Hayatın akışını yemekle anlatıyor

Yeni kitabında, dostlarıyla birlikte yemek aracılığıyla hayatı tarif edenTartan, CNN Türk televizyonunda ise farklı yörelerin farklı kültürlerini ekrana taşıyor

Hayatın akışını yemekle anlatıyor

Evin en özel yerinin, mutfağın yolunu tuttum. Zaman zaman kendinizle baş başa kaldığınız, yepyeni lezzetlere yelken açtığınız, birdenbire usta bir şefe dönüştüğünüz, stresinizden arınıp yenilendiğiniz büyülü bir sığınaktır mutfak. Tıpkı mutfak gibi yaşam da binlerce tadı içine hapsetmiştir. Kimi zaman acı, çok acı yemyeşil biberdir hayat; kimi zaman yaban mersinli dondurma gibi biraz mayhoş, biraz tatlı. Bazen tuzu fazla kaçar hayatın, o zaman da sizin tadınız kaçar. Ama sonra öyle bir an gelir ki en tatlı, en masum günaha kocaman bir dilim çikolatalı pastaya dönüşüverir hayat.”
Böyle anlatıyor mutfağı kitabında Aynur Tartan. Konak Belediye Başkanımız Hakan Tartan’ın eşi, dostlarının katkılarıyla hazırladığı “Bak Mutfakta Kim Var” ve “Bak Mutfakta Hayat Var” kitapları ile gazetecilikle aşçılığın sentezini yapmanın mutluluğu içinde. Kitaplarda iki önemli imza da var. Fotoğrafları çeken Yeşim Ersan ve illustrasyonları yapan M.Kutlukhan Peker. CNN Türk Televizyonu’nda farklı yörelerin kültürlerini beyaz cama taşıyan Aynur Tartan, bir yerde artık “yemek stilisti”.

Hayatın merkezi mutfak
Mutfak evin en özel bölümlerinden biri. Çoğu kararlar mutfakta alınıyor. Kavgalar da mutfakta, kutlamalar da. Kısaca hayat mutfakta geçiyor dersek yanlış birşey söylemiş olmayız. Senelerdir mutfağında birbirinden lezzetli yemeklerle dostlarını ağırlayan Aynur Tartan, iyi ki bu biriktirdiklerini kitaplaştırdı. Sadece mutfağa girenler onun kitaplarına bakarak yemek yapmıyor, hayattan ipuçları da öğreniyorlar.
Aynur’a göre pratik yemekleri yapanlar daha tez canlı, hareketli mizaçlı ve bu basit yemekler lezzetli oluyor. Daha detaylı, daha geleneksel, daha ağır yemekleri yapanlar ise genellikle vakti daha bol, keyfine daha düş kün, geleneksel tatları arayan, kendisi için damak zevkini önde tutan insanlardan oluşuyor.
Anadolu’da yaşayan bir kadının mutfakta geçirdiği zamanla, daha batıda yaşayanın mutfakta geçirdiği zaman arasında önemli farklar var ve iklim koşulları da mutfak alışkanlıklarını belirliyor. Salata yapmak için geçirilen zamanla keşkek yapılabilir mi? Ya da meyve salatasıyla aynı sürede baklava?
Aynur’un hayatı da yemekleri kadar hafif ve lezzetli. Kendi boyunu aşan iki evladı ve bakanlık koltuğuna kadar çıkan bir eşi var.

Biraz Akdeniz, biraz da anneden
Aile her şeyden önemli. Bu kadar yoğunlukta çocuklarıyla bir arada olmaya özen gösteriyorlar. Birlikte çıkılan tatiller, birlikte yenen yemekler gibi. Ağırlıklı olarak sebze yemekleri var mutfağında. Biraz Akdeniz, biraz anne mutfağı. Dostlarından öğrendikleri. Yaşamı süresince sadece yemek tarifleri değil dostlarını da biriktirmiş.
Dostluğu, arkadaşlığı bambaşka. Hayatın dönemlerini de yemeklerle anlatıyor Aynur. Gençlik buzlu naneli güzel bir limonata. Evlilik ana yemek. İlk aşk bir tatlı. Çocuk menüsünde dilek kurabiyeleri var. Yaşlılık lezzetli bir Ege zeytinyağlısı. Enginar mesela..Hem engin, hem dingin. Müziğin her türünü seviyor. O günkü ruh haline göre seçiyor dinleyeceği müziği.

