Yeni nesil Örümcek Adam

Marvel dünyasının en sevilen kahramanı “Örümcek Adam” türün hakkını veren bir dönüş yapıyor. Marvel’ın o kadar çok kahramanı arasında en sevilen olmasını, büyümekte olan jenerasyonun en fazla özdeşleştiği karakter olmasında yatıyor. Ne de olsa Örümcek Adam, yani Peter Parker okul kaygıları olan 15 yaşında bir lise öğrencisi.

Bu kez Tom Holland, Parker için seçilmiş en iyi oyuncu olmuş. 2002 versiyonunda 27 yaşındaki Tobey Maguire veya 2012’de 28 yaşındaki Andrew Garfield ile kıyaslanınca 21 yaşındaki Holland, serinin hayranlarının beklentilerine ve çizgi romanının mahcup, çocuksu karakterine yakın düşüyor.

İlk fragmanlarını izlediğimde yeni “Örümcek Adam”’ın bu kadar iyi olabileceğini düşünmemiştim. Bu kez kendi halinde, bağımsız bir kahraman olarak değil Yenilmezler grubunun bir elemanı olarak Demir Adam/Tony Stark’ın himayesinde yetişiyor. Onun bu yetişme durumu kendi güçlerini öğrenmeye çalışması, onlarla oyun oynaması filmin mizahi yönünü güçlendiriyor. Robert Downey Jr. un kısa girişleri bile filmin seyirliğini güçlendirmiş.

***

En çok retro, nostaljik, çizgi romandaki dünyasına yakın durması hoşuma gitti. Kötü adam Vulture/Akbaba ise Michael Keaton’ın ustalığında mükemmel vücut bulmuş. Vulture’ın vatandaşlık adıyla Adraina Toome sokaktan gelen, üst sınıfa karşı hırs duyan bir karakter olması, kötü adamlığına iyi bir motivasyon oluyor. Sıradan, uzaylı filan olmayan süper güçlerini kendisi yaratmış bir emekçi. Kanatlı süper adam kostümünün Birdman’deki kahraman giysisini andırıyor olması ayrıca hoş bir gönderme.

Yönetmen Watts’ın maceranın eğlendirici yönünü daha ön plana çekmesi, aksiyonu çok daha dengeli, çekilir hale getirmiş. Aksiyon feribot ve Stark şirketinin nakil uçağı bölümlerinde patlıyor. Feribot aksiyonu tipik Örümcek Adam klasiği olmuş. Peter’ın ilk göz ağrısı, okulun karizmatik kızı rolünün, siyahi oyuncu Laura Harrier’e verilmesi, May Hala’da ise Marisa Tomei’nin oynaması yenilikler arasında sayılabilir.

Kısaca Marvel evrenine çıta yükselten bir Örümcek Adam olmuş. Üçlemenin devamını bekleriz.

İhtiras ve tutku

“Lady Macbeth” iktidar hırsının, aşk tutkusunun içindeki tüm kötülüğü ortaya çıkarttığı bir kadının öyküsünü anlatıyor.

Bu yönü Shakeaspeare’in ünlü klasiği Macbeth ile örtüşüyor.

Yoksa öyle uzun süslü konuşmaların olduğu klasik bir Sheakespeare’den uyarlama ile alakası yok. Aksine her şeyiyle sade, diyalogların hatta müziğin bile az olduğu bir film “Lady Macbeth”.

1860 İngiliz kırsalında bir toprak parçasıyla birlikte genç Katherine zengin bir madenciye satılır.

Girdiği evde kurallar serttir. Evi terk etmesi yasaktır, emir altında yaşar, aşağılanır.

Kocasının uzaktaki madene gitmesiyle yalnız kalan Katherine evin çalışan işçilerinden Sebastian ile tutkulu bir ilişkiye girer.

Kocasının aniden eve dönmesi beklenmeyen olayların başlangıcı olur.

Tiyatro kökenli yönetmen William Oldroyd dikkat çekici, teatral bir görsellik kullanmış.

Genelde sabit duran kamera karakterleri ve mekanı bir tablo dokusunda sunuyor. Mizansen ve ışık dönemin ruhunu olağanüstü yansıtıyor.

Öykü Rus yazar Nikolai Leskov’un Mtsensk İlçesinin Lady Macbeth’i adlı romanından Ortaçağ İngiltere’sine taşınmış. Beklenmeyen olaylar arasındaki geçişlerin hızlı olması seyirciyi afallatıyor.

Masum köylü bir kızın geçirdiği ruhani değişimi genç oyuncu Florence Pugh müthiş bir oyunculukla canlandırıyor. Bebek yüzlü genç bir kadından şeytan ruhlu bir kadına dönüşümü ustaca ve abartısız oynuyor.

Festivallerde ödül toplayan film ilgiyi fazlasıyla hak ediyor.

VİZYONDAKİLER :

ÖRÜMCEK ADAM : EVE DÖNÜŞ HHH

KARAYİP KORSANLARI : SALAZAR’IN İNTİKAMI HH

WONDER WOMAN HHH

TRANSFORMERS:SON ŞÖVALYE H

3 NESİL HHH

BAŞKA SİNEMA (KARACA)

LADY MACBETH HHH

GENÇLİK BAŞIMDA DUMAN HHH

GENÇ KARL MARX HHH

KEDİ HHH