Türkiye 23 Mart’ta yapılacak AB zirvesi öncesinde özel statüyü gündeme getirmeli

Prof. Dr. Faruk ŞEN - TAVAK Vakfı Başkanı tavaksen@gmail.com

Türkiye 2021 yılına AB’ye ağırlık vererek başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk olarak AB büyükelçilerine Ankara’da yaptığı konuşmadan sonra, Ankara’ya gelen Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’la bir görüşme oldu.

Bu toplantılarda özel statü Türkiye tarafından dile getirilmedi. Bu çok büyük bir hata, Türkiye 23 Mart’ta yapılacak AB Zirvesi’nde bu sefer ciddi bir sonuç alması lazım. Artık yaptırımlar konusu tamamıyla gündemden düşmeli. Tersine “AB Türkiye için neler yapabilir?” görüşü ağırlık kazanmalı.

AB’NİN 5 AYAĞINDAN 3’NÜ GERÇEKLEŞTİREBİLİRİZ

Öncelikle Schengen Bölgesi’nin Türklere açılmayacağı ortaya çıktı. Buna karşılık AB’de özel statü çerçevesinde Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği’nde yer almamız, ikinci ayak olarak Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi ve Türkiye’nin taraf olmasıyla birlikte kararlarda imzası olması gerekli. 20 Ocak’ta iş başına gelen Biden, önemli bir adım olarak Transatlantik Paktı’nı tartışmaya açacak ve gerçekleştirecek. Dolayısıyla Gümrük Birliği’nin yenilenmesiyle bizde bu paktın içinde olabiliriz. Üçüncü olarak, özel statü ayağını ise AB bütçesine katkı vermek ve katkı almak oluşturmalı. Bu üç adım, Türkiye’nin AB’ye giden yolunda şu anda alacak en büyük mesafe olacak.

AB’YE KATILIM İÇİN ÖZEL STATÜ İLK ADIMDIR

AB’ye tam üyeliğin diğer iki ayağı olan politik katılım ve serbest dolaşım hakkı, şu an için fazla gerçekçi gözükmüyor. Politik katılım, önemli bir diğer ayak olarak ortaya çıkıyor. Bu konuda da AB ülkeleri büyüklük açısından Almanya’yla aynı düzeyde olan 83 milyonluk Türkiye’nin 74 parlamenter ve 29 oy hakkı ile AB Konseyi’nde yer almasını istemiyor. Bunlar ilk 3 ayaktan sonra tartışılacak konulardır.

TAVAK Vakfı olarak “AB ile Türkiye arasında imtiyazlı ortaklık” olarak önemli buluyoruz. Bu konuda 2000’li yılların başında Almanya Başbakanı Merkel’in ve Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin ortaya attığı imtiyazlı ortaklık statüsü, Türkiye’nin önünü açacak ve Avrupa’nın da yararına olacak bir konudur. Son günlerde bunu TAVAK Vakfı olarak gündeme getirmekteyiz ve Türkiye’de de kamuoyunun bu konuyu gündeme almasında da büyük
yararlar görmekteyiz.

“AB İLE ÖZEL STATÜ NASIL OLABİLİR BUNUN ÖRNEKLERİ VAR MI?”

Bunun resmi bir örneği yok fakat 31 Ocak 2020’de AB’de ayrılan İngiltere’ye baktığımız zaman, İngiltere ve AB arasında özel bir statü olduğunu görebiliriz. AB, Türkiye’ye, AB’nin bütçesi konusunda İngiltere’ye uyguladığı sistemi getirebilir ve böylece Türkiye’nin AB’ye olabilecek ekonomik yükü de dengelenmiş olacaktır.

1 AB üyesi olarak  İngiltere hiçbir zaman para birliğine girmedi.

2 Schengen sınırlarına uyum sağlamadı.

AB bütçesine ödediği paralar ve aldığı yardımlar ile AB’nin diğer ülkelerinden daha farklı bir konumdaydı.

Bu gelişmeler genel olarak gerek AB’nin 27 ülkesine, gerek Türkiye’nin yararına olabilecek gelişmelerdir.  Bu konuda yakında ilk önce Avrupa’daki THINK TANG kuruluşlarındaki çalışmalar başlayıp artması ve daha sonra Gümrük Birliği’nin yenileşmesi adımıyla birlikte Türkiye, AB diyalogunun hızlanmasını bekleyebiliriz. Bu gelişmeden iki tarafından çıkarı olacağı için 2021 yılında Türkiye’nin özel statüsü durumu ortaya çıkabilir.

 Türkiye 23 Mart’ta yapılacak AB zirvesi öncesinde özel statüyü gündeme getirmeli

Prof. Dr. Faruk ŞEN - TAVAK Vakfı Başkanı tavaksen@gmail.com