Hürmüz formülü

8 Ağustos 2026

ABD günlerdir, “İran ile anlaşmaya yakınız, olmazsa vururuz” diyor ama ne o anlaşma oluyor ne de Washington Tahran’ı vurabiliyor. Yine bir yılan hikâyesiyle karşı karşıyayız. Şaşırtıcı değil; zira 25 Temmuz’daki yazımızda düğümlenmenin ‘artık Hürmüz Boğazı’nın statüsüyle’ ilgili olduğunu yazmıştık.

İran, 28 Şubat’ta başlayan çatışmalarla fiilen kontrol ettiği boğazdaki avantajı kaybetmek istemiyor. ABD boğazın statüsünü 27 Şubat’a döndürmek, yani serbest geçiş olmasını istiyor. Masadaki üçüncü aktör, kıyıdaş ülke Umman ise taraflar arasında denge kurmaya çalışıyor. Gelinen aşamada müzakereler ne durumda, kim ne istiyor, aktaralım.

Fidan’ın sözleri

Müzakerelerin çerçevesini Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarından zaten anlıyoruz. Fidan, hafta içi Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile yaptığı toplantıda şöyle dedi: “Boğazın bir ucunda İran’ın, bir ucunda Umman’ın ama ortada da uluslararası seyre açık suların olduğu bir

Yazının Devamı

Bağdat’ın yeni rotası

1 Ağustos 2026

Irak’ın yeni Başbakanı Ali Ez-Zeydi’nin ziyaretini sadece Ankara odaklı okumak, resmin tamamını görmek için yeterli değil. Çünkü mayıs ayında göreve başlayan Ez-Zeydi’nin Ankara’dan önce yaptığı iki kritik ziyaret var ve oradan çıkan sonuçlar izleyeceği siyasete dair bir fikir veriyor.

Çiçeği burnunda Başbakan ilk olarak Temmuz ortasında Washington’a gitti. Sonra Tahran’a uğradı. Üçüncü yurtdışı seyahatini ise Ankara’ya yaptı. İlk durağın amacı, küresel finans sistemine entegrasyon ve yatırım çekmekti. İran’a güvenlik dengesini korumak ve gerilimi düşürmek için gitti. Ankara’ya ise ekonomi odaklı vizyonunun bir parçası olarak geldi. Türkiye ziyaretine dair çok şey yazıldı çizildi o yüzden ayrıntıya girmeyeceğim. Ben bu yazıda Ankara’ya uzanan yola dikkat çekmek istiyorum.

İlk ziyaret ABD’ye

Şiî partilerin oluşturduğu koalisyonun uzlaştığı isim olarak göreve başlayan Ez-Zeydi’nin, ilk ziyaretini ABD’ye yapması bizatihi bir mesaj.

Yazının Devamı

Hürmüz’de statü savaşı

25 Temmuz 2026

ABD, 28 Şubat’taki savaşa her ne stratejik ve askeri hedeflerle başladıysa – ki rejim değişikliği, İran’ın nükleer programını yok etmek vs. denildi - bugün itibarıyla devam çatışmaların sebebi bunların hiçbiri değil. Bu ‘yeni’ veya ‘yeniden başlayan’ savaşın sebebi bizatihi Hürmüz Boğazı’nın statüsü. Çünkü, İran artık 27 Şubat’a dönmeyi reddediyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakir Galibaf’ın sözleri bunun kanıtı:

‘‘Boğazdaki durumun savaş öncesi haline geri dönmeyeceğini defalarca belirttik!’’

ABD, Hürmüz kartını kendi elleriyle İran’a teslim etti. Trump’a dönük en büyük eleştiri de buydu. Nükleer program meselesini çözemediği gibi bir de Hürmüz’ü düğümledi. Savaşın birinci perdesinde İran’ın elindeki bu kart yalnızca Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerle ilgiliydi. Bugün ise o kart, Hürmüz’ün statüsüne dönüştü. İran artık “Hürmüz’ün

Yazının Devamı

Savaş yorgunu ülke: Ukrayna

18 Temmuz 2026

Ukrayna savaşı 5’inci yılında. Ne Rus ne de Ukrayna tarafı, bu savaşın nasıl biteceğini biliyor; ama sokaktaki gerçeklik şu: Halklar savaştan yorgun.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Kiev’de kaldığımız süre boyunca Ukraynalılara, hem savaş hem de Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy hakkında ne düşündüklerini sordum. Elbette genel bir kanıya varmak imkânsız ama bu kadar kısa sürede bile farklı fikirleri dinlemek çarpıcıydı.

Bitmeyen savaş

Savaş başladıktan sonra Mauripol’den ayrılmak zorunda kalmış bir genç kızın sözleri her şeyin özeti:

‘‘Ailem dışında her şeyimi kaybettim. Savaştan çok yorgunum, artık bitmesini istiyorum.’’

Bir genç erkek günlük yaşamdaki zorluğu anlatıyor:

‘‘Gece 12’de sokağa çıkma yasağı hâlâ devam ediyor. Balistik füzeler hâlâ fırlatılıyor, akşamları siren seslerini duyuyoruz. Alıştık ama normal şekilde uyuyamıyoruz.’’

Kim, nerede pes edecek?

