Karadeniz gazının bundan sonraki yolu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü Karadeniz’de 320 milyar metreküp gaz keşfedildiğini açıkladı. Kuşkusuz doğal gaz arama, bulma, üretme, meşakkatli bir yol. Bu süreçte 3 tip rezervden bahsederiz. “Muhtemel”, “Mümkün” ve “İspatlanmış.” “Muhtemelden ispatlanmışa” uzanan yol, uzun bir maceradır. Türkiye önemli bir aşama kaydetti ama bundan sonra alacağı yol var.

“Fatih”, yola 29 Mayıs’ta çıkmıştı. Karadeniz’e varınca, ilk aşamada 2 boyutlu sismik arama yaptı. Yani, bir anlamda deniz dibinin röntgenini çekti. Belirli bölgelerde gaz ihtimali görülünce, ikinci aşamaya geçildi. Bu kez 3 boyutlu sismik arama yapıldı. Yani o şüphelenilen sahaların MR’ı çekildi. Böylece alan, 3 boyutlu görüldü ve sondaj için koordinatlar belirlendi. Üçüncü aşama sondajdı. Fatih gemisi, o belirlenen koordinatlarda sondaj yaptı. Bir anlamda “Var olan gaz ne kadar?” sorusunun cevabını aradı. Cumhurbaşkanı, 320 milyar metreküplük keşfi işte bu noktada açıkladı. Enerji uzmanları, “Keşif önemli, ama şu anda muhtemel ve mümkün rezerv arasında bir noktadayız. Bundan sonra yapılacaklarla, 320 milyar metreküp potansiyel artabilir de azalabilir de...” dedi. Kayıp yaşanmaz, 320 milyar metreküp keşif kayda geçirilir ve ispatlanmış rezerv statüsüne ulaşırsa, bu, Türkiye’nin 7 yıllık ihtiyacını karşılayacak bir miktar olacak. Burada artık hayati olan, Cumhurbaşkanı’nın da “Hemen açacağız” dediği tespit, kuyularından çıkacak sonuç.

Türkiye’nin doğal gaz tüketimi: 44.9 milyar metreküp

Türkiye’nin enerji faturası (2019): 41 milyar dolar

Türkiye’nin gaz ithal ettiği ülkeler:

Rusya: Yüzde 36.9

Azerbaycan: Yüzde 15.7

Cezayir: Yüzde 13.5

İran: Yüzde 11.7

Nijerya: Yüzde 7

Katar: Yüzde 5.8

ABD: Yüzde 3.2

Trinidad Tobago: Yüzde 3.1

Bundan sonraki aşamalar:

1- Tespit kuyuları açılacak (Emare görülen alanlarda tabakanın 3 boyutlu yayılımı aranacak. Yani gaz alanları doğuya, batıya, kuzeye, güneye iniyor mu, iç yapı, geçirgenlik gibi taş ve kayaların analizi yapılacak. Burada potansiyelin artması ya da azalması mümkün)

2- Tespit sonrası modelleme yapılacak (Üretim kuyuları için yerler tespitleri yapılacak.)

3- Üretim kuyuları açılacak (Sayıları, sahanın büyüklüğüne ve tespit edilen noktalara göre değişebilir.)

4- Üretime başlanacak (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üretilecek gazın 2023’te halka sunulmasının hedeflendiğini söyledi.)

Karadeniz gazının bundan sonraki yolu

‘Filistin davası Arap ülkelerinin gönlünden koptu mu?’

ABD arabuluculuğunda, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında imzalanan “normalleşme” anlaşması, bu soruyu gündeme getirdi. Arap dünyası, zaten uzun süredir Filistin’in varlık mücadelesinde birlik görüntüsü veremiyordu. Son imza da,

İsrail’in kurulduğu yıl olan 1948’den bu yana Filistin davasındaki kırılma noktalarından biri oldu.

