Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayın

Koronavirüs yüzünden sağlık kontrollerinizi aksatıyor, hatta sizi alarma geçirecek semptomları bile görmezden mi geliyorsunuz? Aman sakın yapmayın!
Göğsünüzde bir ağrı hissettiğinizde ne yaparsanız? Hemen bir ambulans çağırır ve en yakındaki hastaneye gidersiniz değil mi? Ama maalesef pandemiyle birlikte vücudumuzun imdat çağrılarına bile kulak tıkar olduk. Koronavirüse yakalanmamak adına alınan önlemler, virüsün kendisinden daha tehlikeli bir hâl almaya başladı.

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayın


Kalp krizi semptomlarını görmezden gelenler, memesinde bir kitle olduğunu fark edip kontrole gitmeye çekinenler, prostat muayenesini atlayanlar... Listeyi uzatabiliriz ama sözün özü şu; herkes hastaneye, doktora gitmekten korkar oldu. Ve bu korku koronavirüsten çok daha tehlikeli!

TEHLİKE ÇANLARI

Evet, koronavirüs bir tehdit. Ama koronavirüse yakalanmaktan korkup sağlık kontrollerinizi süresiz bir şekilde askıya almak, acil durumlarda bile hastaneye gitmemek çok daha büyük bir tehdit!

Olayın boyutlarını anlamak için İngiltere’de yapılan bir çalışmaya bakacağız. (1) Bu yayında İngiltere’deki hastane başvurularına, konan teşhislere ve ölüm nedenlerine kadar tüm verileri inceleyerek, pandemi öncesiyle sonrasını karşılaştıran ciddi bir çalışma yapmışlar. Analizi yaparken 200’den fazla hastalık baz alınmış. Bu rapor, pandemiyle birlikte sağlık hizmetlerinden faydalanma alışkanlıklarımızın nasıl değiştiğine ışık tutmak adına önemli bilgiler sağlıyor.

Sağlık sistemi çökmesin diye alınan önlemler, yapılan kampanyalar çok daha büyük tehlikelere zemin hazırlamış olabilir mi? Korku, koronavirüsten çok daha ciddi bir tehdit hâline mi geldi?

İngiliz menşeli çalışmanın bulguları bu sorulara çarpıcı bir yanıt veriyor.

İstatistiki verilerin derlenmesiyle hazırlanan rapora göre, pandemi döneminde hastane başvuruları % 90 oranında azalmış. Çalışma, salgın başladığından beri milyonlarca hastanın sağlık kontrollerini aksattığını gösteriyor. 2020 yılının mart ile ağustos ayları arasındaki dönem, bir yıl öncesiyle kıyaslanmış ve doktor randevularının sayısının yaklaşık 27 milyon azaldığı görülmüş, 

Rakamlara göre, pandemi öncesinde göğüs ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuranlarda % 41 azalma var. Yani koronavirüs salgınıyla birlikte kalp krizinin belirtisi olabilecek bir semptom bile görmezden gelinebiliyor. Pandeminin ilk dört ayında kalp krizi yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısında ciddi bir artış olduğu gözlenmiş. Tam bir sayı vermek gerekirse, bu süre zarfında 4400 kişi koronavirüs salgını yüzünden hastaneye gitmeye çekindiği için kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmiş.

Rapora göre, en sık rastlanan kanserler üçte iki oranında düşmüş. Bu oranın içinde rutin kontrollerini atladıkları için teşhis konamayan hastalar olduğu gibi, kanser semptomlarına rağmen hastaneye gitmedikleri için tespit edilemeyen vakalar da var. Çalışmayı yürütenler, sayıların alarm verici nitelikte olduğunu, bunun binlerce ekstra ölüm anlamına gelebileceğini belirtiyorlar. Hatta çalışmaya göre bu sayının 35 bin civarında olacağı öngörülüyor.

Mesela erkeklerde en sık rastlanan kanser türü olan prostat kanserini ele alalım. Çalışma, prostat kanseri teşhisinde % 64 azalma olduğunu gösteriyor. Prostat kanseri sinsice ilerleyen ve ileri safhalarında ölüm riski ciddi oranda artan bir kanser türüdür. 50 yaş üstündeki her erkeğin her sene düzenli olarak kontrole gitmesi önerilir. Bu ne demek? Pandemi döneminde prostat muayenesi yaptırmak için doktora gitmekten çekinenleri sonrasında daha zorlu bir tedavi süreci, hatta ölüm riskinde ciddi bir artış bekliyor.

İşte size koronavirüs depreminin öngörülemeyen hasarı! Yukarıdaki detaylı analiz pandeminin, hesapta olmayan artçılarını, hesaplanmayan uzun vadeli etkilerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. İngiliz Ulusal Sağlık Örgütü istatistiklerin anlattıklarını ciddiye almış görünüyor ki, “Help me to help you” (“Sana yardım etmek için bana yardım et”) sloganıyla yeni bir kampanya başlattı. Bu kampanyanın amacı, hastaneye gitme oranını yükseltmek, hastaları sağlık sistemine yük olmadıkları konusunda ikna etmek. (2)

Tüm bu öğrendiklerimizden sonra akla ister istemez şu soru geliyor: COVİD-19 enfeksiyonuna verilen kayıpların sayısı ortada, peki ya virüs kapma korkusuyla hastaneye gitmeyip hayatını kaybedenler kaç kişi? Bunu tam olarak bilmek imkânsız, fakat tablonun hiç de iç açıcı olmadığı aşikâr.

Koronavirüse karşı en etkili maskenizin bağışıklık sisteminiz olduğunu her fırsatta dile getiriyorum. Doğru beslenerek, diyetinizi besin takviyeleriyle destekleyerek bağışıklık sisteminizi güçlendirin, fiziksel mesafenizi koruyun, ellerinizi sık sık yıkayın ve maske takın. İşte bu kadar!

Sizi COVİD-19’a karşı koruyacak en etkili strateji budur. Bunlara dikkat ettiğiniz, bu önlemleri aldığınız müddetçe doktora gitmekten, hastaneye gitmekten korkmanıza gerek yok! Düzenli kontrollerinizi sakın aksatmayın. Erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabilecek hastalıkların serpilip, güçlenmesine izin vermeyin.

Evet, koronavirüs bir sağlık tehdidi, ama unutmayın ki diyabet, kanser, romatizmal hastalıklar devam ediyor ve ülkemizde her sene yüz binlerce kişi bu hastalıkların sonucu olarak hayatını kaybediyor. Korona virüs salgını bir gün bitecek, ama bu kronik hastalıklar bitmeyecek. Tedbirinizi alın ve sağlığınıza sahip çıkın, kontrollerinizi aksatmayın.

 1 “ Quantifying NHS activity reduction during the peak of the COVID-19 crisis” 14 Ekim 2020, https://drfoster.com/2020/10/14/quantifying-nhs-activity-reduction-during-the-peak-of-the-covid-19-crisis/
2 “Protect the NHS’ message led to 90 per cent drop in hospital admissions” https://www.telegraph.co.uk/business/