Lübnan ekonomisine son darbe

Salı akşamı Beyrut, büyük bir patlama ile sarsıldı. Lübnan’ın kalbi Beyrut Limanı’nda patlayıcı maddelerin bulunduğu depo patladı, o faciada 100’den fazla kişi hayatını kaybetti, binden fazla kişi yaralandı. Beyrut Valisi Mervan Abbud şehrin yarısının yıkıldığını, patlamanın 3 ila 5 milyar dolar hasara yol açtığını açıkladı. Bu patlama, hali hazırda büyük bir kriz yaşayan Lübnan ekonomisi için adeta son darbe oldu. Lübnan, İran ve Suudi Arabistan arasındaki nüfuz mücadelesinin kritik sahalarından da biri. Ekonomideki vahim tablo, hiç kuşkusuz hassas bir denge üzerinde duran siyaseti de doğrudan etkiliyor.

Lübnan ekonomisine son darbe


Lübnan’da geçen Ekim ayında ekonomik kriz yüzünden protestolar başlamıştı. Enflasyondaki artış, işyerlerinin kapanması, devletin belini büken 90 milyar doların üzerindeki kamu borçları, Lübnan lirasının yaşadığı dramatik değer kaybı, ekonomideki temel sorunların başında geliyordu. İç savaş yüzünden Lübnan’a sığınan 1,5 milyon Suriyeli’nin ekonomi üzerindeki baskısı ve işsizlik rakamlarını doğrudan etkilemesi de yaşananlara tuz biber olmuştu. Halkın öfkesi sonrası Suud destekli Eski Başbakan Saad Hariri istifa etmek zorunda kalmıştı.

İç savaştan sonra  en büyük kriz

Ocak 2020’de Başbakanlık koltuğuna oturan Hasan Diab’ın ilk sınavı ise koronavirüs salgını oldu. Alınan ağır tedbirler sonucu ekonomi daha da kötüye gitti. Ülkede dolarla işlem gören yakıt maddesi teminindeki sıkıntılar yüzünden artık uzun süreli elektrik kesintileri yaşandı, yaşanıyor. Son zamanlarda başkent Beyrut’a günde 6 saat, diğer bölgelere ise 4 saat elektrik verilebiliyor. Kovid-19 salgını döneminde hastaneler, yoğun bakım üniteleri ve ameliyathaneler de bu kesintilerden nasibini alıyor. Son olarak IMF ile  kredi görüşmelerinin kesilmesi de hayal kırıklığı yaratmıştı. Lübnan’daki patlama ise kalan son umut ışığını da adeta söndürdü. Pek çok uzmana göre Lübnan, 1975-1990 yılları arasındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizden geçiyor.

 Lübnan ekonomik verileri

(Dünya Bankası/IMF/Trading Economics 2019 verileri)

Nüfus:6,8 milyon

GSYH:53,3 milyar Dolar

Kişi başına düşen gelir: 5.858 Dolar

(1 Lübnan Lirası=1.507,5 Dolar/Karaborsada 9 bin lira üzerinden işlem görüyor)

Kamu borcu:86,2 milyar Dolar (2019-1.Çeyrek)

Büyüme oranı:%-5

Enflasyon (TÜFE-yıllık):%206.83

İşsizlik:%6,2

IMF ile kesilen kredi görüşmeleri

Lübnan 1 Mayıs’ta IMF’nin koronavirüs finansman programına başvurdu

Kredi toplamı 10 milyar Dolardı (Her yıl için 2 milyar $, toplam 5 yıl)

Başvuru, Hizbullah ve diğer partilerin IMF’nin şeffaflık talebini kabul etmediği için sonuçlandırılmamıştı

Görüşmeler Temmuz ayı başında kesildi

ABD’nin hesabı ne?

Bu hafta’nın en dikkat çeken haberlerden biri Suriye’nin kuzeyinde ABD’li bir şirketin, ağırlığını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile imzaladığı petrol anlaşmasıydı. Anlaşma Suriye’nin kuzeyinde, Irak sınırına yakın ve daha güneyde kalan sahaların modernizasyonunu ve petrolün işlenerek pazarlanmasını içeriyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Destekliyoruz” diyerek anlaşmayı hem doğruladı hem de bu yolla devletin bu anlaşmanın arkasında olduğunun mesajını verdi. Milliyet’e konuşan enerji alanında uzman bir isim, “Suriye’de o bölgede kayda değer düzeyde bir petrol olmadığına, olanın da kalite olarak ağır petrol olduğuna, bu çerçevede ABD’nin bu anlaşmayı imzalarken amacının farklı olduğuna” dikkat çekiyor.

“Gelir YPG’nin olacak”

ABD Başkanı Donald Trump, 14 Ekim 2019’da Suriye’den askerlerini çekeceklerini açıkladıktan birkaç gün sonra, “Aylık, 45 milyon dolar, oradaki petrolü kontrol edeceğiz, tutacağız” demişti. YPG’nin kontrol sahalardan elde ettiği gelirin ne olacağı sorusu ise 7 Kasım 2019’da ABD Savunma Bakan Yardımcısı Jonathan Rath Hoffman’a Pentagon’daki bir basın toplantısında sorulmuştu. Hoffman, “Suriye’de petrol sahalarından elde edilecek gelir SDG’ye gidecek, ABD’ye değil” diyerek, niyeti açıkça ifade etmişti. Uzmanlar, “ABD bu yolla, YPG’ye gelir sağlamaya çalışıyor” diyor. Türkiye, NATO müttefiki ABD’nin uluslararası hukuka aykırı bir böyle metne imza atmasına, üstelik bunu bir terör örgütüyle yapmasına bu sebeple tepkili.

Suriye’nin petrol üretimi

(BP rakamları)

Petrol sahaları Deyrizor, Irak sınırı ve Haseke bölgesinde

2018: 24 bin varil/gün (Potansiyeli 2,5 milyar varil /gün) (Dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Arabistan’ın üretimi 297 milyar varil/günlük)

2011: 353 bin varil/gün (İç savaşın başladığı yıl)

Üretimde 7 yıldaki azalma: %90

YPG ile anlaşma imzalayan ABD’li şirket Delta Crescent Energy LLC:

(Politico Dergisi)

Şubat 2019’da ABD Delaware’de kuruldu

Nisan 2019’da ABD Hazine Bakanlığı’ndan lisans aldı

Şirketin kurucuları: James P. Cain (George Bush dönemi ABD Danimarka Büyükelçisi), James P. Reese (Delta Force Eski Komutanlarından, paralı asker şirketi Tiger Swan’ın CEO’su), John P. Dorrier Jr. (Gulf Sands Petrol Şirketi kurucusu)