Dr. Demet Erciyes

Dr. Demet Erciyes

demeterciyes@yahoo.com

Tüm Yazıları

Vücudun bir çeşit savunma tepkisi olan yangı, uzun süre maruz kalındığında kronikleşerek birçok hastalığa davetiye çıkarır.

Latincede “inflamasyon” diye adlandırılan yangı, vücudun zararlı etkenlere karşı verdiği bir çeşit savunma tepkisidir. Zaman zaman iltihap adı geçse de buradaki etken abse ya da iltihaptaki gibi bir mikrop olmayabilir. Vücutta oluşan bu savunma tepkisi görünüşte vücut için faydalı bir olay gibi gözükse de özellikle bu zararlı etkene uzun süre maruz kaldığında kronikleşen yangı birçok hastalığa da davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemimiz zararlı olarak gördüğü bu etkene karşı savunma sistemini harekete geçirip onu yok etmek üzere kandaki lökosit, lenfosit gibi askerlerini görevlendirir. Ancak burada mikrop sandığı bu etmeni yok edeyim derken vücudun kendi hücrelerine de zarar verir.

Haberin Devamı

Vücutta kanda dolaşan bu askerler zararlı gördükleri bu etmeni yok etmek için silah olarak bir takım enzim ve maddeleri salgılamaya başlar. Bu salgılanan maddeler ve ortaya çıkan savaş alanı özellikle o bölgede yoğun olmak üzere vücudun tamamını da olumsuz etkileyecek bir hale dönüşür. Bunu tıpkı ülkelerin sınır bölgesinde olan, küçük gibi gözüken bir çatışma veya herhangi bir yerinde olan bir terör saldırısına benzetebiliriz.

Görünüşte olay bölgesel gibi gözükür. Ancak hadise tüm ülkeyi ilgilendirir. Sosyal ve politik etkileri olur. Ekonomisini etkiler. Genel sağlığını bozar. Kronikleşirse olay artık tüm ülkeyi ilgilendiren kronik bir hastalık haline gelmiştir.

Kaynaklarını da kurutmak gerekir

İnflamasyonun belirtileri arasında ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş, bölgesel ısı artışını sayabiliriz. Akut inflamasyona örnek olarak düşme, ayak burkulması, kesici batıcı bir alet ile yaralanma, böcek sokması, ısırması sayılabilir. Burada olay genellikle hasar gören bölgeyle sınırlı kalır ve zaman içinde de tamamen iyileşir. Yani olay basit bir sokak kavgası gibidir geçer gider. Ancak ülkeye kronik bir terör örgütü dadandıysa ve hele dış mihraklardan güç alarak palazlanıyorsa o zaman ülkenin işi çok zordur. Olay sadece bölgesel olarak kalmaz. Tüm ülkeyi yani bütün organları ilgilendirir. Memleketi bu örgütten temizlerken bir yandan da onu besleyecek tüm destek kaynaklarını da kurutmak gerekir. Yani vücutta inflamasyona sebep olan etmeni bulup uzaklaştırmakla beraber inflamasyonu artıran beslenme ve yaşam tarzını, çevresel etkenleri de düzeltmek gerekir. Keşke memleketi kurtarmak da bu kadar kolay ve uygulanabilir olsaydı.

Haberin Devamı

Yakın bir zamana kadar özellikle kronik hastalıkların sebebine bu kadar derine inilip hücre hatta mitekondri düzeyindeki bağlantılar tam olarak kurulamamıştı. Mutlaka hâlâ çözülmemiş, belki de yanlış ya da eksik bilinen bir taraf vardır. Bugün için tespit edildiği gibi kronik inflamasyon zemininde gelişen hastalıklar arasında diyabet, romatizmal hastalıklar, inflamatuvar bağırsak hastalığı, kalp damar hastalıkları, alerjiler, parkinson ve multiple skleroz gibi hastalıkları sayabiliriz. Yediklerimiz, içtiklerimiz, yaptıklarımız ve yaşam tarzımız sağlığımızı bu derece etkilerken bu konuyla ilgilenen fonksiyonel tıbbın anlam ve önemi de ortaya çıkıyor. Bu konudan ve kronik inflamasyonun belirtileri ile birlikte iyileştirilmesinden ilerideki yazılarımda bahsedeceğim.