Yazının Devamı

Alaska düğümü

17 Temmuz 2026

Ukrayna savaşını bitirmek için bir masa kurulamıyorsa bunun sebebi 2025 yılındaki Alaska zirvesi. ABD ile Rusya’nın orada vardığı zımni mutabakat, bugünkü düğümün sebebi. En azından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kiev ziyaretinde verdiği mesajlardan çıkan sonuç bu. Zira Fidan, bir ay önce Moskova’da edindiği izlenimi Kiev’de şu sözlerle aktardı:

‘‘Hâlâ Alaska’daki genel çerçevenin arkasında olduklarını ifade ettiler. Ukrayna’nın ise bu konuda çekinceleri var.’’

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ise Kiev’in pozisyonunu yineledi:

‘‘Ukrayna toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir çözümü kabul etmez!’’

Süreç neden düğüm oldu?

Alaska’daki zirvede ABD ve Rusya, Donbas’ın (Donetsk ve Luhansk’ın tamamı) Moskova’ya bırakılması, üç bölgede (Zaporijya, Herson, Harkov’da) mevcut cephe hattının dondurulması konusunda fikir birliğine varmıştı. Ukrayna ise bunu kabul etmemişti. Bugün iki taraf

Yazının Devamı

Kiev treninde Rus radarında

16 Temmuz 2026

NATO zirvesi, S-400 ve F-35 eksenindeki kritik gelişmelerin hemen ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yoğun güvenlik önlemleri altında Kiev yolunda. Tren yolculuğu, hem savaşın etkilerini hem de müzakere arayışlarının zorluğunu gözler önüne seriyor. 

Rusya’nın son dönemde radarına en çok takılan ülkelerden biri kuşkusuz Türkiye. NATO zirvesi Ankara’da yapılmış, zirve sırasında ABD ile F-35’ler konusunda ‘söylem’ düzeyinde de olsa ilerleme sağlanmış, nihayetinde Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satışı için görüşmelere başlanması kararı verilmişken, aksi düşünülemez. Böyle bir süreçte Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ukrayna ziyareti de benzer dikkatle takip edilecektir.

Ziyaretin zamanlaması

Bakan Fidan’ın Kiev’e yapacağı seyahati izleyen gazeteciler arasında ben de varım. 10 saati aşkın süren tren yolculuğumuza dair notları paylaşacağım ancak öncelikle bu ziyaretin zamanlaması için bir parantez açayım. Fidan, bir yılın ardından

Yazının Devamı

Zirvenin görünmeyen yüzü

11 Temmuz 2026

Başkent, NATO Zirvesi’nde organizasyon sınavını başarıyla verdi. Zirve öncesinde Ankara’nın altyapısı 32 dünya liderini – ki Ukrayna ve Suriye Devlet Başkanları gibi isimler de listeye ayrıca dahil oldu- eşlerini, beraberinde getirdiği heyetleri aynı anda ağırlayabilecek kapasiteye sahip olup olmadığı bir soru işaretiydi. Ama korkulan olmadı; dahası Ankara hafızalara ağırladığı misafirlerin gayet memnun ayrıldığı bir başkent olarak kazındı.

Tartışılan önlemler

Elbette zirveye giden süreçte tartışmalar olmadı değil. Havalimanından şehre giderken NATO brandalarıyla gecekondu bölgelerinin kapatılmaya çalışıldığı iddiası, yollardaki asfalt ve peyzaj çalışmaları, Ankara’da eksik görülenlerin bu zirve için düzeltiliyor olması sosyal medyada kâh sert sözlerle kâh mizah yoluyla eleştirildi. Kuğulu Park’taki kuğulara papyon taktırılan yapay zekâ fotoğraflarına eminim denk gelmişsinizdir. Ayrıca Ankara’da siyasi protestoları engellemek için denetimlerin arttığı da biliniyor.

Zirve günlerinde Ankara’nın apartmanlarına şöyle bir göz

Yazının Devamı

NATO’da gölgede kalan senatörler

9 Temmuz 2026

Ankara’da yapılan NATO Liderler Zirvesi geride kaldı. Epey zorlu bir iki gündü. Görev süresi boyunca her zirveye damga vurmasıyla bilinen ABD Başkanı Donald Trump bu zirvede de şaşırtmadı. Liderler toplantısına girerken ‘İran ile imzalanan mutabakatın bittiğini’ söyleyiverdi, arkasını takip edeceğiz… Türk-Amerikan ilişkileri açısındansa manşet F-35’lerdi.

Bu mesajların ardından gözler ABD Başkanı Donald Trump ile başkente gelen Amerikalı senatörlere çevrildi. Perde gerisinde kalsalar da liderler zirvesi devam ederken basın toplantısında gazetecilerin sorularına verdikleri yanıtlar dikkate değerdi.

Kongre’nin uyarısı

Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti’den oluşan heyetin Başkanı Jeanne Shaheen soruları cevaplarken sebep-sonuç ilişkisini yineledi, ‘S-400’ler kabul edilebilir çözüme kavuşturulabilirse, Türkiye F-35 programına dönebilir’’ dedi; ancak şu ana kadar kendilerine sunulmuş ayrıntılı bir plan olmadığını da ekledi.

Bu arada ufak bir hatırlatma, Shaheen Türkiye’nin programdan çıkarılması için uğraşmış,

Yazının Devamı