Diyabette farkındalık yaratabiliriz

Ülkemizde diyabetli birey sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Hem genetik hem de çevresel etmenlerin etkili olduğu diyabetten sadece birkaç yaşam tarzı değişikliği ve minik adımlarla korunabilirsiniz

Bugün Dünya Diyabet Günü. Peki, son zamanlarda daha sık duymaya başladığımız diyabetin ne olduğunu biliyor musunuz? Diyabet, vücutta insülinin üretilmediği, az üretildiği veya üretilen insülinin kullanılamadığı durumlarda oluşan, kan şekeri yüksekliğiyle seyreden bir hastalık olarak tanınıyor. Bu hastalığın önüne geçmek ve farkındalığı artırmak için 1991’den beri her yıl 14 Kasım dünyanın her köşesinde Diyabet Günü olarak değerlendiriliyor. Birçok ülkede bu günü kapsayan hafta boyunca çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Diyabetli artıyor

Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) tarafından diyabet görülme sıklığı hakkında yayımlanan güncel verilerde, dünya genelinde 382 milyon yetişkinin diyabet hastası olabileceği belirtiliyor. Ülkemizde de diyabetli birey sayısı azımsanamayacak kadar fazla. IDF’ye göre, Türkiye’de 20-79 yaş aralığında yaklaşık 7 milyon diyabet hastası var ve bu rakam toplam yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. 2035 yılına kadar dünyada diyabetli birey sayısının 592 milyona ulaşması bekleniyordu, fakat bu yılın verileri bize gösteriyor ki, 2030 yılı için öngörülen yaygınlığa bugünden ulaşmışız bile. Her ne kadar genetik yatkınlık taşıyan bir hastalık olsa da diyabete karşı korunmak elimizde. Bu konuda ilk adım farkındalık kazanmak. Ben de bir beslenme uzmanı olarak bu konuda yapılan farkındalık çalışmalarını destekliyor, güncel çalışmaları yakından takip ediyorum. Yakın zamanda okuduğum birkaç makaleyi de sizinle paylaşmak istiyorum.

Diyabette farkındalık yaratabiliriz

Vegan beslenme

Haziran ayında Nutrient dergisinde yayımlanan çalışmada, vegan diyetin Tip 2 diyabete olan etkileri inceleniyor. Sonuçlarda, vegan diyetin Tip 2 diyabetin önlenmesinde ve tedavisinde etkileri olduğu ortaya konuluyor. Ayrıca Tip 2 diyabetli hastalarda yüksek glukoz seviyelerini düşürdüğü görülüyor.

Bu çalışma bize vegan beslenmenin diyabeti azalttığını gösterse de bu konuda daha çok çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu unutmayalım! Ayrıca vegan beslenme düzeninde genel olarak hayvansal protein kaynakları yer almadığı için, bilinçsiz vegan beslenme düzeninde proteinden yetersiz kalıp, karbonhidrat alımının artmasına yol açabilir. Bu durumunda yine uzun vadede obezite ve diyabetle ilgili sorunlara davetiye çıkarabilir. Eğer vegan beslenme düzenine sahipseniz mutlaka bir beslenme uzmanıyla çalışarak yeterli beslendiğinizden emin olmalısınız.

Gebelik şekeri

Gestasyonel diyabet yani gebelik şekeriyle ilgili yapılan bir diğer çalışmada da gebelik öncesi bitkisel içerikli beslenme şeklinin, gestasyonel diyabete olan etkisi inceleniyor. 14 bin 926 kadının dâhil edildiği çalışmada; gebelik öncesi sağlıklı ve dengeli bitkisel içerikli diyetin gestasyonel diyabet riskini azalttığı görülüyor.

Zerdeçal ve diyabet ilişkisi

Ve son olarak nisan ayında yayımlanan bir çalışmada ise Tip 2 diyabetli orta yaşlı kadınlarda zerdeçalın içinde bulunan kurkumin adlı etken madde ile Tip 2 diyabet arasındaki ilişki ele alınıyor. Çalışmaya göre günlük 80 miligram kurkumin takviyesinin ve düzenli egzersizin açlık kan şekerini ve kanda bulunan insülini önemli ölçüde düşürdüğü görülüyor.

Riski artıranlar

Oluşumunda hem genetik hem de çevresel etmenlerin etkili olduğu diyabetin birkaç çeşidi var. En sık duyulan çeşitleri Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet. Tip 2 diyabet, kan şekerimizi düzenleyen insülinin vücutta yetersiz kalmasıyla oluşan en yaygın diyabet çeşidi. Yaşam tarzı değişikliği, kentsel yaşama adapte olma sonucu sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, obezite, yüksek tansiyon ve aile öyküsü gibi etkenler, Tip 2 diyabet oluşturma riskini artırabiliyor. Fakat endişelenmeyin, az önce de söylediğim gibi sadece birkaç yaşam tarzı değişikliği ve minik adımlarla diyabetten korunabilirsiniz. Bunlardan birkaçını sizinle paylaşıyorum.

Diyabetten korunmanın minik adımları:

Beyaz şeker tüketimini sınırlayın. Şeker içeren hazır paketli gıdaların ve içeceklerin tüketimini azaltın, mümkünse tüketmemeye çalışın.

Beyaz ekmek yerine tam tane tahıl içeren ekmekleri tüketin.

Haftada en az 2 gün beslenmenizde kuru baklagillere yer verin.

Doymuş yağ alımınızı sınırlayın; yerine zeytinyağı, badem, fındık, avokado gibi diğer yağ grubu besinleri koyun.

Stresi azaltın; kaliteli bir uyku düzeninizin olmasını önemseyin, günde en az 6-8 saat arasında uyumaya özen gösterin.

Fiziksel anlamda aktif olmaya çalışın.

İdeal kilonuzu koruyun; fazla kilo ve obezite, diyabet dâhil birçok hastalık için risk faktörü. Eğer ideal kiloda değilseniz, bu konuda bir beslenme uzmanından yardım alabilirsiniz.