Kahvaltı vazgeçilmez
TV programı ve seyahati olmadığı günlerde genelde 7.5 gibi kalkıp, kızını okula yolcu ettikten sonra bir saat fuarda yürüyüş yapıyor. Sonra neresi rast gelirse orada güzel bir kahvaltı.
Kahvaltı Aynur’un vazgeçilmezi. Kahvaltıyı hayatından alırsanız mahvolabilir. Sonra mutfak alışverişi ve günün devamı evde “Home Office” şeklinde. Akşam yemeği. Yemek sonrası yine çalışmaya devam.
Başak burcunun özelliklerini taşıyor. Detaycı, mantıklı, düzenli, çalışkan. Ayakkabı takıntısı var. Ayağına olmasa da olur yeter ki onun olsun. Eşinin alışverişini de o yapıyor. Başkan kaç numara ayakkabı giydiğini bile bilmiyormuş. Eşofman favori giysisi.
Sinema, tiyatro fırsat buldukça.. Doğayı seviyor ama denizi değil. Yazları Çeşme’de denize girmeden sezonu bitiriyor.
Fobisi doktor. Özellikle iğneden acaip korkuyor. Tansiyonunu ölçtürürken bile kalbi kütküt atıyor. Eşinin politikada çok başarılı olduğunu düşünüyor ve müze gezmeyi seven biri olarak Hakan Tartan’dan “Mutfak Kültürleri Müzesi” kurmasını da istiyor.

HAKAN?DA?BENİ YEMEKLE?TAVLADI

* Kitaplarından bizler çok şey öğreniyoruz. Sen ne öğrendin?
Birincisi, meğer ben alaylı bir mutfak stilistiymişim de haberim yokmuş. İkincisi, yıllardır severek yaptığım şey, meğer piyasada bir meslekmiş. Bir de tabii, yemeğin, insan karakterini, kişiliğini belirleyen ya da yansıtan bir unsur olduğunu öğrendim.
* Yemek başlı başına bir sanat zaten.
Evet öyle. Benim için yemek, aile, dostluk, kutlama, dertleşme, keyif, paylaşma demek. Yemek, aslında hayatın kendisi. Mesleğe ilk başladığım yıllarda 20’li yaşlardaydım. O zaman da iddialıydım, hedeflerim vardı. İnandığım işleri yaptığımda başarılı olacağımı biliyorum. Her işe girmem. Yaptığım yemekler ne kadar lezzetliyse, büyüttüğüm çocuklar çok keyifli. Eşim de öyle. Herşeye keyif kattığımı biliyorum. Bana ne oldu diye bir şaşkınlığım yok. Attığım her adımı bilerek atıyorum.
* Öyle olunca da başarı geliyor.
Sadece başarı değil, mutluluk da. Sonuçta ben bir aşçı değilim. Yemek yapan herkes kendinin aşçısı bence. Hele ki kadınlar duygularını da katıyor yaptıkları yemeğe... Herşeyin en güzelini kadınlar bilir. Mutfağa girmek için ablalarımdan ve annemden bana fırsat kalmazdı. Çıksalar biraz da ben yemek yapsam derdim. Hakan evlenme teklifini kendi hazırladığı bir balık sofrasında yaptı. O da beni yemekle tavladı. Zaten tüm güzellikler yemek masasında konuşulur. İlk evlendiğimde makarnadan başka bir şey bilmezdim. Herşeyi kitaplardan öğrendim. Sana böreği ile başlayarak iddialı girdim mutfağa.
* Kitapların piyasadaki sayısız yemek kitabından farklı.
Ben evlendikten sonra 20 yıl mutfağımda yemek pişti. Yemek piştiği sürece, yediğim ve yedirdiğim sürece hep birikmiş hayatımda yemekler. Bu günleri düşünerek kenara koyduğum bir şey yok aslında. Her kadının olduğu gibi benim mutfağımda da yemek defterim vardı, kitaplarım vardı. Kendi defterimde orada burada yediğim, beğendiğim tarifleri yazardım. Zamanla onları kendi damak tadıma uydurdum. Bunları toplayayım da birgün kitap olsun diye düşünmedim. Hayatımda yeri olan ve benim için çok değerli olan isimlerle bir akşam yemek yerken bu fikir ortaya çıktı. Diğer yemek kitaplarından farkı içinde sadece tariflerin değil, hayatın da olması. Katkı veren tüm dostlarım sayesinde oldu bu farkındalık.. Ben olsam kitabımı alırdım. Çünkü fonksiyonel, çünkü kolay, çünkü bu kitaplar birçok tarifi mutfağımıza, birçok hikâyeyi de hayatımıza sokuyor...
* “Bak Mutfakta..” serisinde sırada ne var?
Üçüncü kitabı hazırlıyorum. Ünlü bir isimle, hayatını ve mutfağını yazacağım. Ben herşeyden önce gazeteciyim.
* Ben de gazeteciyim diyorum, sen doktorsun diyorlar. Sana da artık gazeteci gözüyle bakmazlarsa şaşırma..
Ben kendi yaptığım işlere bakarım, insanların ne dediğine değil.

KİMDİR

“Bak Mutfakta Kim Var” ve “Bak Mutfakta Hayat Var” kitaplarının yazarı Aynur Tartan, 1961 yılında Tunceli’de doğdu. Lise öğrenimi sonrası Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1983 yılında İzmir Ticaret gazetesinde düzeltmen olarak başladı. Sarı basın kartı sahibi olan Tartan, CNN Türk Televizyonu’nda “Burada Hayat Var” adlı programı hazırlayıp sunmakta ve Hürriyet’te yazılar yazmaktadır. İzmir Gazeteciler Cemiyeti, TEMA, Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı, TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi Tartan, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan’la evli.