğini kurdu, rejim destekli milis güçleri finanse etti.

İran’la irtibatı olan Mahluf, Suriye’de milislerin güçlenmesine ağırlık veriyor. Bununla birlikte İranlı milislerin sahadaki adımları, Esad yönetimi ve Rus güçleriyle çakışabiliyor,

Esad ve Mahluf, siyasi ve ekonomik iktidar mücadelesi veriyor,

Esad yönetimi, Mahluf’un vergi borçları yüzünden kendisinin ve ailesinin mal varlığına el koydu

“Türkiye’nin olası yaptırımlardan kaçınmak için gerçek dışı bir tablo sunma çabasının bir parçası olduğunu” iddia etti.