Yatırım mı, rant mı?

Milliyet EGE’DE Banu Şen’in İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Yüksel Çakmur’la yaptığı röportajı iki gündür dikkatle okuyorum.
Çakmur ne diyor?
“İzmir’de özellikle son günlerde sürekli olarak Kültürpark Fuar alanının hemen karşısında bulunan ve bizim zamanımızda Fuar ve Kültürpark’ın tamamlayıcı parçası olarak değerlendirilen 40 bin metrekarelik alan üzerinde çeşitli spekülasyonlar yapılmaktadır, ithamlarda bulunulmaktadır, ağır suçlamalar yapılmaktadır. Ve görebildiğim kadarıyla sürekli hücumlar, sanki bu bir kişisel konuymuş gibi kişilere yöneltilmektedir. Ve bu suçlamalara muhatap olarak da benim kişiliğim ortaya çıkmaktadır.“
Yüksel Çakmur’a saygımız, sevgimiz vardır.
İzmir’le yatıp kalktığını, bu kenti ne kadar çok sevdiğini de biliriz.
Elbette İzmir gibi bir şehrin belediye başkanlığını yapmış bir kişinin sokaktaki vatandaştan daha duyarlı olmasını da bekleyebiliriz.
* * *
Ama kendisine bir konuda itirazım var.
Diyor ki...
“Yatırım mı? Rant... Bir fabrika yapılıyor da orada istihdam olacak onu mu önlüyoruz? Bu işsizlik döneminde insanlar işe alınacak onu mu önlüyoruz? Yatırım üretkenliktir. Böyle bir şey var mı? Eğer bir fabrika yatırımı olsa öyle törenlere katılmam, ilk harcı ben koyarım. Orası bir satış merkezi değil. Belediye dükkanı değil. Belediyede çıkarlar sözkonusu değildir. Bir belediye başkanı hele bir sosyal demokrat belediye başkanın bunu yapma hakkı yoktur.”
İster İzmir’i konuşalım, ister İstanbul’u...
İsterseniz örnek aldığımız şehirleri...
Örneğin Barselona’yı...
Ya da Prag’ı...
Madrid’i...
Hepsi eski şehri korumuş, yenisini de geleceğin beklentilerine göre kurmuşlardır.
Barselona, her uluslar arası organizasyonla kenti yenilemiştir. Daha da bilinir hale getirmiştir.
Gezilen, eğlenilen, vakit geçirilen, hep anılarda kalan bir şehir yaratılmıştır.
Prag’ın ortası doğal bir film platosu gibidir.
Eskiye çivi bile çakılmamıştır.
Ama modern Prag’da alışveriş merkezleri de, dev gökdelenler de vardır.
Alışveriş merkezleri yatırım değil midir?
Bana göre yatırımdır.
Fabrika kurmak kadar da önemlidir.
* * *
Bir kent nasıl zenginleşecektir, bir kent nasıl güzelleşecektir?
Eskiyi koruyarak, yenilerini de iyi yaparak...
İzmir’de eski korunmuş mudur?
“Güzel İzmir” sözünün sadece şarkılarda kaldığını iddia ediyorum.
Dağları, tepeleri yağmalanırken; bugün ses çıkaranlar o zaman neden konuşmadılar?
Neden dava üzerine dava açmadılar.
Yanlış anlaşılmasın.
Sözüm Yüksel Çakmur’a değil...
Odalara, derneklere, sivil toplum örgütlerine...
Bu kenti seven ve düşünen herkese...
“Yatırım mı, rant mı?”
İsterseniz böyle sormayalım.
“Zenginleşme...” diyelim.
Yeni bir İzmir yaratılacaksa elbette yatırımcılar gelecek, elbette kent değişecek?
Bundan neden çekiniyoruz.