Oysa çok değil, bundan 10 yıl öncesine kadar, Arap ülkeleri bütünlüklü bir resim veriyordu. Sadece masada değil, sembolik törenlerde bile bunun böyle olduğunu kanıtlıyordu. Örneğin, Filistin Devlet Başkanı, Ankara’ya geldiğinde, Arap ülkelerinin Türkiye’deki büyükelçileri resmi karşılama töreninde hazır olurdu. O birlik beraberlik tablosu, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesinden sonra gözle görülür şekilde parçalandı. Trump, 2017’de “Kudüs’ü İsrail’in başkenti” olarak ilan ettiğinde İstanbul’da olağanüstü toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı “Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir” kararını çıkartmıştı. Ama o karar bile perde arkasında büyük mücadele sonucu çıkarabilmişti. O toplantıdan bir gün sonra Filistin’in Dışişleri Bakanı Riyad Malki benimle röportajında, “Bazı ülkeler bildirideki tonu düşürmeye çalıştı. Perde arkasında yaşanan gizli bir savaş gibiydi” demişti. Malki, ülke ismi vermek, o savaşı kameralar önüne taşımak istememişti. Bugün İsrail ve BAE arasında atılan o imza ile artık “savaş” herkesin gözü önünde yaşanıyor.

‘Arap siyasetçiler için yük!’

Gazeteci-yazar Süleyman Gündüz de, Arap-İsrail sorunun aslında 2006’dan sonra başka bir eksene evrildiğini söylüyor:

“2006’da Gazze’de başlayıp, Lübnan’da devam eden savaşın neticesinde, Suudi Arabistan ve Arap ülkelerinin artık bu sorunun bir an önce bitirilmesi gerektiğini arzuladıklarına dair bilgiler gelmişti. Zaten Suudi Arabistan, Mısır ve BAE, ABD’nin öncülüğünde, İran’a karşı oluşturulabilecek bir siyasi eksende İsrail ile birlikte hizalanmıştı. 2011 Arap baharı tahtları tehdit edince, gizli saklı olan açığa çıkmış oldu. Arap siyasileri nezdinde, Filistin meselesi Arap dünyası için bir yük. Arap yöneticilerin gönlünde bir Filistin meselesi yok artık. Ama Arap halkları, İslam dünyası toplumları için bu  böyle değil.”           

Karadeniz gazının bundan sonraki yolu

20 yıldan önce temizlenmez

Japon firmasına ait yükü taşıyan kuru yük gemisi, 25 Temmuz’da Hint Okyanusu’ndaki ada ülkesi Mauritius’un açıklarında mercan resiflerine çarptı. Kazanın sebebine dair iddialar muhtelif. Geminin dümeninin kilitlendiği iddiası da konuşuluyor, wi-fi bağlantısı yakalamak için karaya çok yakın seyrettiği de...

Kazanın sebebine dair henüz net bilgi yok. Adalılarsa kazanın ardından yaşanan çevre felaketinin şokunda. Çünkü geminin 4 bin tonluk yakıtının 1.000 tonluk bölümü denize aktı. (3 bin tonu gemiler yardımıyla karaya çıkarılabildi.) 1.2 milyonluk nüfuslu, geçim kaynağı turizm ve balıkçılık olan bu küçük ada ülkesinin yerlileriyse, kendi imkanlarıyla karaya vuran petrolü temizlemeye çalıştı. Uluslararası kuruluşlar, yerleştirdikleri bariyerlerle sızıntının su üstünde yayılmasını önlemeye uğraştı; ancak yüzlerce kilometrelik alan petrolle kaplanmış durumda.

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Bayram Öztürk, “Petrolün su üstünde yayılması bariyerlerle bir yere kadar hapsedilebilir ama petrol dibe çökünce bu uzun süreli temizlik gerektirir. Denizin tamamen temizlenmesi ve ekosistemin normale dönmesi en az 20 yıl sürer” dedi.

Deniz canlıları nasıl etkilenecek?

Mercanların besin almasını sağlayan polipler kapanacak,
Oksijen eksikliği mercanları öldürecek,
Balıklar hareket edebildikleri için daha az etkilenecek,
Mercan içinde yaşayan balık türleri ölecek,
Kabuklu deniz canlıları tehdit altında,
Balıklarla beslenen ve petrole bulanan deniz kuşları uçamadığı için ölecek

Deniz nasıl temizlenecek?

Kıyıya vuran petrol vakumlu süpürgelerle temizlenecek,
Kumun üstünde kalan petrol kazma ve küreklerle toplanacak,
Denizin dibini dalgıçlar ekipmanlarla temizleyecek,
Temizlik mercanlara zarar vermeden yapılmak zorunda...

Karadeniz gazının bundan sonraki yolu