Denetim eksikliği

Mustafa Kemal Ulusu

Değerli okurlarım...

Geçen hafta ilk yazımın çıktığı günde, Fox TV sabah haberlerinde, Sayın İsmail Küçükkaya ile program konuğu Sayın Prof. Dr. Tamer Saka Bey, ki kendisi de eski bir denetçiymiş, yazımı gündeme getirerek destek vermeleri beni çok mutlu etti, sağ olsunlar.

Ayrıca bu yazımı mailleri ve telefonlarıyla destekleyen okurlarıma ve dostlarıma da çok teşekkür ediyorum.

Evet o kadar çok dertli varmış ki, zaten olmaması da mümkün değil ki, zira her gün hepimizin bu denetimsizlikle büyük sıkıntıları hatta zaman zaman da büyük acıları olmuyor mu?

2003 yılında Diyarbakır’da THY uçağının düşmesinin sebebi de böyle bir denetim eksikliğinden meydana gelmemiş miydi? Onlarca insanı ve ben de uçağın pilotu aslan gibi gencecik oğlumu böyle bir büyük denetimsizlik yüzünden kaybetmemiş miydim, ama maalesef bu veya buna benzer denetimsizlikler yüzünden ne mallar kaybediliyor, ne ziyanlar oluyor ve de ne acılar yaşanıyor... Sonunda ne mi oluyor? Vah gidene diyorlar, o kadar, ama sen gel bir de kaybedenlere sor, neler hissedip , neler yaşıyorlar.

Şöyle etrafınızda kişilerden çokça duyduğunuz bir söz vardır “Yahu kardeşim valla tesadüf yaşıyoruz, her an başımıza bir dert, bir bela gelebilir.” Yanlış mıyım? Duymuyor musunuz?

İşte tüm bunların sebebi ülkemizde hemen hemen her konudaki denetim eksikliğidir ve bunun yan etkileride her şeye etki etmektedir. Nelere mi?

Hayat pahalılığına, ekonomik sıkıntılara, can ve mal kaybına, insan yaşamına, eğitim ve spora kadar say da say her konuda büyük sıkıntılar yarattığı bir gerçek, peki bu gerçeği yıllarca nasıl göz ardı ederek yaşıyoruz. Nasıl mı? Biraz evvel söylediğim gibi tesadüflerle...

Hayatımızın her anında bu denetimsizliği yaşıyoruz ve bunun bizde yarattığı stresi ve de zararları hala da maalesef çözebilmiş değiliz, en kötüsü ise bu konuda yeterli bir çalışmamızda maalesef yok.

Erkeklerimizin hemen hepsi çok az istisnayla askerlik yapmıştır. O askerlikteki disiplin ve neticesindeki başarının sebebi nedir? Tek kelimeyle denetim hem de sürekli denetim.

En önemlisi bu askerlikte hiçte bitmez, neden mi? Erlikten başlayarak onbaşılık ve çavuşluktan asteğmenliğe, sonra da tek tek artan rütbelerle orgeneralliğe kadar, hatta orada da bitmez Gen. Kur. Bşk.lığına ve de MSB kadar gider. Tüm astlar, üstlerinin hep denetimi altındadır işte bunun neticesinde de askerdeki nizam ve intizam süperdir ve de çok nadir bozulur, bozan da cezasını çok ağır çeker.

Çok duymuşsunuzdur eskiden askerliğini yapmayana kız da vermezlermiş, neden? Çünkü o sıkı denetimden geçmenin yarattığı tecrübeyi görüp ve bir nevi ahlaki düzene uyup gelmesinden kazandığı tecrübelerin onu güvenilir bir erkek yapmasından.

Yazıma destek kadar bazı sorular da vardı. Mesela “Bakanlıklarda ve resmi kurumlarda denetim birimleri var, ama neye yarıyor ki, hiçbiri doğru dürüst çalışmıyor ki” diye haklı sorular soranlara cevabım şudur.

Evet vardır, vardır da o denetim birimini kim denetlemektedir? İşte en büyük bir sorunda zaten bu değil mi?

Ben bürokraside görevler yaptım ve yakinen bunun hiç olmadığını gördüm ve de yaşadım, o kadar çok canlı misalim var ki, yazsam sayfalar almaz ve de günlerce sürer.

Onun için de ben, işte tüm bunları özel ve devlet sektöründe görüp yaşadığım için, en tepede devlette bir denetim bakanlığı kurulmalı diye fikrimi ortaya atıyorum, tabiki tartışılır.

Bu bakanlık iyi yetişmiş kadrolarla tüm özel ve resmi kuruluşları, çok sıkı bir denetim ve cezai şartlarını da Batı ülkelerindeki tarafsızlık ve düzen içerisinde uygularsa, ülkemizde belli bir zaman periyodu içinde çok ciddi ilerlemeler kaydedileceğine inanıyorum.

Tabiki bu sistemde en büyük etkenlerden biri eğitimdir.

Eğitim derecesi yüksek, vizyon sahibi kişilerden kurulacak denetim mekanizmalarının hata yapması az olur ve başarı şansı da çoktur.Ayrıca tabiki bu görevlere atanacak kişilerin seçimi de çok önemlidir işte burada adama göre iş değil, işe göre adam seçme ön planda olmalıdır, diğer çok önemli bir  konuda ülkemizde siyasetin gücü ve kullanım şeklidir.

Yıllardır izlediğimiz şekilde her siyasi partinin iktidara geldiği dönemlerde hemen kendi adamlarını önemli yerlere atamasını her seçimlerden sonra görmüyor ve de yaşamıyor muyuz? Hep görüyor ve yaşıyoruz, ki bunları bizzat bende görüp yaşadım.

Zaten bunun yüzünden bürokraside çok başarılı bakanların, müsteşarların, genel müdür ve daire başkanlarının hatta memurların, sporda federasyon başkanlarının derhal değiştirilmesini her dönem görmüyor muyuz?

O zaman önce eğitim ve vizyoner bir nesil yaratma planlamasını yapmak, sonra da böyle bir ‘Denetim Bakanlığı’ ile yeni bir yapılanmaya başlamak.

Bilinmelidir ki, başlamak bitirmenin yarısıdır ve tarihte hep cesurca kararlar alanlar kazanmıştır.

Denetim eksikliği

Mustafa Kemal Ulusu

kulusu@hotmail.com