Bağış niçin istenir?
Bağış için kime, kimlere gidilir?
Ne denir, nasıl söylenir?
* * *
Örneğin...
-Alo, iyi günler.
-İyi günler.
-Bornova belediyesinden arıyorum. Değerli başkanımızın selamını iletiyorum. Bir de küçük ricasını...
-Hayırdır, elimizden geleni yaparız, seve seve
-Teşekkür ederim. Yeni yapılacak tesise katkınızı bekliyoruz.
-Ne gibi?
-Yüreğinizden kopanı, yalnız nakit olacak.
-Buyurun, gelin görüşelim.
* * *
Veya...
-Kiminle görüşüyorum.
-Lütfullah Kanmaz.
-Bornova Belediyesi mali işler müdürlüğünden arıyorum.
-Ruhsatımızla mı ilgili?
-Evet, evet, ne oldu?
-Biraz daha idare edemez misiniz? Mevsimi bitirelim, biz de zor durumdayız.
-Mümkün değil.
-Pekâlâ, oluru nedir? Yardımcı olun, sorunu çözelim
-Zaten bir bağış için gelecektik. Siz hazırlayın.
- ... yeter mi? Ne zaman gelirsiniz.
- Arkadaşımız uğrar.
- Geçen gün başkanla da karşılaştık, yakın dostumuzdur.
- Anlayışımız biraz da onun için... İyi günler.
* * *
En kolayı işsizler.
Çaresizlik başlarına vurmuş, kandırmak çocuk oyuncağı.
-Başkan yakın arkadaşım. Seçimi ona ben kazandırdım.
-Yapma abi, hani bizi de bir söylesen...
-Ne iş yaparsın?
-Her işi yaparım. Odacı, temizlikçi, getir-götür ne varsa...
-Güzel. Senin gibi birine ihtiyacı vardı. Önümüzdeki ay işe başlarsın.
-Sahi mi?
-Dalga mı geçiyoruz? Ancak...
-Eeee
-İki bin liraya patlar.
-Akşama getirsem olur mu? Adresi ver bana, gözünü seveyim kaybolma.
* * *
Tokatçının böyle düzinelerce kurgusu vardır.
Şebeke oluşmuşsa, durum daha faciadır.
Dert büyük ki...
Bornova belediye Başkanı Prof.dr Kamil Oktay Sındır, polise koştu:
“Adımı kullanıyorlar, bağış topluyorlar”
Vatandaşa anons etti:
“Adımı kullanıp, bağış isteyenlere inanmayın...”
Yol gösterdi:
“Telefonla arayanları polise veya bize bildirin”
* * *
İnsanın aklına geliyor; neden Bornova?
Bağış severi mi çok? Tokatçısı mı?
Diğer ilçelerde neden feryat yok?