İstanbul’da bir göç müzesi kurulmalı

Türkiye’nin yurt dışındaki insanlarımıza bir borcu bulunmaktadır.

Dünyada 7.6 milyon Türk kökenli göçmeni yurt dışında yaşatan Türkiye’nin hala bir göç müzesine sahip olmaması tarihsel bir ayıptır. Dünyada kendi nüfusunun %9’nu yurt dışında yaşatan başka ulus yoktur. 1.4 milyarlık nüfusa sahip olan Çin’in 55 milyonu yurt dışında yaşarken, 1.1 milyarlık Hindistan’ın 35 milyonu yurt dışında yaşamaktadır.

İstanbul’da bir göç müzesi kurulmalı

Türkiye’mizin hala bir göç müzesine sahip olamaması çok büyük bir ayıp.

Türkiye çok ilginç bir ülkedir. 1961’de başlayan göç olayı çerçevesinde ilk önce 6.800 Türk işçisini Almanya’ya yolladık, daha sonra başka ülkelere de gönderdik ve şu anda AB sınırları içerisinde eski üye İngiltere’yi de dahil ettiğimizde 5.7 milyon Türk yaşıyor. ABD’den, Avustralya’ya kadar toplarsak Türk göçmenlerin sayısı 7.6 milyonu geçti. Bu da 83 milyonluk nüfusumuzun %9’undan fazladır. Dünyada oran olarak bu kadar göçmeni başka ülkelerde yaşatan başka bir ülke yok.

Buna karşılık “Türkiye dış dünyadaki göçmenlerin haklarını nasıl koruyor, onlara nasıl sahip çıkıyor?” bu da ayrı bir tartışma konusu. Bugün için önemli olan Türkiye’nin bir göç müzesi oluşturması. Bu müzenin yapılacağı en önemli kent de İstanbul gibi gözüküyor. Yurt dışına giden Türklerin önemli bir kısmı İstanbul üzerinden gitmiş bulunuyor.

Türkiye göç müzesi ile yurt dışında yaşayan insanlarını onurlandırmalı.

Yoğun ilgi olacak

Böyle bir göç müzesinin burada olması onların ilk ziyaret edecekleri yerler arasında olmasını da sağlayacaktır. Yalnız göçmenler değil, Türkiye’de yurt dışında yaşayan insanlarımızla bağlantısı olan ve onların katkıları ile yaşayan en azından 20 milyonluk bir kitle var. Türkiye artık göç alan ülkeler arasında ama aynın zamanda göç veren ülkeler arasında da Avrupa’da bir numaradayız. Bunun bir müze ile taçlandırılması lazım. Bu konuyu artık daha fazla ele alacağız.

Dünyada Türk olgusu

Türkiye ise 1961’de başlayan ciddi göç hareketi sonucunda kendi insanını 5.4 milyonu bugünkü AB sınırları içerisinde diğer 2.2 milyonu İngiltere başta olmak üzere ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde yaşatan bir devlettir. Bu insanlar 1961’den beri yolladıkları dövizlerle kendi ülkelerine gösterdikleri direniş ve dayanışmalar ile de tarih yazmışlardır. Maalesef biz bu insanlara yeteri kadar sahip çıkmadık çıkamadık. Bunu değiştirmenin zamanı gelmiş bulunmaktadır.

Bu konuda ilk atılacak adımlardan bir de bu insanlarımıza yönelik şükran borcumuzu ödeyeceğimiz bir göç müzesinin kurulmasıdır. Bu göç müzesi başta Almanya’da yaşayan 3.2 milyon insanımızın anılarını Türkiye’de yaşatacak eserleri ülkemize getirmek ve diğer 4.4 milyonluk kitleyi de simgeler halde bu müzede yer almalarını sağlamaktır. ABD, Kanada ve Avustralya’da böyle göç müzeleri vardır. Almanya’da da göç müzesinin 40 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Türkiye bu konuda duyarsız kalmıştır. Bu açıdan gerek devletin, gerek belediyelerin bu konuya el atmaları şarttır.

TAVAK’ın çalışması

Türkiye’de son yıllarda müzeler özellikle büyük sanayi kuruluşları tarafından kurulmaktadır. Belediyelerin de bu konuda aktif olmalarında büyük yarar vardır. Bu göç müzesinin hazırlıkları önce göç verdiğimiz önemli ülkelerde sunulduktan sonra müzede yerini alabilir. Ayrıca bu müzenin işleyen bir konumu olmalıdır. Ayrıca fonksiyonel bir işleve de sahip olması gereken bu müzenin içinde sinema salonları, göç ile ilgili konferansların verilebilmesi için bir salona yer verilmesi gerekir. Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) olarak bu konuda ciddi bir konsept hazırlamış bulunuyoruz. Yakında bunu kamuoyuna açıklayacağız.