Baba oğul çatışması bitmez

Kent/köy ve baba/oğul çatışmalarını aynı öykü içinde birleştiriyor “Nuh Tepesi”. Usta oyuncuların performansları, görselliğin yarattığı atmosferle desteklenince ilk uzun metrajında genç yönetmen Cenk Ertürk sinema duygusunu mükemmel yakalıyor. Görüntü yönetmeni Federico Cesca, iç mekan ve gece çekimlerinde son derece başarılı kareler yakalamış. Haluk Bilginer ve Ali Atay’ın karakterlerini olabildiğince serbest, içten gelen performanslarla canlandırdıkları hemen anlaşılıyor. Doğal oyunculukları ve beden dilleri övgüye değer.   

Kanser tedavisi gören babası İbrahim’i (Haluk Bilginer) köyüne getiren oğul Ömer’in (Ali Atay) ona karşı öfkeli olduğunu en baştan anlaşılır. Arabayla yaptıkları yolculuk sırasında, babasının ön koltukta oturmasına dahi tahammül gösteremez. Ömer’in öfke patlamaları köye varır varmaz başlar. Babası 45 sene önce diktiğini iddia ettiği ağacın altına gömülmek istemektedir. Ağaç bir tepenin üzerindedir ve köylüler Nuh Peygamber tarafından dikildiğine ve 4 bin yaşında olduğuna inanmaktadır. Dışarıdan gelip dilek dileyen, dua edenlerin bir tavaf alanı gibidir. Köyün uyanık muhtarı Cevdet (Mehmet Özgür) ve marketi için de bu ziyaretler bir kazanç kapısıdır. İbrahim’in gömülmek ısrarı muhtarın ve oğullarının huzurunu kaçırır. Ömer, babasını tersleyen muhtar oğullarına patlar. Esasında birikmiş öfkesi kendisini ve annesini, küçük yaşta başka bir kadın için terk edip giden babasına karşıdır. Yıllar sonra bir araya gelen baba ve oğlun hesaplaşması kaçınılmazdır. Ömer’in de yürütemediği bir evliliği vardır ve hamile karısı Elif’ten (Hande Doğandemir) ayrılık aşamasındadır. İçinden bir ses, yolunun sanki babasının yolu olduğunu fısıldamaktadır. 

Baba oğul çatışması bitmez

2020 Tribeca Festivali’nde ilk gösterimini yapan “Nuh Tepesi” Uluslararası Yarışma Bölümünde En iyi Senaryo ve Ali Atay ile En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanarak dikkat çekmişti. Arkasından Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film, Yönetmen ve Görüntü ödülleri geldi. Film, Pandemi nedeniyle kısa bir süre gösterimde kaldı ve geçen hafta Netflix’de gösterime girdi.

Bu ödüllerin ortaya çıkarttığı beklentiyi film büyük ölçüde karşılıyor. Final bölümüne ve yan karakterlere biraz daha özen gösterilse başyapıt sınıfına atlayabilirmiş. Geçmişin ve bugünün hesaplaşmaları iyi yazılmış sahneler. Bağnaz inanışlara ve onlardan kazanç sağlayan insanlara da yer açan öykü bu anlamda olayı çok köpürtmeden dengeliyor. Küçük yerlerin değişmeyen yaşamı ve insan karakterleri kısa ve öz olarak karşımıza çıkıyor. Modern görüşlü imam karakteri Arın Kuşaksızoğlu tarafından çok güzel hayata geçirilmiş.

Artıların eksilerinin üzerine çıktığını düşündüğüm bir film “Nuh Tepesi”. Yerli sinemanın alışıldık köy kent çatışmalarına yeni bir şey getirmese de, özenle yapılmış bir film olarak övgüyü hak ediyor.