SU VE SAĞLIĞIMIZ

Su, insan sağlığı için oksijenle birlikte ihtiyaç duyulan en önemli yaşam kaynağıdır. Vücudumuzun dengede kalmaya çalışması için hayati önem taşır. Oysa yaşam koşuşturmacasına dalıp su içmeyi unutuyor ya da susamayı bekliyoruz.

Genel bir çözücü ve taşıyıcı olduğundan, vücudumuzdaki biyolojik işlemlerin temelinde su vardır. Su miktarının azalması, yaşam kalitemizi etkileyecek rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Diğer yandan, organlarımız da su olmadan faaliyetlerini yerine getiremez ve verimli çalışamaz.

 Günlük su ihtiyacı, kişinin sağlık koşulları, aktiviteleri ve yaşadığı iklim gibi farklı etkenlere bağlıdır. Normal koşullarda günde en az sekiz bardak su içmek (yaklaşık 2-2.5 l), ihtiyacınızı karşılayabilir. Susamayı beklemeyin. Belirli aralıklarla tüketmeye mutlaka özen gösterin.

Yeteri kadar içiyor muyum?

Yeterli sıvı alıp almadığımızı öğrenmenin en kolay yollarından biri, idrar rengine bakmaktır. Yeterince içiyorsak, idrarımız berrak ya da açık-soluk sarı olacaktır. Şayet renk koyu sarıysa, bu yeterli miktarda su içmediğimizin göstergesidir. Ayrıca vücudunuz su kaybetmişse, yorgun ve halsiz hissedebilir, baş ağrısı çekebilir ve daha az idrara çıkabilirsiniz. Ağzınız da kuruyabilir. Bu belirtilerden en az iki tanesini hissettiğinizde, mutlaka su tüketmelisiniz.

Kahve, çay ve kola gibi içeceklerse, idrar söktürücü maddeler içerdiğinden, vücuttan atılan su miktarının artmasına neden olur. Kısacası, suyun yerini başka hiçbir içeceğin tutması olası değildir.

İnsan vücuduna faydaları neler?

Su beden, ruh ve sinir sağlığımızın en önemli kaynağıdır.

Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarıya atılmasını sağlar. (Yeterince içilmezse toksinler vücuttan atılamaz, idrar miktarı azalıp, rengi koyulaşır. Minerallerin birikimiyle böbrek taşı oluşumu; toksinlerin karaciğerde birikimiyle de hepatitler ve karaciğer hasarı meydana gelir.)

Hücrelere besin ve oksijen taşır. (Kan, hücreler için gerekli oksijeni taşır. Su tüketimi yetersiz olursa, kan hacmi azalır, kan dolaşımı hızı yavaşlar, kan koyulaşır, aritmi gelişir, tansiyon düşer ve buna bağlı bayılmalar görülebilir. Bu da kalbe ve diğer organlara giden kan miktarını azaltır, koyulaşan kan, damarların tıkanmasına neden olabilir. Özellikle hayati öneme sahip beyin ve kalp koroner gibi ince damarlarda tıkanmalara neden olarak, kalp krizi ile felç gibi hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır.)

Vücut ısısını düzenler.

Metabolizmanın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Metabolizmayı, sudan ayrı düşünmek imkânsızdır.

Metabolizma hızı üzerinde etkili olan parametrelerin başında su gelir. Kişinin günlük alması gereken su miktarı karşılanmadığında metabolizma yavaşlamaya başlar. Bunu şu şekilde açıklamak mümkündür. Vücut ısısı düzenleme sistemlerini sürdürmek için vücudun suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç karşılanmadığında vücut ısısı düşmeye başlar. Bu durum metabolizmanın yavaşlamasına neden olur.

Metabolizma hızını yavaşlatan bir diğer unsur ise vücutta biriken toksin ve atık maddelerdir. Bu maddelerin vücutta uzun süre kalması hem metabolizma hızını düşürür hem de vücut sisteminin kusursuz dengesini bozar. Toksin, yağ ve atık maddelerin vücuttan atılması ise suyla mümkündür. Ancak vücuda alınan su miktarı azaldıkça idrar miktarı da azalacağından metabolizma da yavaşlar.

Vücut susuz kalınca kilo vermek zorlaşır.

Bir kişinin ideal kiloya sahip olmasında metabolizmanın rolü tartışılmaz. Metabolizma kişisel olduğundan aynı kaloriyi tüketmesine rağmen bazı kişiler daha fazla kilo alabilir. Bu noktada metabolizma hızının önemli bir etkisi vardır. Su alımı azaldıkça metabolizma hızı da yavaşlayacağından yağ yakımı da azalır. Bu noktada kişi kilo almaya başlar. Bu durumu tersine çevirmek için güne bir bardak soğuk suyla başlanmalıdır.

Kabızlığı engeller. (Yetersiz su tüketimi, sindirim sisteminin daha az çalışmasına ve kabızlığa yol açar.)

Grip gibi bulaşıcı hastalıklara karşı, vücut direncini kuvvetlendirmeye yarar sağlar.

Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı gibi problemleri önler. (Vücudun kontrol merkezi olan beyin de, diğer organlar gibi sağlıklı çalışmak için suya ihtiyaç duyuyor. Uzamış susuzlukta unutkanlık, dikkat eksikliği, uyku hali, sinirlilik, algıda ve hareketlerde azalma oluyor.)

Göz, ağız ve burun yapısının nemli olmasını sağlar.

HAMİLELİKTE DESTEK OLUR

Hamilelikte vücudun su ihtiyacı artar. Sorunsuz bir hamilelik dönemi ve sağlıklı bir bebek için hamilelikte yeterli su alımı çok önemli. Su cildin sağlıklı ve esnek olmasını sağlar. Yetersiz alındığında, cilt kurur ve terleme azalır; vücut ısı dengesini sağlayamaz, cilt esnekliğini kaybeder. Özellikle egzama ve mantarlar sık gözlenirken, tırnaklar ve saçlar kırılır, ciltte çatlama ve kanamalar görülebilir. Vücut mikroplara açık hale gelir.

İyi bayramlar dilerim.