Sanal kimlik gerçek mutluluk verir mi?

‘Hangi Kadın’ orijinal adıyla ‘Celle Qui Croyez’ (çevirisi inanmak istediğiniz kişi), internet ortamında kimin, kime inanmak istediğini, bu durumun hangi umutlara veya umutsuzluklara doğru manipüle edilebileceğini anlatan bir öyküye sahip. İnternet ortamındaki sanal tanışmaların gerçekte insanın olmak istediği kişi mi yoksa taşıdığı kimliğin bir travması mı olduğunu tartışmaya açıyor.
50’li yaşlarda 2 çocuk sahibi, boşanmış bir kadının dramını izliyoruz. Juliette Binoche’un sınır tanımayan oyunculuk yeteneğiyle ortaya çıkardığı Claire karakteri, kendinden yaşça küçük Alex adında bir adamla internet üzerinden yazışmaya başlar. Kendisine yarattığı yeni ve genç bir kimliğe eklenen seksi fotoğrafla flört başlar. Alex ile olan yazışmalar bir süre sonra kontrolden çıkmaya başlar.
Film finalinden yola çıkarak başa gelerek hikayeyi anlatıyor. Detayları Clair’in psikiyatristi Catherine Borman’a (Nicole Garcia) yaptığı konuşma seanslarından yola çıkarak öğreniyoruz. Üniversitede edebiyat dersi veren Clair, entelektüel ve donanımlı kişiliğine karşın içindeki duygusal boşluğu doldurmakta zorlanan, bunun mutsuzluğunu yaşayan bir kadındır. Üniversitede anlattığı ders konuları arasında Choderlos de Laclos’un sinemaya da uyarlanmış olan ‘Tehlikeli İlişkiler’ romanı da vardır.
Malum yalan ve entrika üzerine kurulu bir romandır. Bu boşluk insanın hiç karşılaşmadığın başka bir insanla duygusal yazışmalar yaparak dolabilir mi? Bu durum insana gerçek bir mutluluk ve umut duygusu verebilir mi? Filmin çevresinde dolandığı bu sorular finalde bize farklı alternatifler sunuyor. Edebiyat dünyasında hiç karşılaşamayan insanların mektuplar aracılığıyla yaşadığı aşklara edebi mektuplara aşinayızdır. Modern toplumda bu tür ilişkilerin yeri artık yok. Alelacele yaşanılan birliktelikler ve ayrılmalarla dolu bir dünya içindeyiz.
Yönetmen Safy Nebou, ilişkiler yumağına gerçekçi bir bakış arayışını, bir yerden sonra daha kurmaca bir anlatıma bırakıyor. Alternatif final Claire’in zihninden yazılmış hikaye olarak karşımıza geliyor. Pişmanlığın ve suçluluk duygusunun yarattığı duygularla yazılmış olan bu hikâyede bile mutlu son yoktur. İncinmiş olmak, geçmişin travmaları geleceğin karanlığını yaratmaktan geri kalmıyor. Bein Connect seçkileri arasındaki bu filmi es geçmeyin.